Merkez Bankasının Önceliği Enflasyon
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
MİLLİ GÜVENLİK KONFERANSI: YENİ TÜRKİYE YÜZ YILI STRATEJİK DİNAMİKLERİNİN GÜNCELLENMESİ
İLAÇTA BAĞIMSIZLIK EN AZ SAVUNMA SANAYİİNDEKİ BAĞIMSIZLIK KADAR ÖNEMLİDİR
SORMAZLAR MI???
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
BİD’AT VE HURÂFELERİN KÖKENİNDE CEHALET VE İHANET YATMAKTADIR
Zorunlu Eğitimi Kaldırdıktan Sonra Ne Olacak?
YAZMA ESERLERİN İZİNDE: KONYA’DAN DÜNYAYA UZANAN BİR HAFIZA KÖPRÜSÜ
EN İYİ ARKADAŞIM
Beni Seviyorsanız Resulümün (s.a.v.) Ahlakını Kuşanın! (3/31)
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Yeni Konya bu şehrin kendisidir.
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
Başka işimiz yok. Rabbimiz kazandıklarımızı yedirmeyi nasip etsin.
Kudüs ağlarken bize uyku haram.
Hergün,her saat,her dakika hatta her saniye gündemimiz Kudüs.
Hepimiz Kudüs gerçeğini daha iyi kavramalıyız.
Çocuklarımız Kudüs gerçeğini bilmeli.Sömetri tatilinde
Kudüs'e Mescid-i Aksa'ya ziyaret proğramları yapılmalı.
Çocuklarımız güzel karnelerinin hediyesi olarak,
Etrafı bereketli beldeleri ziyaretle ödüllendirilmeli.
Son devrin büyük âlimlerinden, hafız-ı kurra
Gönenli Mehmed Efendi Hocaefendi'den bir hatıra okudum.
Bu hatırayı sizlerle paylaşmak istedim.
"Bakın, size bir yağmur hikâyesi anlatayım, şimdi hatırıma getirildi.
Bendeniz karayoluyla ilk hacca giden kafilelerde bulundum.
Biliyorsunuz, uzun bir süre hacca gitmek yasaktı,
sonra ,Allah razı olsun, Menderes zamanında kanunlar müsaade etti.
İşte karayoluyla gidiyorduk.
(Birden ağlamaya başladı ve sağ elini kaldırarak ‘Hey hey...' der gibi
havada salladı ve devam etti.)
Biliyor musunuz, bu millet Kâbe'ye, hacca hatta hacıya bile âşıktır.
Urfa'dan geçiyorduk, otobüsün önüne insanlar yattı.
Evet evet, yanlış duymadınız,
(Eliyle önünde yol varmış da işaret ediyormuş gibi yaparak)
böyle yere yattılar. Yola yattılar yola...
‘Yahu bunlar ne yapıyor?' dedik, mecbur kapıyı açtık.
‘Kardeşim, ne istiyorsunuz?' diye sordu şoför.
‘Vallahi, bu hacca gidenler bizde misafir olmazsa yerden kalkmayacağız' dediler.
Aman yâ Rabbî!
Biz de vize işlemleri olduğunu, geç kalırsak kapıda çok zorluk çekeceğimizi
onlarla konuştuk, bir şekilde ikna etmeye çalıştık.
Neyse, gönüllerini aldık. Otobüste, ikramda bulundular...
(Hocaefendi hem ağladı hem ağlattı.) Ya, bu millet işte böyle âşıktır.
Yâ Rabbî! Sen, hac yollarını bize aç, bu aziz milleti Haremeyn'e hâdim eyle.
O yola gitmekten alıkoyan eşkıyadan bu milleti muhafaza eyle.
Bizler, evlâtlarımız, zürriyetimiz, inşâallah hayırlısıyla
o mübârek yollara gidelim ve gelelim.
Neyse efendim, Kudüs'e dört beş otobüs peş peşe geldik.
Biz, tam kapının olduğu yerden şehre girdik, birdenbire gök gürledi.
Bir rahmet, bir yağmur ki sormayın...
Fesübhânellah! Fakat o anda acayip bir şey oldu.
Normalde yağmur yağdığında herkes sokaklardan kaçar,
ıslanmamak için bir yere dâhil olur.
Ama Kudüs'te yağmurun yağmasıyla insanlar sokağa döküldü.
Bizim hacıların bulunduğu otobüs kafilesinin etrafı insan seline döndü.
Öyle ki arabaları sallıyor, pencerelere vuruyor,
ağlayarak ve yüksek sesle bir şeyler söylüyorlardı.
(Sanki olan biteni anlamıyormuş gibi tecâhül göstererek)
Ben de görevliye sordum: ‘Kardeşim, ne bu gürültü,
ne bu nümayiş? Bunlar ne bağırıp çağırıyorlar?' diye.
Kafile başkanı ağlayarak bana ne dese beğenirsiniz?
"Hocam, hep bir ağızdan ‘Kudüs'ün sahipleri geldi,
Allah Teâlâ da yağmur indirdi' diye bağırıyorlar.”
Meğer üç senedir Kudüs'e bir damla yağmur yağmamış.
Ama ne acayip tecellidir ki bizim arabaların geldiği an,
Cenâb-ı Mevlâ yağmur indiriverdi. Orada olduğumuz müddetçe insanlar,
bu rahmete ve yağmura doya doya kandılar.
"Ey Rabb'imiz! Kudüs'ü küffâr elinden kurtar.
Mü'minleri aziz eyle, şu zilletten cümlemizi halâs eyle.
Bu necip milletimizi tekrar o mübârek beldelere hâdim eyle...
Korktuklarımızdan emin eyle,
kâfirlerin şerrinden bir an önce insanlarımızı kurtarıp halâs eyle.
Sen bizim Mevlâmızsın, kâfirlere karşı bize zaferle yardım eyle.
Dinine yardım edenleri muzaffer eyle.
Müslümanlara eziyet edenleri perişan eyle.”
BİR KİBRİTLİK DÜNYA YA DA BİR DELİNİN DÜNYASI
Korkunun Ecele Faydası Yok!
O Günler Çok Uzak Değil
Şehit Yener’in Yediği Kurşun Kılıçdaroğlu’na Atılan Yumruk Kadar Konuşulmadı
Sudan Bahaneler
NE ARARSAN VAR…
HER ŞEY DAHA GÜZEL OLACAK
KİME DERS?
SOĞANSIZ OLUR VATANSIZ OLMAZ
HAYIRLI SEÇİMLER