Her biri altın değerinde 6 puan
Petrodoların Kanlı Tasfiyesi
RAMAZAN’DAN BAYRAMA BİR AYLIK TERBİYE BİR ÖMÜRLÜK DİRİLİŞ
ÇANAKKALE’Yİ HATIRLAMAK
AK Parti Neden İvme Yakalayamadı?
Dezenflasyon programından taviz yok
ŞEKER DEĞİL, ŞÜKÜR BAYRAMI
RAMAZANDAN İSTİFADE EDEBİLMEK
Alaeddin’den Mevlânâ’ya Ramazan Yürüyüşü
ÜNLÜ EDELİM
KONYA’DAN NEVÂÎ VİLAYETİNE TİCARİ YATIRIM FIRSATLARI VE KARDEŞLİK KÖPRÜSÜ
Kalem, insanın dünyada bıraktığı en uzun ve kalıcı ayak izidir
Gündem Değil, Vicdan Örtülüyor
Epic Fury: Ortadoğu’da Jeopolitik Bir İntiharın Anatomisi
İran Çetin Ceviz Çıktı
Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
SENİN DÜNÜR
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Dünya hayatına imtihan için gönderilmiş bulunuyoruz. Dünya hayatında, ebedi hayattaki kurtuluşumuzu sağlayabileceğimiz gibi Allah (c.c.) muhafaza eylesin kaybedenlerden de olabiliriz. Müslümanlar olarak öncelikle kendimizin, ailemizin, yakınlarımızın, bütün insanlığın İslama uygun yaşaması ve kurtuluşa ermeleri için çalışmalıyız. Başkalarının kusurları, davranışları üzerinden helak olduklarını bildirmemiz kendimize zarar verir. İyi örnekliğimizi göstererek insanlara faydalı olmaya gayret etmeli, kötü çirkin ve zararlı davranışlardan uzak durmalıyız.
Ebu Hureyre (r.a.) rivayet ettiği bir hadisi şerifte Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s) şöyle buyurmuştur:
"Bir kimsenin 'İnsanlar helak oldu!' dediğini duyarsanız, bilin ki o, kendisi, herkesten çok helak olandır.” [Müslim, Birr 139, (2623); Muvatta, Kelam 2, (2, 989); Ebu Davud; Edeb 85, (4983)]
İnsanlar artık helak olmuşlardır.' diyen kimse, insanların Allah'ın rahmetine karşı olan ümitlerini kırdığı ve onları ümitsizliğe düşürüp ibâdete karşı olan ilgilerini kestiği için, onları cehenneme sürüklemiş ve helak etmiş anlamına geleceğinden çok tehlikelidir.
İnsanların helak oldukları hükmüne varmak için onların kusurlarını ve ayıplarını teker teker araştırmak neticesinde olacağından böyle bir durum İslam'ın onaylamadığı bir davranış şeklidir. Gerçekte, insanlar, kusurlarından ve ayıplarından dolayı kendilerini cehennemlik olmaya ve dolayısıyla manen helak olmaya layık görseler bile, onların bu durumları, insanların ayıplarını araştırarak, cehennemlik olduklarını söylemek kadar tehlikeli değildir. Esasında insanların kusurlarını araştırıp cehennemlik olduklarını söyleyen kimse, önce kulların kusurlarını araştırmakla, sonra da Allah (c.c.)'ın onlara nasıl muamele yapacağını bilmediği halde, Allah(c.c.) adına kesin bir hüküm vermekle kendini çok büyük bir tehlikeye atmış demektir. Kişi böyle bir hüküm verirken de kusurlarını araştırdıklarını küçük görüp kendini beğenmekle bir nevi kendi helakini hazırlamaktadır.
Kişi kendi karanlık ve ümitsiz dünyasında, kendi düşünce ve arzularına göre insanları helake mahkûm etmesi kesinlikle yanlıştır. Çünkü Allah (c.c.) kulları için helake mahkûm ettiğini açıklamadığından dolayı hakikatte kardeşini mahkûm eden kişinin verdiği hükmün tam terside olabileceğinden bu olumsuzluklardan sakınmak gerekir. Ancak şunu da net belirtmeliyim: Allah(c.c.)'ın, vasıflarını açıkladığı ve helak olacaklarını bildirdiği insanları, somutlaştırmadan, şahıs ismi belirtmeden, mücerret vasıflarıyla açıklayıp insanları bilgilendirip uyarmak gerekir. Esasında; şahısları belirtmeden kötü davranışları açıklamak Allah (c.c.)'ın kullarına yüklediği bir görevdir.
Kur'an- Kerîm ve Hadisi Şeriflerde Korku ve Ümit arasında bulunmaya teşvik eden hükümler vardır. Âyet-i Kerîmelerde: "…Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü inkâr edenlerden başkası Allah'ın rahmetinden ümit kesmez!” (Yusuf Sûresi âyet:87) "De ki (Allah şöyle buyuruyor): "Ey kendi aleyhlerine olarak günahta haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah (dilerse) bütün günahları bağışlar; doğrusu O çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.” (Zümer Sûresi âyet:53) "Korku ve ümit içinde Rablerine ibadet ve dua etmek üzere vücutları yatak görmez, kendilerine verdiğimiz rızıktan da Allah için harcarlar.” buyurulmuştur.
Allah (c.c.)'ın azâbından emin olduğunu iddia edenler, hüsrana uğrayan kimselerdir. Allah (c.c.) ‘ın rahmetinden ümit kesenlerde kâfirlerdir. Günah, hata ne kadar büyük olursa olsun Rahmeti gazabını geçmiş olan Allah(c.c.)'ın ümit kesmek doğru değildir. Mü'minler; Allah (c.c.)'ın rahmetine karşı sonsuz bir ümit içinde bulunmalıdırlar. Allah(c.c.)'ın rahmetine karşı gösterilecek bir ümitsizlik, insanı İmandan edecek çok büyük bir tehlikedir.
Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ölmek üzere olan bir gencin yanına girmişti. Hemen sordu: "Kendini nasıl buluyorsun?” "Ey Allah'ın Resûlü, Allah'tan ümidim var, ancak günahlarımdan korkuyorum” diye cevap verdi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) da şu açıklamayı yaptı: "Bu durumda olan bir kulun kalbinde (ümit ve korku) birleşti mi Allah o kulun ümit ettiği şeyi mutlak verir ve korktuğu şeyden de onu emin kılar.” (Tirmizî, Sünen, Cenaiz, 8, III, 311; İbn Mace, Sünen, Zühd, 37, II, 1429)
Korku ve Ümit bir gönülde yer tutmuşsa, o kimsenin imanı sağlam demektir. Dünya imtihanımızı kazanarak Âhirette kurtuluşa erebilmek içinde imanımızın gereği olarak ibadetlerimizi yapıp, yasaklardan kaçınıp güzel ahlâk sahibi olmalıyız. Mü'min, her hususuta, kendine düşen görevi yapıp, neticeyi Allah(c.c.)'tan beklemelidir.
Rabbimiz, her birimize gerçek anlamda İman etmeyi, imanımızın gereği Salih amelleri işlemeyi, namazı dosdoğru kılmayı, ibadetleri yapmayı, haramlardan sakınmayı, maddi, manevi yönden çalışıp gerekenleri yapmayı Korku ve Ümit arasında İslâm'a uygun bir hayatı yaşamayı lütfeylesin. Sıhhat ve âfiyetler dilerim.
ŞEKER DEĞİL, ŞÜKÜR BAYRAMI
ZENGİN FAKİR KAYNAŞMASINI YARDIMLAŞARAK SAĞLAYALIM
SAVUNMA SANAYİMİZDEKİ BAŞARI, DOSTA GÜVEN, DÜŞMANA KORKU VERMEKTEDİR.
KUR’AN’A GÖRE AMEL EDENLER YÜKSELİR, ETMEYENLER DE ALÇALIR
POSTMODERN 28 ŞUBAT DARBESİNİ UNUTMAYACAĞIZ VE UNUTTURMAYACAĞIZ!
RAHMET, MAĞFİRET VE CEHENNEMDEN AZAD AY’I RAMAZAN-I ŞERİF HOŞ GELDİN
MİHALGAZİ BELEDİYE BAŞKANI ZEYNEP GÜNEŞ AKGÜN YALNIZ DEĞİLDİR.
ALLAH’IM SENDEN YİNE SANA İLTİCA EDİYOR BERÂTIMI İSTİYORUM
BANKA PROMOSYONU VE PROSMOSYON YERİNE FAİZSİZ KREDİ SEÇENEĞİ CAİZ Mİ?
DOĞRULUK KİŞİYİ İYİLİĞE, İYİLİKTE CENNETE GÖTÜRÜR