EMİR OLUNDUĞUN GİBİ DOSDOĞRU OL!

Rabbimiz Kur'an'da:

"Emir olunduğun gibi dosdoğru ol” buyurur. Hz. Peygamber efendimiz de:

-"Beni Hud suresindeki: "Emir olunduğun gibi dosdoğru ol” ayeti yaşlandırdı” der.

Hz. Ömer (RA); "Bugün Allah için ne yaptın?” diye kendine sorar, nefis muhasebesi, nefis murakabesi yapar. Yani bir çeşit otokontrol. Bu aynı zamanda; "nefsini bilen rabbini bilir” sözüyle eşdeğerdedir. Hepimizin yapması gereken bir durum değil mi?

Bu söze bugün ne kadar da ihtiyacımız var. Topyekun hepimiz, tüylerimizi diken diken eden, bizi titreten, titretmesi gereken bu ilkeye susamışız.

Hani sık sık duyarız ya: "Ey Türk titre ve kendine dön” denir. Bunu: "Ey insanoğlu, titre ve kendine gel, ne yapıyorsun? Nereye gidiyorsun? Bu gidişatın gidişat değil…” demekle aynı.

İnsanı hizaya getiren, adam eden ilkeler bütünüdür Kur'an. Kur'an'a sarıldığımız, onu rehber edindiğimiz ve hayatımıza uyguladığımız vakit, yeryüzünde sevginin, kardeşliğin, dostluğun, barışın, huzurun hakim olduğunu görürüz. Eğer bugün dünyada kardeş kardeşi yiyorsa, savaşlar ülkeleri ve insanları perişan duruma sokuyorsa… bilelim ki Kur'an ilkeleri göz önünde tutulmuyor, üç beş Kur'an'sız çakalın dünyayı ateşe atmasının sonucudur.

  1. karanlık zihniyetliler ne dünyaya nizamat verebilir ne de ülke yönetebilir. Materyalist felsefe mantığıyla, her şeye maddenin hakim olması, insan insanın kurdudur saçmalığıyla hareket edilen bir sistemde asla huzur hükümran olamaz.

Yaşadığımız süre içinde, hayat ticaretinde, ömür sermayemizin boşa gitmemesi, ilahi kazancın iflasla sonuçlanmaması, hayat dükkânından tası tarağı toplayıp gitmememiz için her an aklımızı kullanmak, kendimizi hesaba çekmek mecburiyetindeyiz. Bunun için: "hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin”, bir başka şekilde: "Ölmeden önce ölünüz” demektir.

Bu ifadede; sorumluluk içinde olmak, elini taşın altına sokmak, senin derdin, benim derdim demek…gibi güzellikler yatmaktadır. "ben kazanayım da, sen yaparsan yap”, "Senin durumun beni ilgilendirmez”, "Altta kalanın canı çıksın”…şeklinde düşünceler mankurtlaşmadan ileri gelir. Sorumsuz olan kişilerde sorun vardır. Eğer bir toplum içindeysek-ki toplumdan ayrı olmak mümkün değil- o zaman toplumun menfaatine uygun hareket etmek, ekmeğini yediğimiz, suyunu içtiğimiz, nimetlerinden yararlandığımız toplumun aleyhine tavır sergilemek, o toplumun ilerlemesi, kalkınması, her şeyiyle büyümesi için elimizi değil gövdemizi taşın altına koymak gerekir. Zor zamanlarında yanında olmak, ona destek vermek her toplum bireyinin vazgeçemediği, vazgeçemeyeceği bir durumdur.

Kendi ülkesinde kazanıp, ülkesinin aleyhine çalışmak, ülkesinin kalkınmaması için ayak oyunları oynamak kadar büyük ihanet olabilir mi? o zaman böyle insanlara sormazlar mı:

-"Ne yaptın şimdiye kadar Allah için?” diye. Şunu aklımızdan çıkarmayalım; gerçek Müslümanda ihanet olmaz. Kur'an'ın emirlerini, Peygamberin tavsiyelerini kendisine rehber edinenler ülkesine hizmetten zevk alır. Bunlar bilirler ki; "Vatan sevgisi imandandır.”

 

 

Ne Yapacaksın?

 

Dillerin lal olsa konuşamasan,

Canan zeval bulsa kavuşamasan,

Dostlar bir hal olsa buluşamasan,

Sevgisiz dünyada ne yapacaksın?

 

Şu güzel gözlerin görmeyiverse,

Kulakların da hiç duymayıverse,

Elin ayakların tutmayıverse,

Kütük gibi olsan ne yapacaksın?

 

Güneş ışığını söndürüverse,

Mehtabı tersine döndürüverse,

Dağı tandır gibi yandırıverse,

Nere gideceksin ne yapacaksın?

 

Dağlar yürütülse deniz kaynasa,

Yıldızlar dökülse yerler oynasa,

Düzen bozulup da bir şey koymasa

İnanmadan başka ne yapacaksın?

 

 

Can Oldunuz mu?

 

Bombalar elinde, patladı her gün,

Ateşin altında, hiç öldünüz mü?

Mayının üstünden, atladı her gün,

Savaş korkusunda, can oldunuz mu?

 

Süperim diyerek, canlar yaktılar,

Anaya babaya, kanca taktılar,

Evini barkını, kanla yıktılar,

Yurdundan sürülen, can oldunuz mu?

 

Malını mülkünü, terk ettiler de,

Bağı bahçesini, berk ettiler de,

Bütün acıları, zerk ettiler de,

Anadan ayrılan, can oldunuz mu?

 

Gurbet ellerinde, mülteci kalan,

Yaban yollarında, gariban olan,

Herkesten silleler, küfürle dolan,

Gözü yaşlı düşkün, can oldunuz mu?

 

Taşı yastık yapmış, uyumak için,

Karnını çöplerden, doyurmak için,

Açlıkla tokluğu, ayırmak için,

Kuru ekmeklerle, can buldunuz mu? (10 MAYIS 2022)

 


Yazarın Diğer Yazıları