Peygamber ‘Şehir’, Şehir Medeniyet Demek…

‘Ben ilmin şehriyim Ali onun (ilim) kapısıdır ,ben ilmin şehriyim Ömer onun (adalet) kapısıdır , ben ilmin şehriyim Ebu Bekir onun (iman) kapısıdır , ben ilmin şehriyim Osman onun (haya-edep) kapısıdır.’
Peygamber ‘şehir’ , şehir ‘medeniyet’ demektir.Bu tespit Konevi sohbetlerinin bu dönem ki son konuğu Doç Dr. Ekrem Demirli’ ye ait.Bir insan İslam’ı tam anlamıyla yaşıyorsa o ‘şehir’ dir , ‘medeniyettir-medinedir’. 25 milyonluk bir kent İslam orda yaşanmıyorsa ‘şehir’ değildir.İslam adına konuşan herkes kametine,kalitesine,yaşantısına göre şehre (peygambere) davet eden bir kapı ya da penceredir.Ama merkezde ‘şehir’ yani ‘peygamber’ olmalıdır.
Bu aslında tefekkür edildiğinde muazzam bir resim koyuyor önümüze.Kuran ve sünnetin merkeze alınması konusunda bundan daha güzel bir yaklaşım olamaz.

Biz Müslümanlar tüm söz ve fiillerimizde bu esasa dikkat edersek o zaman yaşadığımız tüm mekanlar ‘şehir’ leşir. Asrı saadette bu yaşandı.Tespit teorik veya sadece hayalde kalan bir ideal değil.Yaşanmış ve tecrübe edilmiş bir hakikat.
*********************
TYB KONYA ŞUBESİ EĞİTİME GÜZEL BİR MODEL ORTAYA KOYDU.
TYB Konya Şubesi M. Ali Köseoğlu Başkanlığında çok verimli faaliyetlerine devam ediyor.Özellikle son faaliyeti eğitim açısından büyük dersler içeriyor.
Yaşar Erdemir hoca Karatay Medresesini ayrıntılarıyla anlattı.Özellikle seminere mekan olarak Karatay Medresesinin seçilmesi çok anlamlı ve örnek alınması gereken bir eğitim faaliyetiydi.Özellikle eğitim alanında çalışan insanların eğitimi sadece teorik ve soyut olarak değil somut ve pratiğiyle verilmesi konusunda güzel bir mesajdı.
**************************
‘İZAFİYET’ HERKESİN BİLMESİ GEREKEN BİR KONU.
‘İzafiyet’ insanın kendini ve yaşadığı anlamlandırması konusunda çok önemli bir ölçü.
Einstein’e ‘izafiyet teorisinin ne olduğu sorulur:
Einstein doğuştan kör bir dostuyla arasında geçen konuşmayı anlatır ve ‘izafiyet’ budur der.Konuşma şudur.Einstein doğuştan kör dostuyla bir bankta oturmaktadır.O sırada bir sütçü önlerinden geçer.Einstein:
Dostum sana süt alayım mı ? diye sorar.
Görme özürlü dostu:Süt nedir ? der.
Beyaz bir sıvıdır.
Beyaz nedir ?
Kuğu kuşunun rengidir.
Kuğu nedir ?
Boynu eğri bir kuştur.
Eğri nedir ?
Einstein elini dostunun omzuna koyar ve koluna doğru kavisle beraber sıvazlar ve ‘eğri’ budur der.
Dostu ‘sütü’ anladım der.


Yazarın Diğer Yazıları