TÜRKLERİN YENİ BİR BAĞIMSIZLIK BİLDİRGESİ OLACAK YENİ ANAYASA YOLUNDA TÜRK DEVLETİ’NİN SON HAMLELERİ
“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
Merkez Bankası Risk Alabilirdi
FREN
Özbekistan’da Rakamlarla Gelişmeler
DÜN SAVAŞTIKLARIMIZDA BUGÜN BARIŞ YAPABİLİRMİYİZ?
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Ali Özek Hatıratında; II. Abdülhamit, M. K. Atatürk, M. A. Ersoy, H. B. Çantay, Ö. N. Bilmen, Y. Nuri Öztürk v.d.
KARA GECE
DARBELERİN GÖLGESİNDEN 15 TEMMUZ DİRİLİŞİNE
NATO Zirvesinin Zırvalayanları
YAZMA ESERLERİN İZİNDE
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
MİZAHIN MİZANI
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
Malumunuz Celâleddîn-i Rûmî, 17 Aralık 1273 tarihinde Rahmeti rahmana kavuşmuştur. Bu yıl Hakka vuslatının 744. yıldönümüdür. Cenab-ı Allah (c. c.)'a duyduğu aşktan dolayı, ölümünü, Şeb-i Arûs (düğün gecesi), gerçek sevgiliye kavuşma olarak değerlendirmiştir. Bu yüzden de Hz. Pir'in, Ölüm gecesi günü, bu ruha uygun olarak düğün gecesi mutluluğunda, Manevi Güzelliklerle dopdolu olarak değerlendirilmektedir.
Celaleddin-i Rûmi, ölümü; kişinin aslına dönüşü olarak tanımlamış, İnsanın kaynağının ilâhi bir cevher olması hasebiyle "Allah'a dönüş" olarak telâkki etmiştir. Bir başka ifadeyle ölüm, "Cismin ortadan kalkması değil, Allah'a doğru uçmasıdır." "Herkes ayrılıktan bahsetti, bense vuslattan" der. Kendinin ölüm ve vuslat anlayışını, Kur'an-ı Kerim'in bir âyetinin ışığı altında tetkik edip anlamak mümkündür: "Her nefis ölümü tadacaktır. Sonra ancak bize döndürüleceksiniz" (el-Ankebût, 29/57).
Ölüm gecesini düğün gecesi olarak değerlendirmesini derinlemesine düşündüğümüz zaman ne kadar anlamlı olduğunu anlarız. Kişi çok sevdiği baba, anne, eş, çocuklarından, mevki, makam, para, şan şöhret, dünya ve içinde ne varsa her birinden, Allah'ı en çok sevmek zorundadır. İşte bu anlamda, kişi dünyada iken düğün gecesinde eşine kavuşmakla nasıl mutlu olursa; gerçek sevgiliye de ölümle kavuşulmaktadır. Onun içindir ki, Celaleddin-i Rûmi, Ölüm gecesini, düğün gecesine benzetmiştir. Geçici, dünyevi sevgiliye evlilikle, zifafla, gerçek sevgiliye de Ölümle kavuşulmaktadır. Bu vuslat, kavuşma da mutlulukların en güzelidir. Nitekim bir gazelinde;
Öldüğüm gün tabutum götürülürken, bende bu dünya derdi var sanma...
Benim için ağlama, yazık, vah vah deme;
Şeytanın tuzağına düşersen, o zaman eyvah demenin sırasıdır,
Cenâzemi gördüğün zaman firâk, ayrılık deme,
Benim kavuşmam, buluşmam işte o zamandır…
Celâleddin-i Rûmi, hayatını; hamdım, piştim ve yandım diyerek, kısaca, öz olarak mükemmel özetlemiştir. Bir bütün olarak eserlerine baktığımız zaman, her bir beytinin, âyet ve hadisleri açıklayan veciz sözler olduğunu çok net olarak söyleyebiliriz. Hayatının merkezine de, Kur'an ve Sünneti almıştır. Bu hususta şu veciz sözlerini söylemiştir:
Men Bende-i Kuran em Eger Can Darem
(Bu canım var oldukça ben Kur'ana tutsağım, kölesiyim)
Men Hâk-i Reh-i Muhammed Muhtarem
(Muhammed Mustafa'nın yolundaki toprağım)
Eğer Nakl Kuned Cüz in Kes ez Güftarem
(Benden başkaca bir söz nakledenler olursa)
Bizarem Ez u Vez An Suhen Bizarem
Vuslat; özün özüne gerçek anlamda kavuşması, gurbette oluşumuzu fark edip, ayrılık ateşini söndüren, vatan-ı aslimize dönüş demektir. Onun içindir ki ölüm gecesi olan Şeb-i Arûs, güzel düşüncelerle düğün gecesine, gerçek sevgiliye kavuşmaya, Vuslat'a dönüşmektedir. Bu anlamda düşündüğümüzde yaşamak diyet, ölmek ve gerçek sevgiliye kavuşup ebedi kurtuluşa ermek ise hürriyettir.
"Aşk” sözcüğü, günümüzde karmaşa,
Aşklar var; bir gaflet, bir kara maşa,
Ama bir aşk var ki; gelince başa,
Ölüm kavuşmaktır, farkında mısın?
Cengiz Numanoğlu
Celalaeddin'in anlattıkları güzellikler yaşanmadan anlaşılacak gibi değildir. Çağrısı da; Kuran-ı Kerîm'e ve Sünneti saniyeyedir. İslâm'ı anlayıp gerçek manada yaşayanlar, eserlerindeki sırlara da muttali olurlar. Allah (c.c.) cümlemize, özümüze yolculuk yaparak, rızasına uygun işler yapmamızı nasip eylesin. Etkinliklerde emeği geçenlere kalb-i şükranlarımı sunar, sıhhat ve âfiyetler dilerim.
DÜN SAVAŞTIKLARIMIZDA BUGÜN BARIŞ YAPABİLİRMİYİZ?
15 TEMMUZ İHANETİNİ, İŞGAL GİRİŞİMİNİ UNUTMAYACAĞIZ VE UNUTTURMAYACAĞIZ!
İSLÂM İLE İNSAN ARASINDAKİ BÜTÜN ENGELLERİ KALDIRMAK İÇİN ÇALIŞMALIYIZ
GÖZÜMÜZÜN NURU, GÖNLÜMÜZÜN SÜRURU EVLÂTLARIMIZI KUR’AN’LA BULUŞTURALIM
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
HİCRET; MADDİ VE MANEVİ FEDAKÂRLIĞIN ZİRVESİDİR
BİD’AT VE HURÂFELERİN KÖKENİNDE CEHALET VE İHANET YATMAKTADIR
BASINIMIZIN MEDARI İFTİHARI ULU ÇINAR
KURBAN VE SADAKAT
KARAMAN 6. KİTAP GÜNLERİ