15 TEMMUZ HATIRASI

15 Temmuz günü nasıl bir gündü öyle. "Askerler köprüyü kapattı” haberi gelmeye başlayınca iyi niyetlerle terör saldırısı, bomba ihbarı, tatbikat dedik… Adı sanı duyulmamış bir internet sitesi ihtilal haberi veriyordu. Gülümsemeyle "hadi canım bu devirde” dedik. Ta ki Başbakan sayın Binali Yıldırım'ın bir kalkışma açıklamasına kadar. Böyle bir darbe girişimini duyunca normalde korkmam gerekirdi. Korku yoktu, bir öfke durumu yaşadım. O gün çok yorgun ve bitkin bir halim varken sanki bünyeye bir dinçlik, öfkeyle birlikte bir cesaret geldi. Hemen dışarı çıktım. Bu millet gerçekten büyük bir millet. Cesaretiyle, erdemiyle, şuuruyla eli öpülesi bir millet. Bu duyguları yaşayan binlerce insan dışardaydı. İhtiyar bir amca gördüm. Geçmişin acısını yaşarcasına ağlıyordu. Gençler öfkeliydi. Bütün bir toplum ölüme koşarak gider gibiydi. Bütün bir millet ölümü öldürüyor, şahadete gidercesine yürüyordu. O gün ne iş, ne yorgunluk, ne keyif, ne bilmem ne. Hiç bir şey akla gelmemişti. Muhakkak istisnalar vardı. Bir bayanın balkondan oynamasını gören arkadaşlarımız olmuştu. Ülkenin yanmasına sevinecek kadar şerefsiz az da olsa vardı içimizde. Arkadaşlarım arıyorlar sürekli. Ne yapacağız? nereye gidelim? Cumhurbaşkanımızın Tv ye bağlanıp meydanlara çağrısını ve sonrası yaşadığım heyecanı asla unutmayacağım. Her olumlu gelişmede herkes çılgınca alkışlıyor, tekbirler, sloganlar atılıyordu. Salalar okunmaya başlayınca "Ya Rabbi okunan salalar, ezanlar hürmetine yardım et” diyordum. Eminim tüm ümmet o gün sadece meydanlarda değil, dualarda da buluşmuştu. Film şeridi gibi geçiyor gözümün önünden. Meclis bombalandı haberinden sonra kendi ülkesinin meclisine bomba atacak kadar gözleri kararmış alçaklara karşı daha çok öfkeleniyorduk. Konya'da ne kadar askeri tesis var hepsinin girişleri kapatılmıştı. Halk kendi ordusunu kurmuştu o gün. Her asker tutuklanmasında, her gelen teslim olma haberleri  meydanı da, gönlümüze de coşturuyordu. Cumhurbaşkanımızın hayatının tehlikede olduğunu hepimiz biliyorduk. Havaalanındaki o konuşmasıyla bu iş bitti dedik. Sabah saatlerinde tv den köprüdeki askerin teslim oluşları, Genelkurmayın temizlenmesi zaferin habercisiydi. O günden sonra her gün toplanıp sabahlara kadar her kesimden insanımızın nöbetler tutması, ninelerimizin kuran okuması, gençlerimizin heyecanı, gecenin bir vakti kenarda köşede çocukların uymaları. Hangi birini anlatayım bilemiyorum. O güne dair eminim hepinizin bir hatırası vardır. Tarihte eşi görülmemiş bir işgale tanık olduk. Bununla birlikte milletin ilk kez bir darbeye karşı tek vücut olmasıyla birlikte bir milletin dirilişine şahit olduk. Bizleri karanlığın ardından aydınlığa çıkaran rabbimize hamd ediyorum. Eyvallah…

Yazarın Diğer Yazıları