TÜRKLERİN YENİ BİR BAĞIMSIZLIK BİLDİRGESİ OLACAK YENİ ANAYASA YOLUNDA TÜRK DEVLETİ’NİN SON HAMLELERİ
“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
Merkez Bankası Risk Alabilirdi
FREN
Özbekistan’da Rakamlarla Gelişmeler
DÜN SAVAŞTIKLARIMIZDA BUGÜN BARIŞ YAPABİLİRMİYİZ?
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Ali Özek Hatıratında; II. Abdülhamit, M. K. Atatürk, M. A. Ersoy, H. B. Çantay, Ö. N. Bilmen, Y. Nuri Öztürk v.d.
KARA GECE
DARBELERİN GÖLGESİNDEN 15 TEMMUZ DİRİLİŞİNE
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
Fitne ve Fesat çıkarmak Müslüman olan hiçbir ferde yakışmayan özelliklerdendir. Hangi amaç için olursa olsun, ister Mevki, Makam, İsterse Para, Şan, Şöhret v.b. olsun, kesinlikle kabul edilebilir bir tarafı yoktur. İnancımız İslâm’a göre, fitne , İnsanı öldürmekten daha kötü olarak değerlendirilmiştir. Açıkça fitne ve fesattan kaçınmamız gerektiği emredilmiştir. Suriye’de, Mısırda, dünyanın dört bir yanında çıkarılan Fitne sonucu, maalesef yüzlerce, binlerce masun insan katledilmektedir. Aynı sıkıntıları yaşamamak için bizler çok büyük fedakârlıklar yapmak durumundayız.
Ancak zaman zaman dünyevi menfaatler uğruna insanların nasıl fitneyi uyandırıp azdırdığına da üzülerek maalesef şahit oluyoruz. Geçmişte yaşanan hırsların nasıl düşmanlıklara vesile olduklarını çok net biliyoruz. Aynı yanlışlara düşmemek için her bir Müslüman elinden gelen çabayı, gayreti göstermelidir.
Günümüz Müslümanlarının en çok ihtiyaç duydukları konulardan birisi, beklide en önemlisi, birlik ve beraberliktir. Birlik ve beraberlik ruhunu kaybeden toplumlar, her şeylerini kaybetmek zorunda kalırlar. Fertleri birbirine düşmüş milletler, yok olup gitmeye mahkûmdurlar. Tarih bunun en büyük şahididir. Onun içindir ki dinimiz, birlik, beraberlik ve kardeşliğin önemini vurgulanmış, fitne ve tefrikanın çok tehlikeli olduğunu da açıkça belirtilmiştir.
Bu dünya ya gönderilişimizin bir gayesi vardır. İmtihan için gönderildik. Hayatımızın her döneminde, İmanlı olarak yaşayıp, haramlardan, fitneden, fesattan kaçınarak helaller dairesinde, emredilenleri yaparak, ahlaklı, dürüst kişilik sahibi insanlar olmamız, Rabbimizin bizler için emrettiği hususlardır.
Âyet-i Kerimelerde: “Fitne, adam öldürmekten daha kötüdür. Mescid-i Haram'da onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın. Eğer onlar size karşı savaş açarlarsa siz de onları öldürün. İşte kâfirlerin cezası böyledir.”
“Eğer onlar (savaştan) vazgeçerlerse, (şunu iyi bilin ki) Allah gafûr ve rahîmdir.”
“Fitne tamamen yok edilinceye ve din (kulluk) de yalnız Allah için oluncaya kadar onlarla savaşın. Şayet vazgeçerlerse zalimlerden başkasına düşmanlık ve saldırı yoktur.” buyrulmuştur. (Bakara Sûresi âyet:191-193)
Gelip geçici olan dünya menfaatlerine kapılarak, gerçek, kalıcı olan uhrevi menfaatler göz ardı edilmemelidir. Dünyaya gönderilişimizin gayesi kulluktur. İbadetlerimizi Allah (c.c.) Rızası için yapmalıyız. Gelip geçici olan hiçbir dünya menfaati, İnandığımız İslâm’a göre hayat yaşamaktan bizleri uzaklaştırmamalı, aksine dünya nimetleri imkânlar arttıkça, kulluğumuzun daha çok farkına varmalı, şükür ve itaatımız artmalıdır.
Nefsimiz, Şeytan, kısacası Tâğut olan her şeyden uzak durmalı, Tevhide, Hakka, Hakikate, Adalete, Güzel Ahlâk’a sahip çıkarak, fitneden, fesattan, uzak durmalıyız. Hayatımızı, İslâm’ın emirlerine uygun yaşamalı ve yasaklanmış olan haramlardan da uzak durmalıyız. Hayatımızı İslâm’a uygun yaşadığımızda; imtihan için gönderildiğimiz dünya hayatını gereği gibi değerlendirmiş olmamız sonucu, ebedi olan Ahiret yurdunda mükâfatlandırılmaya hak kazanabiliriz.
Müslüman’ım diyen kişi, hangi Gruptan, Cemaatten, Vakıftan v.b. olursa olsun her hangi bir hususta ayrılığa düştüklerinde hakem olarak Kur’an ve Sünnet’e göre çözüm bulmak durumundadır. Şahsi, nefsani yaklaşımlar fitnenin körüklenmesine, artmasına vesile olur.
Nifak tohumları ektiğin yeter,
Bilir misin fitne, katilden beter. Cengiz Numanoğlu
Başıboş bırakılmadığımız her halimizin ve davranışımızın, adeta video kameraya çekildiği, kirâmen katibin meleklerince her anımızın yazıldığı, yaptığımız işlerin amellerin zerre miktarı da olsa karşımıza Ahiret yurdunda çıkarılacağı, kısacası bu dünyaya imtihan için gönderildiğimiz gerçeğini hiçbir zaman unutmamalıyız.
Her birimiz özel çıkarlarımızı, Mevki-Makam hastalığımızı, Para-Pul, Şan-Şöhret tutkunluğumuzu bir kenara bırakarak, etrafımızı saran fitne ateşine karşı Şuurlu hareket etmeliyiz. Birlik ve beraberliğimizi koruyup, Müslümanların sıkıntılarını gidermeye çalışanlardan olmamız duası ile sıhhat ve afiyetler dilerim.
DÜN SAVAŞTIKLARIMIZDA BUGÜN BARIŞ YAPABİLİRMİYİZ?
15 TEMMUZ İHANETİNİ, İŞGAL GİRİŞİMİNİ UNUTMAYACAĞIZ VE UNUTTURMAYACAĞIZ!
İSLÂM İLE İNSAN ARASINDAKİ BÜTÜN ENGELLERİ KALDIRMAK İÇİN ÇALIŞMALIYIZ
GÖZÜMÜZÜN NURU, GÖNLÜMÜZÜN SÜRURU EVLÂTLARIMIZI KUR’AN’LA BULUŞTURALIM
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
HİCRET; MADDİ VE MANEVİ FEDAKÂRLIĞIN ZİRVESİDİR
BİD’AT VE HURÂFELERİN KÖKENİNDE CEHALET VE İHANET YATMAKTADIR
BASINIMIZIN MEDARI İFTİHARI ULU ÇINAR
KURBAN VE SADAKAT
KARAMAN 6. KİTAP GÜNLERİ