Ramazan fırsatçıları boş durmuyor
MİHALGAZİ BELEDİYE BAŞKANI ZEYNEP GÜNEŞ AKGÜN YALNIZ DEĞİLDİR.
ANNECİĞİM
ŞEMSİYENİ AÇ
Galibiyet Yine Yok ama Çok Yakın
Sahada futbol devamında umut vardı
Ramazan Fırsatçıları Yine Sahnede
TEMİZ TOPLUM; ALLAH DUYGUSUYLA MEYDANA GELİR
Deprem Fırsat mı, Tehdit mi?
YENİDÜNYA DÜZENİNE GEÇİŞ SÜRECİNDE TÜRKİYE
BİZ HER GÜN, SEN BİR GÜN
“EPSTEİN DOSYASI” VE İSRAİL İSTİHBARATI
BİREYSELCİLİKTEN MEALCİLİĞE
İrtifa kaybeden muhalefet
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Maveraünnehir’den Anadolu’ya Özbekistan ve Türkiye Kardeşliği
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
Ankara’nın Konya Gibi Bir Modele İhtiyacı Var
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Eşrefi Mahlukat olan İnsan; Yaratılış gayesini anlayıp, sorumluluğunun gereği olarak yaşayışını güzel ahlâk ile taçlandırdığı sürece Meleklerden bile üstün, İmandan, ahlaktan yoksun olduğu sürece de hayvanlar gibi, hatta hayvanlardan bile aşağı düşeceği bildiğimiz gibi İslâm’i gerçeklerdir. İnsan akıl gibi bir nimete sahip, düşünen, konuşan, duyan v.b. özelliklerle tezyin edilmiştir. Tertemiz bir fıtratla dünyaya gelen insan; hilkatin özü ve Kâinatın özeti gibidir.
Allah (c.c.),insanı en güzel ve en özel varlık olarak yaratmış, hiçbir varlıkta bulunmayan, üstün meziyetlerle donatmış, bütün nimetleri emrine vermiştir.
Âyet-i Kerîmelerde:“Biz insanı en güzel biçimde yarattık.” (Tîn Sûresi âyet:4)
Allah Teâlâ insanı ruh ve beden kabiliyetleri bakımından canlıların en mükemmeli kılmıştır. Sûrede «en güzel biçimde yarattık» ifadesi bu hususu belirtmektedir. İnsan serbest iradesi ile ya bu kabiliyetlerini güzel kullanarak «kâmil insan» olacak, yahut da aksi yönü tutarak şuurlu varlıkların ve canlıların en aşağı mertebesinde yer alacaktır.
“Biz, hakikaten insanoğlunu şan ve şeref sahibi kıldık. Onları, (çeşitli nakil vasıtaları ile) karada ve denizde taşıdık; kendilerine güzel güzel rızıklar verdik; yine onları, yarattıklarımızın birçoğundan cidden üstün kıldık.” (İsra Sûresi âyet:70) buyurulmuştur.
Anlaşıldığı gibi bu âyette Allah Teâlâ, insanoğluna lütuf ve ikramının bir özetini vermekte ve onun âlemdeki özel yerine işaret etmektedir. Müfessirlere göre insanın şanı, şerefi, diğer varlıklardan üstünlüğü; Allah’ın ona verdiği beden güzelliği, el, göz, kulak gibi organlarını daha becerikli bir şekilde kullanması, konuşabilmesi, gülüp ağlayabilmesi, okuyup yazması, başka birtakım varlıkları kendi hizmetinde kullanması, âletler icad etmesi, olaylar arasındaki sebep-sonuç alâkasını görmesi, bu sayede geleceğe yönelik programlar, hazırlıklar yapması, iyi-kötü, doğru-yanlış, güzel-çirkin kavramlarına sahip olması; kısaca, maddi ve bedenî, ahlâkî ve ruhî meziyetleri haiz olmasıdır.
Allah (c.c.), insanı ne boşuna yaratmış, nede başıboş bırakmıştır. İslâm’a göre İnsan; ilim ve inancıyla, ahlâk ve irfanıyla, deruni anlayış ve arınmış ruhuyla varlıkların en üstünüdür. Beden ve Ruhtan meydana gelen insanın yaratılışı, en büyük mucizedir. İnsanın bedeni adeta âlemin bir özeti gibidir. Allah (c.c.),insanı kâinatın efendisi ve kendisinin de yer yüzün de halifesi kılmıştır. İnsanı, kendisine verilen emaneti güzel taşıyıp, sorumluluğunun bilincinde olduğu sürece değerinin gereğini yerine getirmiş olur. İnsanlar, İslâm, ilim, ve kutsal sayılan değerlerine sahip çıktığı sürece yükselecek, bahsettiğim güzelliklerden uzaklaştıkça da zihni kirlilik, ahlâki tahribat ve zararlı düşünceler artacaktır.
Allah (c.c.); İnsana gücünün üzerinde hiçbir sorumluluk yüklememiştir. İnsan, emri ve yasaklarla sorumlu tutulmuş, bu dünyaya imtihan için gönderilmiştir. İnsana yüklenen bu sorumluluk, bir yük değil, aksine , dünya ve ahiret yurdunda rahat etmesini sağlayan temel esaslardır.
İslâmi yönden insanın sorumluluğu; aklın yerinde olması ve büluğ dediğimiz zihni, hissi gelişmelerin ortaya çıktığı biyolojik ergenlik çağı ile başlar. Allah (c.c.)’ın insana yüklediği sorumlulukların hepsi yaratılış kanununa uygundur. İnsanın bilgi, beceri, yetenek ve yetkisi arttıkça sorumluluğu da artmaktadır. Sorumluluğu artanlar, gereğini tam olarak yaptıkları zaman, mükâfatlarının da artmasına sebep olmaktadırlar.
Sorumluluk şuuru, insanın hayatını anlamlı kılan en temel özelliktir. Allah (c.c.), insanın sorumluluğu ile gücü arasındaki uygunluğu gözetir. Ayrıca insana seçtiği yolun sorumluluğunu yükler. İmtihanda olduğumuz geçici dünya hayatında sorumluluğumuzun farkında olanlardan olmamız duası ile sıhhat ve afiyetler dilerim.
MİHALGAZİ BELEDİYE BAŞKANI ZEYNEP GÜNEŞ AKGÜN YALNIZ DEĞİLDİR.
MÜ’MİN; KORKU VE ÜMİT ARASINDA YAŞAMALIDIR
ALLAH’IM SENDEN YİNE SANA İLTİCA EDİYOR BERÂTIMI İSTİYORUM
BANKA PROMOSYONU VE PROSMOSYON YERİNE FAİZSİZ KREDİ SEÇENEĞİ CAİZ Mİ?
DOĞRULUK KİŞİYİ İYİLİĞE, İYİLİKTE CENNETE GÖTÜRÜR
MESCİDİ HARAMDAN MESCİDİ AKSAYA, ORADAN DA SİDRETÜL MÜNTEHAYA YAPILAN KUTSAL YOLCULUK
HELÂL RIZIK PEŞİNDE KOŞUP HARAMLARDAN KAÇINMALI
YILBAŞI KUTLANABİLİR Mİ?
ÜÇ AYLARA KAVUŞMANIN MUTLULUĞUNU YAŞIYORUZ
ÖZÜ SÖZÜ BİR GÜVENİLİR ÖRNEK DAVA ADAMI OLMAK GEREKİR