İçimizdeki ‘Azgın Boğa’

         Geçen haftaki yazımızda ‘içimizdeki öküz’ den bahsetmiştik. İnsana cüz-i irade ile birlikte verilen nefis bizi son nefesimize kadar yakından,hatta içimizden zorlayan bir antrenör pozisyonunda.
    Sabah gözümüzde açtığımız anda görevine başlayan,gözlerimizi kapatana kadar aralıksız bir şekilde görev yapan hatta rüyalarımıza etki etmeye çalışan bir düşman nefis.
    İnsana Rabbi tarafından yüklenen esas iki programdan (fücur ve takva şems,91/7,8) fücuru sürekli destekleyen ve takva programını yok etmeyen çalışan bir etkili bir düşman.
    İnsanlığın yaratıldığın Ahsen-i takvim de kalıp esfel-i safiline yuvarlanmaması için içindeki bu vahşi boğaya karşı sürekli etkin bir mücadele içinde olması gerekiyor.
    Her konuda olduğu gibi bu konuda da en büyük desteği kitabımız Kuran-ı Kerim ve onun öğretmeni Hz. Peygamber (s.a.v.) den almamız gerekiyor.
    Rabbimizin hangimizin daha iyi amel edeceğini öğrenmek için gönderdiği (mülk,67/2) şu 3 günlük imtihan dünyasında nefise odaklanmamız , onu yakından tanımamız ve mücadele yol ve yöntemlerini öğrenmemiz bize dünya ahret saadetini getirecektir.
    Nefis vesvese gibidir.İlim onu tard eder, cehalet onu davet eder.
    Nefsin en büyük destekçisi ve müttefiki şeytandır.
    Mahiyetini öğrenip,yöntemleri Kur’an ve Sünnetten alıp mücadele edebildiğimiz oranda bizim yükselmemize vasıta olacak olanda yine nefistir.
    Bu gün alemi İslam’da bana göre en büyük ihtiyaç bu konudur.
    Müslümanların uhuvvetinin, kardeşliğinin önündeki en büyük engel de nefislerimizdir.
    Cehaletin beslediği nefsin bize üflediği gururla ipimizi eline alan şeytan bizi İslami bir hayatın çok uzaklarında dolaştırıyor.
    72 saatten fazla küs durmanın haram olduğu bir dinin müntesipleri olarak kendimizi bir sorgulayalım.Küs olduğumuz kaç Müslüman var.
    Tanıyıp tanımadığınız herkese selam verin diyen dinin mensupları günde kaç kişiyi görünce selam vermeden yüzümüzü çevirerek pas geçiyoruz.
    İşcinin hakkını alnının teri soğumadan verin diyen dinin mensupları çalışanlarımızın hak ettiği ücreti vermekte ne durumdayız.Yoksa piyasa şartları yalanına mı sığınıyoruz.
    Adını siyaset , ticaret , spor v.b. koyarak diğer kişiler hakkında doğruluğu teyit edilmemiş bilgilerle Rabbimiz şiddetle uyardığı ve ağzımızdan çıkan her kelimeden hesaba çekileceğimiz halde (İsra,17/36)  yalan,iftira,gıybet gibi filleri rahatlıkla işleyebiliyoruz.
    Bu misaller çoğaltılabilir dostlar.
    Herkes benim gibidir düşüncesinin hiç kimseye bir faydası yok.
    Zira kabre tek başımıza gireceğiz ve bizimle oraya sadece amelimiz gelecek.
    Herkes kendi öküzünü kontrol altına alsa dünya cennet olur.
    İnsanız.Bazen öküze yenildiğimiz olabilir,olacaktır.Bunu tövbe ile telafi edip bir daha yenilmemeye çalışmak müminin şiarı olmalıdır.
    Gelin şu 3 günlük dünya da herkes içindeki boğasına sahip çıksın.
    Çıksın ki o azgın boğa ne bize ne de başkasına zarar veremesin.
    Sonrası o azgın boğayla birlikte ver elini CENNET…


Yazarın Diğer Yazıları