Ramazan fırsatçıları boş durmuyor
MİHALGAZİ BELEDİYE BAŞKANI ZEYNEP GÜNEŞ AKGÜN YALNIZ DEĞİLDİR.
ANNECİĞİM
ŞEMSİYENİ AÇ
Galibiyet Yine Yok ama Çok Yakın
Sahada futbol devamında umut vardı
Ramazan Fırsatçıları Yine Sahnede
TEMİZ TOPLUM; ALLAH DUYGUSUYLA MEYDANA GELİR
Deprem Fırsat mı, Tehdit mi?
YENİDÜNYA DÜZENİNE GEÇİŞ SÜRECİNDE TÜRKİYE
BİZ HER GÜN, SEN BİR GÜN
“EPSTEİN DOSYASI” VE İSRAİL İSTİHBARATI
BİREYSELCİLİKTEN MEALCİLİĞE
İrtifa kaybeden muhalefet
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Maveraünnehir’den Anadolu’ya Özbekistan ve Türkiye Kardeşliği
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
Ankara’nın Konya Gibi Bir Modele İhtiyacı Var
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
İslâm'ın gerçek anlamda çok büyük önem verdiği hususlardan iki tanesi de Takvâ ve Tevazu'dur.Takvâ;Allah (c.c.)'tan gereği gibi korkmak, O'nun emirlerini yerine getirmek, yasaklamış olduğu bütün işlerden uzak durmak demektir. Kısacası günahlardan sakınıp, sevaplar kazanmamıza vesile olacak emirleri yapmaktır.
Tevazu; Gösterişten uzak, alçak gönüllü olmak demektir. Tevazu, ihlas'ın benzeri bir özellik arzetmektedir.
Kutsal kitabımız Kuran-ı Kerimde; ” Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli olanınız, O'ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdardır.” (Hucurât Sûresi âyet:13) buyrulmuştur.
Hz. Âdem ve Havva'dan çoğalan insanlar, yeryüzünde çeşitli renk ve dilde küçüklü büyüklü topluluklar oluşturmuşlardır. Küçükten büyüğe, kabileden milletlere varıncaya kadar farklılık gösteren bu oluşumun temel sebebinin kitlelerin birbirini tanıyıp, anlaşmak ve kaynaşmak olduğu anlaşılmaktadır. Yani soy-sopla övünmek yerine, birleşip bütünleşmek öngörülmüştür.
Takvâ; Allah (c.c.)'a karşı sorumluluk bilincine sahip olma, emirlerine uygun hayat yaşama, haramlardan uzak durup ,haramlara yaklaşmayı bile gönülden geçirmemek gibi çok geniş anlamları ihtiva etmektedir. Takvâ; genel anlamı itibariyle, Kuran ve Sünneti anlayıp yaşamak suretiyle sıratı müstakim üzere olabilmek demektir.
Kalbimizi,ruhumuzu, bedenimizi, Allah (c.c.)'a teslim etmekle birlikte hayatımızı, O'nun kanunlarına göre düzenleyerek güzel ahlâk'a ulaşmamız için gayret sarfetmeliyiz. Güzel ahlâk'a, takvâ ile ulaşılabilmektedir. İslami emir ve yasaskların ana gayesi, Müslümanın terbiyesi ve temizliği içindir. Gerçek anlamda kalp temizliğine ancak ve ancak takvâ ile erişilebilir.
Kutsal kitabımız Kuran-ı Kerimde Peygamberimiz Hz. Muhammed(s.a.s.)'e hitaben:”Mü'minlerden sana tabi olanlara kanadını ger(tevazu göster).” (Şuarâ Sûresi âyet:215) buyrulmuştur.
Peygamberimiz Hz. Muhammed(s.a.s) bir hadis-i şeriflerinde:”Çalım satarak elbisesini sürükleyen kimseye Allah(c.c.) kıyamet gününde rahmet nazarıyla bakmaz.” buyurmuştur.(Riyazüs Sâlihîn.C.2, No:618)
İslâm tarihinde çok mana dolu ve anlamlı örnek davranışlardan birini anlatarak konumuzu ayrıntılı olarak açıklamayı uygun görüyorum. Bu tevazu örneği şöyledir:
Sahabelerden Hz. Ebû Zer (r.a.) bir gün sohbet esnasında Hz. Bilâl'e, “Ey siyah kadının oğlu ! Senin bu işe aklın ermez” diyerek Hz. Bilâl (r.a.)'ın çokça üzülmesine sebep olmuştu. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) bunu duyunca, Ebu Zer (r.a.)'ı çağırıp duyduğu haberin mahiyetini sorar. Ebu Zer (r.a.), söylenenlerin doğruluğu karşısında susup boynunu yere eğer. Bunun üzerine Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s) ise:”Demek ki sende hâlâ cahiliyet âdetlerinden var” buyurmuştur. Yaptığına çok pişman olan Ebû Zer,” Keşke yer yarılsaydı da yer'in dibine girseydim” dedikten sonra gidip Hz. Bilâl (r.a.)'ın eşiğine yatar, Bilâl bu yanağı çiğnemedikçe asla buradan kalkmayacağım der. Bunu duyan Hz.Bilâl gelip Hz. Ebû Zer'e hakkını helâl ettiğini söyler, ardından da “Kalk kardeşim bu yüzler çiğnenmeye değil öpülmeye layıktır” der. İki dost tevazu ile kucaklaşıp helâlleşirler.
Müslüman hem tevazu sahibi, mütevazi hem de takvâ ile dopdolu olacaktır. Gerçek anlamda üstünlük ölçüsü olan takvâ'nın Müslüman'ın her hareketine etkisi vardır. Tevazu gibi güzel hasletlerle birlikte ulaşabileceğimiz olgunluk merhaleleri söz konusudur. Takvâ ve tevazu'nun etkileri ile İman güçlendirilir ,ahlâk güzelleştirilir.
Âyet-i Kerimelerde: “(Ey müminler! Ahiret için) azık edinin. Bilin ki azığın en hayırlısı takvâdır. Ey akıl sahipleri! Benden (emirlerime muhalefetten) sakının.” (Bakara Sûresi âyet: 197) “Bilin ki, Allah muttakilerle(kötülükten) sakınanlarla beraberdir.”(Tevbe Sûresi âyet:36) buyrulmuştur.
Allah(c.c.), her birimize gerçek anlamda Tevazu ve Takvâ sahibi olabilmeyi, İslâm'a uygun güzel bir hayat yaşamayı nasip eylesin. Sıhhat ve âfiyetler dilerim.
MİHALGAZİ BELEDİYE BAŞKANI ZEYNEP GÜNEŞ AKGÜN YALNIZ DEĞİLDİR.
MÜ’MİN; KORKU VE ÜMİT ARASINDA YAŞAMALIDIR
ALLAH’IM SENDEN YİNE SANA İLTİCA EDİYOR BERÂTIMI İSTİYORUM
BANKA PROMOSYONU VE PROSMOSYON YERİNE FAİZSİZ KREDİ SEÇENEĞİ CAİZ Mİ?
DOĞRULUK KİŞİYİ İYİLİĞE, İYİLİKTE CENNETE GÖTÜRÜR
MESCİDİ HARAMDAN MESCİDİ AKSAYA, ORADAN DA SİDRETÜL MÜNTEHAYA YAPILAN KUTSAL YOLCULUK
HELÂL RIZIK PEŞİNDE KOŞUP HARAMLARDAN KAÇINMALI
YILBAŞI KUTLANABİLİR Mİ?
ÜÇ AYLARA KAVUŞMANIN MUTLULUĞUNU YAŞIYORUZ
ÖZÜ SÖZÜ BİR GÜVENİLİR ÖRNEK DAVA ADAMI OLMAK GEREKİR