TÜRKLERİN YENİ BİR BAĞIMSIZLIK BİLDİRGESİ OLACAK YENİ ANAYASA YOLUNDA TÜRK DEVLETİ’NİN SON HAMLELERİ
“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
Merkez Bankası Risk Alabilirdi
FREN
Özbekistan’da Rakamlarla Gelişmeler
DÜN SAVAŞTIKLARIMIZDA BUGÜN BARIŞ YAPABİLİRMİYİZ?
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Ali Özek Hatıratında; II. Abdülhamit, M. K. Atatürk, M. A. Ersoy, H. B. Çantay, Ö. N. Bilmen, Y. Nuri Öztürk v.d.
KARA GECE
DARBELERİN GÖLGESİNDEN 15 TEMMUZ DİRİLİŞİNE
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
Eşrefi Mahlukat olan İnsan; Yaratılış gayesini anlayıp, sorumluluğunun gereği olarak yaşayışını güzel ahlâk ile taçlandırdığı sürece Meleklerden bile üstün, İmandan, ahlaktan yoksun olduğu sürece de hayvanlar gibi, hatta hayvanlardan bile aşağı düşeceği bildiğimiz gibi İslâm’i gerçeklerdir. İnsan akıl gibi bir nimete sahip, düşünen, konuşan, duyan v.b. özelliklerle tezyin edilmiştir. Tertemiz bir fıtratla dünyaya gelen insan; hilkatin özü ve Kâinatın özeti gibidir.
Allah (c.c.),insanı en güzel ve en özel varlık olarak yaratmış, hiçbir varlıkta bulunmayan, üstün meziyetlerle donatmış, bütün nimetleri emrine vermiştir.
Âyet-i Kerîmelerde:“Biz insanı en güzel biçimde yarattık.” (Tîn Sûresi âyet:4)
Allah Teâlâ insanı ruh ve beden kabiliyetleri bakımından canlıların en mükemmeli kılmıştır. Sûrede «en güzel biçimde yarattık» ifadesi bu hususu belirtmektedir. İnsan serbest iradesi ile ya bu kabiliyetlerini güzel kullanarak «kâmil insan» olacak, yahut da aksi yönü tutarak şuurlu varlıkların ve canlıların en aşağı mertebesinde yer alacaktır.
“Biz, hakikaten insanoğlunu şan ve şeref sahibi kıldık. Onları, (çeşitli nakil vasıtaları ile) karada ve denizde taşıdık; kendilerine güzel güzel rızıklar verdik; yine onları, yarattıklarımızın birçoğundan cidden üstün kıldık.” (İsra Sûresi âyet:70) buyurulmuştur.
Anlaşıldığı gibi bu âyette Allah Teâlâ, insanoğluna lütuf ve ikramının bir özetini vermekte ve onun âlemdeki özel yerine işaret etmektedir. Müfessirlere göre insanın şanı, şerefi, diğer varlıklardan üstünlüğü; Allah’ın ona verdiği beden güzelliği, el, göz, kulak gibi organlarını daha becerikli bir şekilde kullanması, konuşabilmesi, gülüp ağlayabilmesi, okuyup yazması, başka birtakım varlıkları kendi hizmetinde kullanması, âletler icad etmesi, olaylar arasındaki sebep-sonuç alâkasını görmesi, bu sayede geleceğe yönelik programlar, hazırlıklar yapması, iyi-kötü, doğru-yanlış, güzel-çirkin kavramlarına sahip olması; kısaca, maddi ve bedenî, ahlâkî ve ruhî meziyetleri haiz olmasıdır.
Allah (c.c.), insanı ne boşuna yaratmış, nede başıboş bırakmıştır. İslâm’a göre İnsan; ilim ve inancıyla, ahlâk ve irfanıyla, deruni anlayış ve arınmış ruhuyla varlıkların en üstünüdür. Beden ve Ruhtan meydana gelen insanın yaratılışı, en büyük mucizedir. İnsanın bedeni adeta âlemin bir özeti gibidir. Allah (c.c.),insanı kâinatın efendisi ve kendisinin de yer yüzün de halifesi kılmıştır. İnsanı, kendisine verilen emaneti güzel taşıyıp, sorumluluğunun bilincinde olduğu sürece değerinin gereğini yerine getirmiş olur. İnsanlar, İslâm, ilim, ve kutsal sayılan değerlerine sahip çıktığı sürece yükselecek, bahsettiğim güzelliklerden uzaklaştıkça da zihni kirlilik, ahlâki tahribat ve zararlı düşünceler artacaktır.
Allah (c.c.); İnsana gücünün üzerinde hiçbir sorumluluk yüklememiştir. İnsan, emri ve yasaklarla sorumlu tutulmuş, bu dünyaya imtihan için gönderilmiştir. İnsana yüklenen bu sorumluluk, bir yük değil, aksine , dünya ve ahiret yurdunda rahat etmesini sağlayan temel esaslardır.
İslâmi yönden insanın sorumluluğu; aklın yerinde olması ve büluğ dediğimiz zihni, hissi gelişmelerin ortaya çıktığı biyolojik ergenlik çağı ile başlar. Allah (c.c.)’ın insana yüklediği sorumlulukların hepsi yaratılış kanununa uygundur. İnsanın bilgi, beceri, yetenek ve yetkisi arttıkça sorumluluğu da artmaktadır. Sorumluluğu artanlar, gereğini tam olarak yaptıkları zaman, mükâfatlarının da artmasına sebep olmaktadırlar.
Sorumluluk şuuru, insanın hayatını anlamlı kılan en temel özelliktir. Allah (c.c.), insanın sorumluluğu ile gücü arasındaki uygunluğu gözetir. Ayrıca insana seçtiği yolun sorumluluğunu yükler. İmtihanda olduğumuz geçici dünya hayatında sorumluluğumuzun farkında olanlardan olmamız duası ile sıhhat ve afiyetler dilerim.
DÜN SAVAŞTIKLARIMIZDA BUGÜN BARIŞ YAPABİLİRMİYİZ?
15 TEMMUZ İHANETİNİ, İŞGAL GİRİŞİMİNİ UNUTMAYACAĞIZ VE UNUTTURMAYACAĞIZ!
İSLÂM İLE İNSAN ARASINDAKİ BÜTÜN ENGELLERİ KALDIRMAK İÇİN ÇALIŞMALIYIZ
GÖZÜMÜZÜN NURU, GÖNLÜMÜZÜN SÜRURU EVLÂTLARIMIZI KUR’AN’LA BULUŞTURALIM
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
HİCRET; MADDİ VE MANEVİ FEDAKÂRLIĞIN ZİRVESİDİR
BİD’AT VE HURÂFELERİN KÖKENİNDE CEHALET VE İHANET YATMAKTADIR
BASINIMIZIN MEDARI İFTİHARI ULU ÇINAR
KURBAN VE SADAKAT
KARAMAN 6. KİTAP GÜNLERİ