Cumuhuriyeti’ye Almayın

İki bayramı da, kazalı belalı atlattık, şükretmesini bilen için; beterin beteri var buna da şükür, diyerek.
Bizim millete bayram atlatmak, deveye hendek atlatmaktan daha zor olacak bundan sonra sanırım.
Muhafazakârlar iktidarı devraldıkları günden bu yana, kendilerini karşıt olarak gören insanlarda acayip bir duygu depreşmesi yaşanmaya başladı.
Adamlar, ne olursa olsun, ne yaşanırsa yaşansın, her şeye karşı çıkmak, karşı tez geliştirmek ve geliştirdikleri tezlere ve yalanlara inanmak istiyorlar.
İnanıyorlar da ha!
Öyle bir inanç ki bu, hem gözle görünmeyen şeye inanma diyerek Allah’ı inkâr edenlere destek verenler de var içlerinde, bizzat inanmayanlar da.
Ama nedendir bilinmez, kendilerinin uydurduğu yalanlara herkesten önce kendileri inanıyor.
Yiğidim, git yollara düş, meydanlara çık, neyi kutlayacaksan kutla, neye karşı çıkacaksan çık, neyi değiştirmek için mücadele edeceksen et lakin yalan söyleyip de kendi yalanına inanma!
Neymiş efendim, Cumhuriyet yıkılıyormuş, yerine saltanat geliyormuş, padişahlık da peşinden sökün edecekmiş, ardından artık ne gelirse!
Korkuya bak hele!
2003 yıllarında da, bir iki seneye kalmaz, şeriat gelir, herkesin kılık kıyafetine karışılır, içki yasaklanır, ayyaş gezemeyiz, oramızı buramızı kapatmak zorunda kalırız, falan diyorlardı.
Şimdi içip içip meydanlara çıkıyorlar, ayık kafayla zaten hiç kimse, PKK kamplarını denetleyen İşçi Partili Perinçek’in peşine düşüp meydanlara çıkmaz.
Öyle çok korkuyorlar ki, kendileri tarlaya korkuluk asıyorlar, korkuluğu gördükçe tırsıyorlar.
Kimsenin onları korkuttuğu falan yok, kimsenin Cumhuriyet’i yıkacağız, yerine başka bir şey kuracağız falan dediği yok.
Akıl işte! Allah herkese eşit dağıtmamış.
İnadına, bayrağımızı alıp sokaklara döküleceğiz diyorlar, neyin inadına?
Otur bi düşün, “her şey aslına rücu eder” sözünün anlamını.
Siz bu milletin bağrına kaçak bina yaptınız ve o bina yıkıldı, şimdi köklerinden ve küllerinden yeni bir bina yükseliyor.  
Siz aslımızı, geçmişimizi, geleneklerimizi inkâr ettiniz. Toplumun genleriyle oynadınız, ruhumuzu sattınız, şimdi taşlar yerine oturuyor.
Olan bu beyler!
Yırtınmayın boş yere!
Osmanlı’nın küllerinden yeni bir Osmanlı çıkar da, Osmanlı üzerine yapılan gecekondudan bi numara çıkmaz.
Yıllardır silah zoruyla, kapıda nöbet tutarak bunu denemeye çalıştınız ama nafile!
Ne demişti M. Kemal: Bu millete zorbalıkla hiçbir şey dayatamazsınız!
Yok muydu? Böyle bir sözü. Nasılsa hoşunuza giden her sözün altına M. Kemal yazmayı biliyorsunuz, bunu da öyle sözlerden biri kabul edin artık.
Ya da kalkın dağılın evlerinize gidin, dersinize iyi çalışın, bizim gibi yandaşlara da diş bilemeye devam edin, iktidara gelirsek göstereceğiz size diyerek!


Yazarın Diğer Yazıları