AK Parti’nin Rantçı Şımarıkları
BEN İNSANIM
İSLÂMİ NATO’NUN AYAK SESLERİ
Türk Lirasıyla Yapılan Dış Ticarette Rekor Artış
ŞAKA MI, SAYGISIZLIK MI ???
Beşten Dördü Gitti, Biri Kaldı!
Mekke Anlaşması
ÇİN TİYATROSU VE BİZİM FİGÜRAN GAZETECİLER
ATA YURDU AYMANAS
OSMANLIDA BİR RAMAZAN NASIL GEÇERDİ?-2-
TÜRKİYE’NİN AFRO-AVRASYA’NIN BÜTÜN ENERJİ VE TEDARİK KORİDORLARINDA VE HATLARINDA YÜKSELEN GÜÇ ETKİSİNİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI MİMARİSİ DAHA DA DERİNLEŞİYOR.
Bir Kelimenin Peşinde Yirmi Yıl, Bir Medeniyetin Peşinde Asırlar
GENÇLİĞİMİZİ ve GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN EN BÜYÜK TEHDİT UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI BELASI
24 Temmuz Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in Doğum Günü ve Türkistan Cedit Hareketinin Öncülerinden MahmudHoca Behbudi’nin 150. Doğum Yıl Dönümü Etkinliği
TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE OKUL MEZUNİYET PARTİLERİ
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
Bu günlerde; üç ayların sonuncusu, kendisinde Kur'an-ı Kerim'in indirildiği, bin aydan daha hayırlı olan, Kadir Gecesinin bulunduğu, Oruç Ay'ı olan Mübarek Ramazan-ı Şerife kavuşma heyecanını yaşıyoruz. Kısmet olursa 11 Nisan akşamı ilk Teravih namazımızı kılıp gecesinde de Sahura kalkarak 12 Nisan Salı gününden itibaren de Ramazan Orucumuzu tutmaya başlayacağız. Böylece on bir ayın sultanına hoş geldin diyerek bu güzel ay'ı değerlendireceğiz.
Ramazan: Yanmak manasına olup bu ay'a bu ismin verilmesine sebep Ramazanda Allah-u Teala'nın kullarının içlerinin açlık ve susuzluktan yanması, bunun karşılığı olarak günahlarının yanması ve gönüllerinin kötü işlerden temizlenmesi manası murat olunur. Oruç, namaz gibi bedeni ibadetlerden başka sadaka ve hususiyle fitre gibi mali ibadetlerin de bu ayda yoğun olarak yapılması sebebiyle içtimai yardım ayı demek de gerçekten anlamlı olur. Zekat vermesi gereken Müslümanlar, sahip olduğu mallarının üzerinden bir kameri yıl geçtikten sonra, İslâm'ın beş ana temelinden olan bu ibadetin gereğini yerine getirir. Zekât ibadetinin süresi dolmadan önce verilmesi faziletli iken,tehir edilmesi, Müslüman'ın günaha girmesine vesile olur. Zekatlarımızı geciktirmeden vermemiz gerekir.
Allah (c.c.) âyet-i kerimesinde: "Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz. Sayılı günlerde olmak üzere (oruç size farz kılındı). Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa (tutamadığı günler kadar) diğer günlerde kaza eder. (İhtiyarlık veya şifa umudu kalmamış hastalık gibi devamlı mazereti olup da) oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakiri doyuracak fidye gerekir. Bununla beraber kim gönüllü olarak hayır yaparsa, bu kendisi için daha iyidir.Eğer bilirseniz (güçlüğüne rağmen) oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır. Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir.”buyrulmuştur. (Bakara Suresi Ayet :183,184,185)
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s..) Efendimiz Hadisi Şeriflerinde:"Ramazan'ın evveli Rahmet, Ortası mağfiret, sonu da cehennemden azâd olmaktır." buyurmuştur.
Biz Mü'minler ramazan ayının önemini idrak ederek, Cenab-ı Hakkın Rahmet ve mağfiretine nail olup, cehennemden azâd olmaya çalışmalıyız. Geçen Ramazan'dan bu Ramazana kadar ki zaman dilimi içinde Allah-u Teala'nın Rızasına uygun acaba ne yaptık? Ne gibi kıymetli emirleri yapmayıp bıraktık? Yahut hangi haramları işledik? Her geçen gün, hayat defterimizden bir yaprak eksilmektedir. Dünya ticaretinde her tüccar sene sonunda o senenin gelir ve giderini, kârını ve zararını gösteren bir bilanço tanzim eder. Kazandıysa kârı artırmak, zarar ettiyse bunun sebeplerini gidermenin yollarını araştırır. Buna göre yeni sene için bir program hazırlar. Haklı olarak gerekli önlemleri alan bir tüccar gibi, bizlerde Manevi kirlerden arınmak için gerekli önlemleri almalıyız. Allah (c.c.) ve Peygamberimiz Hz. Muhammed(s.a.s.)'in emrettiklerini yapıp, yasaklarından kaçınarak Manevi bilançomuzu kârlı hale getirmeliyiz.
Âhiret ticaretimizin muvazenesi için Ramazan-ı Şerif çok iyi bir fırsattır.Kulluk görevimizi her zaman yapmakla yükümlüyüz. Ancak rahmet, mağfiret ve cehennemden kurtulma ay'ı Ramazanda ibadetlerimizi artırmalıyız. Kusurlarımızdan dolayı tövbe etmeliyiz. Bu mübarek ramazan-ı şerifi ganimet bilerek gaflet uykusundan uyanmalıyız. Bir senenin günahları ile kirlenmiş kalplerimizi temizlemek için çokça istiğfar ederek, Nasuh tövbe ile Rabbimizin Rahmetine nail olmak için çalışmalıyız.
İftar sofrasının başında geçireceğimiz dakikalardaki mağfiret dileklerimiz, duâlarımız muhakkak kabul olur. Sahur sofrası da böyledir. Böylelikle arınmış kalplerle yapacağımız ibadetler de Rabbimizin katında makbul olur. Şu fani dünyanın mahkemelerinde muhakeme olunurken insanlar nasıl heyecanlanıp ter dökerler. Bunları çok iyi muhakeme edip düşünmeliyiz ki Mahkeme-i Kübra da hesaba çekildiğimiz de sıkıntı duymamamız için imtihanda olduğumuz bu dünya hayatımızı iyi, güzel yaşayalım ve kurtuluşa erebilelim.
Dünyada ki imtihan ve teftişlerde her birimiz ter dökmekte, heyecanlanmaktayız. Mahkeme-i Kübra da Allah (c.c.)'ın huzurunda muhakeme olmak, hesap vermek ne kadar güçtür değil mi? İşte bu dehşetli günü dünyada çok düşünerek ona göre davranmamız gerekir.Mahkeme-i Kübra'nın çok zorlu hesap ve cezalarından kurtulmak, dünyadaki kulluk imtihanını kazanmakla olur. Allah (c.c.) Kemal sıfatlarla muttasıf, noksan sıfatlardan münezzehtir. Yaptığımız ve yapacağımız ibadetlere bizim ihtiyacımız vardır. O'nun içindir ki manevi feyiz ve bereketi çok olan bu Ramazan-ı Şerifi kurtuluşumuza vesile olacak şekilde değerlendirmeliyiz.
Allah (c.c.)'ın yapacağımız ibadetlere kesinlikle ihtiyacı yoktur. Rahmeti çok olan Rabbimiz yapacağımız ibadetleri bahane ederek biz kullarını bağışlamak ve rahmetine gark etmek istiyor. Bunun için Namaz, Oruç,Zekât, Hac gibi emirler vermiştir. Oruç, Allah (c.c.) ile kul arasında gizli kalan bir ibadet olduğundan çok kıymetlidir. Onun içindir ki Oruç' un ecrinin kat kat fazlası ile verileceği müjdelenmiştir. Ramazan ay'ı gelince içinde bir sevinç duymayan kimse ruhen hastadır. Biz Mü'minler, Ramazandan gereği gibi faydalanıp, Manevi hazzımızı artırmalıyız. Bu dini neşeden, uzak kalan gönüllere Allah (c.c.)'tan hidayet dilerim.
Mübarek Ramazan-ı Şerife kavuşarak gereği gibi değerlendiren Mü'minlerden olmayı Rabbimiz, her birimize nasip eylesin. Allah (c.c.); Mübarek Ramazan-ı Şerifi, İslam Aleminin birlik ve beraberliğine, uyanışına,bağışlanıp, kurtuluşumuza vesile kılsın. Sıhhat ve âfiyetler dilerim.
İSLÂMİ NATO’NUN AYAK SESLERİ
GAZZE, MEKKENİN FETHİ ÖNCESİ DÖNEMİ YAŞIYOR
HELÂL DAİRESİNDE YAŞAMAK KURTULUŞA, HARAMLAR İSE FELAKETE SÜRÜKLER
DÜN SAVAŞTIKLARIMIZDA BUGÜN BARIŞ YAPABİLİRMİYİZ?
15 TEMMUZ İHANETİNİ, İŞGAL GİRİŞİMİNİ UNUTMAYACAĞIZ VE UNUTTURMAYACAĞIZ!
İSLÂM İLE İNSAN ARASINDAKİ BÜTÜN ENGELLERİ KALDIRMAK İÇİN ÇALIŞMALIYIZ
GÖZÜMÜZÜN NURU, GÖNLÜMÜZÜN SÜRURU EVLÂTLARIMIZI KUR’AN’LA BULUŞTURALIM
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
HİCRET; MADDİ VE MANEVİ FEDAKÂRLIĞIN ZİRVESİDİR
BİD’AT VE HURÂFELERİN KÖKENİNDE CEHALET VE İHANET YATMAKTADIR