Ümidi Çok Olanın Hüznü Az Olur (H.Z. ÖMER R.A.)

(Ümitvar olmak-Optimizm)
Hayatı anlamlı katan en önemli gerçek ‘ümitvar’ olmaktır. Ümit insan ruhunun adeta en önemli yakıtıdır. Ve mümin için ‘ümitvar’ olmak imanının bir gereğidir.     
    De ki: "Ey çok günah işleyerek kendi öz canlarına kötülük etmede ileri giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz. Allah bütün günahları affeder. Çünkü O, gafur ve rahîmdir (çok affedicidir, merhamet ve ihsanı fazladır)."(Zümer , 39/53
    Ümitsizlik, küfrün en önemli sonuçlarındandır. Zira kafir için ölümden sonrası yoktur. Mümin için ise asıl hayat ölümden sonra başlayan ahiret hayatıdır.(La ayşa. İlla ayşul ahire.Hadis-i Şerif)
    Mümin dünyada ölümle başlayan ahiret hayatının sınavında olduğu şuuruyla yaşayacak , ‘kahrında hoş , lütfunda hoş’ inancıyla her olayın güzel yanını görecektir. Peygamberimiz ‘Müminin hali ne güzeldir. Rabbi ona musibet verir sabreder sevap kazanır. Nimet gönderir şükreder sevap kazanır’ der. Bu sebeple kamil müminler  ‘Elhamdullillahi ala KÜLLİ HAL. Sivel küfri veddalal’. Dalalet (sapıklık) ve küfür dışında her halimize hamd olsun derler.
    Bediüzzaman Said Nursi dünyaya bu açıdan bakarken şu tespiti yapar: ’ İ'lem eyyühe'l-aziz! Aklı başında olan insan, ne dünya umurundan kazandığına mesrur ve ne de kaybettiği şeye mahzun olmaz. Zira dünya durmuyor, gidiyor. İnsan da beraber gidiyor. Sen de yolcusun. Bak, ihtiyarlık şafağı, kulakların üstünde tulû etmiştir. Başının yarısından fazlası beyaz kefene sarılmış. Vücudunda tavattun etmeye niyet eden hastalıklar, ölümün keşif kollarıdır. Maahaza, ebedî ömrün önündedir. O ömr-ü bâkide göreceğin rahat ve lezzet, ancak bu fâni ömürde sa'y ve çalışmalarına bağlıdır.’(Mesnevi Nuriye)
    Bizi ümidi sevk eden en önemli gerçek dünyaya bu doğru bakış açısını yakalayabilmektir. Dünyada misafir olduğumuz , misafirhane sahibi tarafından imtihan edildiğimiz ve O sahibimizin çok kerim ve rahim olduğunu bilmemiz bizi ümitvar yapar.
    Çünkü biliriz ki ,  dünya da bizim bütün ömrümüz boyunca yaptığımız sadece istemek ve temiz bir gönülle ona dönmektir. Onun dışında her şeyi dileyen ve takdir eden O’dur. ‘Siz savaşta onları kendi kuvvetinizle öldürmediniz, lâkin Allah öldürdü.(Ey Resulüm) Attığın vakit sen atmadın, lâkin Allah attı. Ve bunu, Allah müminleri güzel bir imtihana tâbi tutmak için yaptı. Şüphesiz ki Allah hakkıyla işitir ve bilir.’ (Enfal, 8/17)
    Yani , konuştuğumuz zaman konuşan biz değiliz , sadece konuşmak istiyoruz. O istemezse tek harfi çıkaramayız ağzımızdan.
    Kazandığımız zaman kazanan biz değiliz sadece kazanmak istiyoruz. Kim ‘malı ve parayı ben kazandım’ diyorsa Karun’dur. (Karun “Ben bu servete ilmim ve becerim sayesinde kavuştum. ” dedi. Peki şunu da bilmiyor muydu ki Allah, daha önce kendisinden daha güçlü ve serveti daha fazla olan kimseleri helâk etmişti? Ama suç işlemeyi meslek edinen sicillilere artık suçları hakkında soru sorulmaz.Kasas,28/78)
    Bedir savaşını kazanan Peygamber ve 300 sahabesi değil onların samimi duaları ve kalplerine bakarak Yüce yaratıcının gönderdiği 5.000 melekti.    
Çanakkale de 275 kg lık gülleyi kaldıran Seyit Çavuş değil onun imanı , azmi ve isteğini gören     Rabbinin gönderdiği yardımdı. Kim bilir Seyit Çavuşun güllesine kaç melek ya da şehit el attı.
Dünya da rabbimiz istemese ne hastalık olur , ne özürlü, ne yokluk. Bizi kafaya taktığımız , ümitsizliğe düştüğümüz , kendimizi ve çevremizi yorduğumuz çoğu şeyler Rabbimizin imtihan için yarattığı olaylardır.
 O dilese bir ‘kün’ emri ile hepsini ortadan kaldırabilir.
Ama o zaman elmas ile kömür birbirinden nasıl ayrılacak ???
Hanginizin daha güzel iş ortaya koyacağını denemek için, ölümü(musibetler) ve hayatı(nimetler) yaratan O’dur. O azîzdir, gafurdur (üstün kudret sahibidir, affı ve mağfireti boldur).Mülk , 67/2
Dünyayı ‘güzel gören güzel düşünür , güzel düşünen hayatından lezzet alır’ dostlar.
Şu 3 günlük dünyayı bu gözle değerlendirip , ölümü aşan hayata ümit ve şevk ile hazırlanarak ebedi hayatın güzelliklerine yelken açmanın mutluluğuyla yaşatsın Rabbimiz hepimizi.
Ümidimiz çok hüznümüz az olsun. Fazla ciddiye almayalım bu hayatı nasıl olsa içinden canlı çıkmayacağız. (N.F.K.)


Yazarın Diğer Yazıları