TÜRKLERİN YENİ BİR BAĞIMSIZLIK BİLDİRGESİ OLACAK YENİ ANAYASA YOLUNDA TÜRK DEVLETİ’NİN SON HAMLELERİ
“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
Merkez Bankası Risk Alabilirdi
FREN
Özbekistan’da Rakamlarla Gelişmeler
DÜN SAVAŞTIKLARIMIZDA BUGÜN BARIŞ YAPABİLİRMİYİZ?
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Ali Özek Hatıratında; II. Abdülhamit, M. K. Atatürk, M. A. Ersoy, H. B. Çantay, Ö. N. Bilmen, Y. Nuri Öztürk v.d.
KARA GECE
DARBELERİN GÖLGESİNDEN 15 TEMMUZ DİRİLİŞİNE
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
İnsanın gerçek anlamda kurtuluşu, mutluluğu için, öncelikle sağlam bir İman’a sahip olması ve İmanın gerektirdiği şekilde Salih amellerle dolu bir hayat yaşaması gerekmektedir. İman çok önemli bir özellik olmakla birlikte, Salih amellerle desteklenmeyen İman’ın korunması, muhafazası da çok zordur. İman’la birlikte Salih amellerde gerekir. Çünkü İman’ı besleyen, güçlendiren ana unsur Salih amellerdir.
İlâhi emirler doğrultusunda yapılan, Allah (c.c.)’ın hoşnut olacağı çalışmalara, Salih amel denir. İman’a dayanmayan çalışmaların hiçbir önemi yoktur. İman esastır, ibadetler ise İmanın güçlü olmasını sağlayan özelliklerdir. Bu hususu bir örnekle açıklamak gerekirse; Orta Okul diploması olmayan bir kişi, gayri resmi olarak herhangi bir Liseye devam etse, yapılan her sınava katılsa ve her birinde başarılı olsa, bu kişinin sonuçta Lise diploması alması mümkün olabilir mi? Elbette mümkün olmaz ve Lise diploması alamaz. Lise diploması alması için öncelikle Orta Okulu bitirmesi gerekmektedir. Aynen bu örnekte olduğu gibi, İman’a sahip olmadan yapılacak her güzel davranışın kazandıracağı hiçbir şey yoktur. Salih amellerin kabul olmasının temel şartı İman’dır.
İman ile İbadet, Salih amel arasında sıkı bir ilişki vardır: İman, ibadetin kaynağı ve sebebidir. İbadet ise, İmanın desteği, gıdası ve muhafazasıdır. İbadet ettikçe, iman gürleşir, ibadeti gevşettikçe azalır. İman, kalpte parlayan bir ışık, bir mum ise, ibadet onu koruyan cam fanus gibidir. Bu ışık kaynağının bedenimizin her tarafını aydınlatması, hareket ve iş haline gelmesi iyi ameldir. Kökü İman olan İslam ağacının, meyveleri ibadet ve güzel ahlaktır. İman olmadan ibadetlerin bir yararı yoktur. İbadet olmaksızın imanı muhafaza etmek çok zordur. Hafif bir esintide sönüveren fanusu olamadan yanan bir mum gibidir. Onun içindir ki ibadetleri yaparak imanımızı sağlama almalıyız.
Âyet-i Kerimelerde: “İman edip iyi davranışlarda bulunanlara, içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele! O cennetlerdeki bir meyveden kendilerine rızık olarak yedirildikçe: Bundan önce dünyada bize verilenlerdendir bu, derler. Bu rızıklar onlara (bazı yönlerden dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar için cennette tertemiz eşler de vardır. Ve onlar orada ebedî kalıcılardır.”
Bu âyette, dünyada Müslüman olup güzel işler yapan ve gerçekten Mü’min olarak ahirete göçen kimselerin alacakları mükâfatlar anlatılmış, orada cennetliklere verilen nimetlerin dünyadakilere benzediğine işaret edilmiştir. Ancak, ahiret nimetlerinin dünyadakilerle aynı olduğu düşünülmemelidir. Nitekim, Buhârî’nin «Bedü’l-halk» bahsinde rivayet ettiği bir hadiste «Cennet ehline gözlerin görmediği, kulakların işitmediği, kalplerden bile geçmeyen nimetler verilir» denilmiştir.
“İman edip yararlı iş yapanlara gelince onlar da cennetliktirler. Onlar orada devamlı kalırlar.”
“İman edip iyi işler yapan, namaz kılan ve zekât verenler var ya, onların mükâfatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzüntü de çekmezler.” (Bakara Sûresi âyet:25,82,277)
“İnanıp da iyi işler yapanlara gelince -ki hiç kimseye gücünün üstünde bir vazife yüklemeyiz- işte onlar, cennet ehlidir. Orada onlar ebedî kalacaklar.” (A’raf Sûresi âyet:42)
Âyet-i kerimede Yüce Allah’ın emir ve yasaklarının insan gücü üstünde ve yapılamayacak bir şey olmadığı açıkça ifade edilmekte ve Salih amel işleyenlere cennet vade dilmektedir.
“İnanıp, iyi işler yapanları da, içinde ebediyen kalmak üzere girecekleri, zemininden ırmaklar akan cennetlere sokacağız. Orada onlar için tertemiz eşler vardır ve onları koyu (tatlı) bir gölgeye koyarız.” ( Nisâ Sûresi âyet:57)
“Asra yemin ederim ki insan gerçekten ziyan içindedir. Bundan ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.” (Asr Sûresi âyet:1-3) buyrulmuştur.
İnsan’ın dünyadan beraberinde götürebileceği tek şey vardır. O da sadece amelleridir. Bu hususta Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s):”Ölen kimseyi üç şey kabre kadar takip eder; çevresi, malı ve ameli. Bunlardan ikisi geri döner, biri kendisiyle kalır. Çevresi ve malı geri döner, ameli kendisiyle kalır.” (Riyâzüs Sâlihin,c.1,No:104) buyurmuştur.
Gerçek anlamda İman eden, İmanının gereği, Salih amelleri yapanlardan olmamız duası ile sıhhat ve afiyetler dilerim.
DÜN SAVAŞTIKLARIMIZDA BUGÜN BARIŞ YAPABİLİRMİYİZ?
15 TEMMUZ İHANETİNİ, İŞGAL GİRİŞİMİNİ UNUTMAYACAĞIZ VE UNUTTURMAYACAĞIZ!
İSLÂM İLE İNSAN ARASINDAKİ BÜTÜN ENGELLERİ KALDIRMAK İÇİN ÇALIŞMALIYIZ
GÖZÜMÜZÜN NURU, GÖNLÜMÜZÜN SÜRURU EVLÂTLARIMIZI KUR’AN’LA BULUŞTURALIM
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
HİCRET; MADDİ VE MANEVİ FEDAKÂRLIĞIN ZİRVESİDİR
BİD’AT VE HURÂFELERİN KÖKENİNDE CEHALET VE İHANET YATMAKTADIR
BASINIMIZIN MEDARI İFTİHARI ULU ÇINAR
KURBAN VE SADAKAT
KARAMAN 6. KİTAP GÜNLERİ