Konya Üniversiteleri Rektörlerine Acil Çağrı

    Çocuklar bizim geleceğimiz. Büyük düşünen,2023 ve 2071 hedeflerini esas alan, planlayan bir milletin ve devletin en çok eğilmesi gereken konu çocukların yetiştirilmesidir.
    Çocukların yetiştirilmesi; eğitimi , öğretimi , aile yapımızı , medyamızı , beslenme alışkanlıklarımızı , dinimiz başta olmak üzere manevi değerlerimizi içine alan her birinin pozitif ya da negatif etki ettiği çok geniş bir alanı kapsamaktadır.
    Kamu , Yerel Yönetim , STK ve Üniversiteler geleceğimizin teminatı olan Çocuk ve Gençleri Yetiştirilmesini en birinci madde olarak gündemlerinin en üst sırasına koymalıdırlar.
    Sayılan tüm kurumlar bu işi bizzat takip edecek , bu işe özel birimleri oluşturmalı, işin ehli insanlarla bu ağır yükün altına ellerini koymalılar.
    Çünkü her çocuk özelidir. Dolayısıyla onunla çalışan kişiler özel , eğitimleri özel , ücretleri özel , imkanları özel olmalıdır.
    Özellikle yeni büyükşehir yasasıyla Belediyeler Çocukla ilgili duruşlarını yeniden gözden geçirmeli ve Şehreminler emin bir şehir için Çocuk Yetiştirme işini Sosyal Belediyeciliğinin birinci maddesi olarak ele almalılar.
    Bu bağlamda çok şey yazılabilir ama ben işin Üniversite kısmına girmek istiyorum. Türkiye’ de 8 Üniversite’de bulunan ama fiilen 4 Üniversitesi bulunan şehrimizde bulunmayan Çocukla ilgili önemli bir kurumdan bahsetmek istiyorum.
    Çocuk Koruma Araştırma ve Uygulama Merkezi. Bu birimi 2001 yılında ilk kuran Gazi Üniversitesidir. Bu sebeple fikir vermek için kısaca Gazi Ün. ÇKAUM’nden bahsedeceğim.


‘Gazi Üniversitesi Çocuk Koruma Araştırma ve Uygulama Merkezi, 19.03.2006 tarih ve 26113 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik gereğince Merkez olarak çalışmalarını yürütmektedir, ancak Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine başvuran çocukların ihmal ve istismardan korunmaları, ihmal/ istismar kuşkusu bulunan, ihmal edilmiş ya da istismara uğramış çocukların değerlendirilmeleri, tanı, sağaltım, korunma ve izlemlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla oluşturulan yapılanması şeklinde 2001 yılından beri çalışmalarını sürdürmektedir.
Kuruluşundan bu yana istismara uğramış çocukların değerlendirme, tedavi ve izlemlerini sürdürmeye ek olarak eğitim çalışmalarına da ağırlık veren ekip hem tıp fakültesinde öğrenci ve araştırma görevlisi eğitimi yapmakta, hem de fakülte dışında eğitimlere katılmaktadır. Katıldıkları eğitim etkinlikleri arasında Türk Tabipleri Birliği’nin düzenlediği pratisyen hekimler için eğitim, Ankara Barosunun düzenlediği avukat eğitimi ve Çocuk Mahkemesi hakim ve savcılarına yönelik eğitimler, Milli Eğitim Bakanlığının psiko-sosyal eğitim programı kapsamında rehber öğretmenlere yönelik eğitimler, Emniyet Genel Müdürlüğünce düzenlenen temel eğitim kursları kapsamında çocuk polislerine yönelik eğitimler sayılabilir.
2005 yılında başlatılan, “fiziksel istismara uğramış olmaları nedeniyle kurum bakımına alınan çocukların ailelerine ilişkin risk faktörleri” araştırma projesi kapsamında belirlenen 14 ilden 9 ildeki sosyal hizmet kuruluşlarında kalan çocukların dosya taramaları gerçekleştirilmiştir. Proje tamamlandığında bu alanda yapılan ilk çalışma olacaktır.
Bir merkez olarak çalışmanın verimi artıracağı inancıyla hedef, teknik donanım tamamlanmış olarak istismarın önlenmesine yönelik toplum ve profesyonellere yönelik eğitim çalışmalarına ağırlık vermek, duyarlılığı artırmak, konuyla ilgili araştırmalar yapmak olarak belirtilebilir.
Konya’da ki  Üniversitelerimize acil çağrı yapıyor İlimizin çok ihtiyacı olan bu merkezi bir an önce açmalarını çocuk konusunu yıllardır çalışan bir kardeşiniz olarak istirham ediyorum.
Ben görevimi yaptım. İşaret fişeğini attım. Üniversitelerimizden , Rektörlerimizden güzel haberler almak için artık onlara dua etme makamındayım.


Yazarın Diğer Yazıları