AFF ETMEK ÖZGÜR OLMAKTIR

Geçen hafta yazımızda ifade etmiştik 3 şeyin çok zor olduğunu;
‘Affetmek,
Sır tutmak,
Serbest(boş) zamanı değerlendirmek’ şeklinde.
Affetmek özgür kalmaktır dostlar.
Hepimizin hata yapan, hata yapabilen varlıklar olarak yaratıldığımız şu evrende ‘affetmek ve affedilmek’ çok doğal fıtrata uygun el üzerinde tutulması gereken işlerdir.
Ben hata yapmam diyen en büyük hatanın içindedir.
İblisi şeytan yapan yapan bu yaklaşımı idi.
Ben Adem den daha üstünüm ya da Adem den daha haklıyım davası onu ebedi helakete sürükledi.
Oysa Rabbimiz bizden fazilette yarışmamızı istiyor.
‘Hak’ lı olmaktan ziyade faziletli olmak Müslüman için değerli.
‘Hak’lı olmak ruhsat ‘fazilet’li olmak takva yani.
‘Münakaşadan haklı bile olsa vazgeçmedikçe kişinin imanı tamam olmaz’ diyor Peygamberim.
Veyu’siruneale enfusihim velev kane bihim hasase:’’Onlardan (muhacirlerden) önce o yurda (Medine’ye) yerleşmiş ve imanı da gönüllerine yerleştirmiş olanlar, hicret edenleri severler. Onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık duymazlar. Kendileri son derece ihtiyaç içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden, hırsından korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.’’ Haşir,59/9
Bu gün Aile hayatında, akrabalar arasında ,iş yerlerinde ve toplumda haklı olduğu iddiasında bulunan haklılık peşinde koşan o kadar çok mutsuz insan var ki.
Haklı olmak mutlu etmiyor insanları.
Tabii ki hakkımızı savunacağız ama faziletin aff etmekte,tevazu da ,veren el olmakta,fedakarlıkta olduğunu asla unutmayacağız.
Dünyada yaptığımız işlerin kesin hesabının görüleceği ve zerre miskal iyilik ve kötülüğün karşılığının verileceği yer dünya değil ahrettir.
Müminler ise ahreti dünyaya tercih eden erdemli insanlardır.
Bir mümini bir ayıbı yüzünden ayıplayanın o ayıbı işlemeden ölmeyeceğine iman ediyoruz.
Aff edenin aff edileceğine, ayıp ve günahları gizleyenin ayıp ve günahlarının gizleneceğine inanıyoruz.
Bu gün her alanda acımasız rekabetin teşvik edildiği bir toplumda fedakarlık , ferağat, aff etmek, setretmek, gizlemek, hoş görmek çok ama çok daha kıymetli.
Yukarıda saydığım güzel sıfatlar sünneti seniyyenin bazı esasları.
‘Ümmetimin fesadı uğradığı bir zamanda kim benim sünneti seniyyeme uyarsa 100 şehidin sevabını alabilir’ diyerek Peygamberimiz bu günlere işaret buyurdu.
Gelin sağa sola bakmadan sünneti seniyyeye uymaya çalışalım.
3 günlük dünyada 100 şehidin sevabına müşteri olalım.
Niyet hayır akibet hayır.
Belki amelen tam yapamasak ta Rabbim temiz kalbimiz ve halis niyetimize bakarak bu mükafatı verebilir.
Haydi !
Ramazan ayı öncesi kararımızı verelim.
Bu niyet ve hedefle üzerimize gölgesi düşmüş olan Rahmet ayına giriş yapalım.
Girelim ki Ramazan bizi ve ailemizi, ümmeti mübarek eylesin, hayatımızı bereketlendirsin.


Yazarın Diğer Yazıları