İrtifa kaybeden muhalefet
MÜ’MİN; KORKU VE ÜMİT ARASINDA YAŞAMALIDIR
BAYRAK NEDİR?
Faiz indirimlerinin olumlu etkileri piyasalarda neden hissedilmiyor?
Perde önünde ABD-İran savaşı, perde gerisinde Türkiye-İsrail savaşı
BERAT ETMEK İÇİN ÇABAMIZ VAR MI?
Yürüyün, Durmayın! Durursanız Sırat’tan Düşersiniz.
Ey Galibiyet! Bizim Kapıyı da Çal
Artık Çağdaş Atan’ı değiştirmeye gerek yok
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
DİNİN BİREYSEL YORUMA TERK EDİLMESİ, HAKİKATTEN HEVÂYA DÜŞÜŞ
O YOK
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Maveraünnehir’den Anadolu’ya Özbekistan ve Türkiye Kardeşliği
KANADA BAŞBAKANI CARNEY’İN FERYADI
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
YIKIM
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
Ankara’nın Konya Gibi Bir Modele İhtiyacı Var
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Samsunspor ders verdi, Konyaspor izledi…
Günümüz insanların en çok ihtiyaç duyduğu konuların başında özü sözü bir güvenilir örnek dava adamlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Özüyle sözüyle bütün işlerinde güvenilir Örnek Mü'minlerin yaşayışları toplumsal dönüşümün en önemli ayağını oluşturur diye düşünüyorum.
Söylediği şeyi yapan, yapamayacağı şeyi söylemeyen, yani özü-sözü, içi-dışı, fikri-fiili bir ve aynı olabilmek gerekir. İmanının gereğini yapanlar güzel örneklikleri ile rehberlik ederler. İslam'ı yaşamadığı halde anlatan, konuşanların verdiği zararlar daha büyüktür. Hiç konuşmasa bile yaşayışı düzgün olanların hali insanları etkiler tesir eder. Mü'min öncelikle İslam'ı kendisi yaşamalı, yaşadığını aktarmalıdır. Bu özelliklere ve güzelliklere sahip olanlar faydalı ve etkili olurlar.
İnsanlar, hiçbir zaman kendi kurtuluşlarını, başkalarının felaketlerinde veya kendi yükselişlerini başkalarının alçalmasında aramamalı, yükselişini, kurtuluşunu ve mutluluğunu inandığı değerlerine sahip çıkarak, ibadetlerini yaparak, sonucunda güzel ahlâk'a erişerek elde edebilmektedir. İlk insanla birlikte bu süreç başlamış, insanlığın varoluşundan itibaren İslâmdan önceki İlâhi dinlerin tamamı da tahrif edilmeden orijinal emir ve yasaklarında insanlara güzel ahlâk sahibi olmayı emretmişlerdir. En son olarak mükemmel gönderilen dinimiz İslâm ise güzel ahlâk sahibi olmayı emretmiş ve en büyük erdem saymıştır.
İman eden ve imanın gereği ibadetlerini yapan Müslüman, güzel ahlaka ulaşmış olur. İman eden kişi hem güven altına girmiş olur, hem de başkalarına güven verir, vermelidir de… Bunun içindir ki Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) Hadis-i Şeriflerinde: "Müslüman, elinden ve dilinden başkalarının emin olduğu kimsedir” (Buhârî, İman, 4) "Amellerin en faziletlisi Allah için sevmek ve Allah için nefret etmektir.” (Ebu Davud, Sünnet, 2-4599) buyurmuştur. Kısacası; Allah için sevmeli, Allah için buğzetmeli…
Dinimiz İslam, güzel ahlâka çok büyük önem vermiştir. İman ve ibadetlerimizin ahlak ile sıkı bir ilişkisi vardır. İmanın ve ibadetlerin esas hedefi insanı ahlâklı kılmak, faziletlerle bezemektir. İslam ahlâkı, cihanşümul olan kapsamlı bir özelliğe sahiptir. İnsanların yaşayışlarında lazım olacak olan bütün kurallar İslam tarafından bildirilmiştir. Güzel ahlâk deyince şüphesiz aklımıza Allah (c.c.)'ın ve Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)'in emirlerinin yapılıp ve yasaklarından kaçınılması sonucu erişilen mertebeye İslâm ahlâkı diyebiliriz. İslâm ahlâkı; İslâm'ın özü, esası ve bizzat kendisidir. İslâm ahlâkının asıl kaynağı da Kur'an-ı Kerîm ve O'nun ışığında oluşan sünnettir. Hadis-i Şerifte: "Mü'minlerin İmanı en kuvvetli olanları, huyu (ahlâkı) en güzel olanlardır.” ( Müsned-i Ahmet Bin Hanbel c.2,250) buyrulmuştur. Kuran-ı Kerim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)'i bize en büyük örnek göstermekte, "Andolsun ki, Resûlullah, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.” (Ahzap Sûresi âyet:21) buyrulmaktadır.
İslâm'ın ahlâka verdiği önemi, Kuran-ı Kerim'de ve Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)'in örnek hayatında açıkça görürüz. Âyet-i Kerimede: "Gerçekten sen yüce bir ahlâk üzeresin.” (Kalem Sûresi âyet:4) buyrulmuştur. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s) Efendimiz; "Ben ancak güzel Ahlâkı ( üstün ahlâk değerlerini) tamamlamak üzere gönderildim” (Muvatta, Hüsnül Hulk, 8) buyurmuştur.
İslam, İmana dayanan, ibadetlerle güçlendirilen sonucunda güzel ahlâk'a ulaşılan hükümleri bildirmiştir. İslam, Ahlâki davranışa; günah-sevap, haram-helal kavramlarını katmaktadır. Yalan söyleyen kişi Ahlâksızlık yapmanın yanında, Allah (c.c.)'a karşı gelmiş, günah da işlemiş olur. Bu şekilde herhangi bir yanlışa düşmemek için haramlardan kaçınarak, emredilmiş olan doğruluk, dürüstlük, yardımlaşmak v.b. güzel davranışlarda bulunmak sureti ile İslam Ahlâkına ulaşmalı güzel örnek sahibi dava adamı olmalıyız. Toplumun bütün olumsuzluklardan kurtulması davanın delisi hakiki örnek Mü'minlerin çokluğuyla mümkündür.
Rol Model Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) yaşamadığı hiçbir şeyi ashabından istememiştir. Önce kendisi yaşamış, sonra yaşatmıştır. Bu örnekliği hayatına taşıyan bahtiyar Mü'minlerden olmamız duâsıyla sıhhat ve âfiyetler dilerim.
MÜ’MİN; KORKU VE ÜMİT ARASINDA YAŞAMALIDIR
ALLAH’IM SENDEN YİNE SANA İLTİCA EDİYOR BERÂTIMI İSTİYORUM
BANKA PROMOSYONU VE PROSMOSYON YERİNE FAİZSİZ KREDİ SEÇENEĞİ CAİZ Mİ?
DOĞRULUK KİŞİYİ İYİLİĞE, İYİLİKTE CENNETE GÖTÜRÜR
MESCİDİ HARAMDAN MESCİDİ AKSAYA, ORADAN DA SİDRETÜL MÜNTEHAYA YAPILAN KUTSAL YOLCULUK
HELÂL RIZIK PEŞİNDE KOŞUP HARAMLARDAN KAÇINMALI
YILBAŞI KUTLANABİLİR Mİ?
ÜÇ AYLARA KAVUŞMANIN MUTLULUĞUNU YAŞIYORUZ
KAZA VE KADER İNANCINI DOĞRU ANLAMALIYIZ
Allah Teâlâ İyiyi, Güzeli emreder, Emrettiği İyidir, Güzeldir.