KENDİNE MEYMENETİ OLMAYAN ÖĞRETMEN!

Devletin malını çalanın sızlarsa vicdanı sensin o vicdan öğretmenim.
İnsanın canına kıyan katil olay yerine dönüp dolaşıp gelirse, ayakları sensin.
Söylediği yalanlarla ortalığı karıştırırken, ben ne yaptım? Diye iç geçirenin içinde sen varsın…
Fitneden, fesattan medet umup da yıkılan ocakların altından kalkarken üzerine dökülen tozu toprağı silkeleyenin elleri sensin.
Öğretmenim!
Yediği kul hakkından sonra vicdan azabıyla, ne olacak benim halim? Diye yanıp kavrulanların yüzünde senin ellerin var…
Çalıştırdığı işçilerin yevmiyesinden kesip bindiği son model arabasına yolda kalmışları alanların frene bastığı ayaksın sen!
Kendi öz ülkesinin geriye gideceğini bile bile önüne takoz koyanların bir anda irkilmesine sebep olan rüyasın sen…
Anası, babası yaşarken onlara sahip çıkmayıp, onlar ölünce mezarı başında günlerce dökülen gözyaşısın sen…
Köprüyü geçene kadar dayı diye hitap ettiği ayının tekmesi sonucu köprüden düşerken o ayının yeğeni olarak ölme garabetinin bilinciyle, kimseye dayanmadan dik durmayı akıl edeceklerin aklısın…
Ağlayanın malına çöreklendikten sonra gülmeyi unutanların yüzündeki asık suratsın öğretmenim…
Layık olmadığı halde altına verilen koltuğa oturanların odada yalnız kalınca içine düşen büyük boşluksun.
Hiç ihtiyacı olmadığı halde dağların neşesini olan hayvanları vurup yiyenlerin içinde öten kekliksin sen.
Karanlıkta yere tükürmeyi zül addedenlere ahlaksın. Mazluma kimlik sorarken etrafına bakınan, bir gören oldu mu acaba diye evhamlananların içine düşen kuşkusun sen.
Sıfırı tüketip de dibe batanların, dipteyken, ne kadar geri çekilirsen o kadar ileriye atlarsın, düşüncesiyle yerinden fırlayanların ilhamısın…
Hastasını ameliyat ederken, acaba bundan ne koparırım diyerek işi yokuşa süren doktorun kendi yüreğini kesen neştersin.
Zalimi savunurken mazlumun üzerinde tepinmeye giden avukatın ayağına takılıp onu yol ortasında düşüren taşsın.
Sen Türkiye’sin!
Sen küllerinden doğmayı bilenlere cesaret aşılayan bir cengâver,
Ayakta kalmak için başkalarının üzerine basmamayı şiar edinen bir yiğitsin…
Öğretmensin… Öğrenmeyi bilensin…
Ağaç dikmeden yağmur duasına çıkanların ardından şemsiye ile koşan bir hayalperestsin sen…
https://www.facebook.com/cayvarmi 
https://twitter.com/saskinkelimeler

Yazarın Diğer Yazıları