DOLAR
44,22
EURO
51,39
STERLİN
59,28
GRAM
7.477,89
ÇEYREK
12.350,44
YARIM ALTIN
24.618,54
CUMHURİYET ALTINI
49.027,50
Nurettin BAY
Nurettin BAY
nureddinbay@gmail.com
08 Mart 2026 Pazar günü yayınlandı
DİĞER YAZARLARIMIZ

8 Mart’ın Hatırlattığı Büyük Hakikat: Veda Hutbesi

Bugün 8 Mart… Dünyanın pek çok ülkesinde Dünya Kadınlar Günü olarak anılan bu tarih, İslam tarihi açısından son derece derin bir hatırayı içinde barındırıyor. Zira insanlık tarihinin en kapsamlı ahlak ve hukuk metinlerinden biri kabul edilen Veda Hutbesi'nin yıl dönümü bu güne rastlıyor. Bir tevafuk mudur yoksa hakikat midir bilinmez, Veda Hutbesi'nde altı çizilen önemli kalemlerden birini kadın hakları oluşturmaktadır. Kadının insandan sayılmadığı bir dönemde Allah'ın elçisi bugünün sözde medeni dünyasında  eşiğine bile ulaşılamayan korunaklı bir dünya inşa etmiştir onlara…

İslam'ın son peygamberi Hz. Muhammed, hicretin 10. yılında, miladi 632'de, hac ibadeti sırasında Arafat'ta yüz bini aşkın Müslümana hitap ederek tarihe geçen bu hutbeyi irad etti. Aradan yaklaşık 1394 yıl geçmiş olmasına rağmen bu hitap, yalnız Müslümanlar için değil bütün insanlık için evrensel ilkeler taşıyan bir rehber niteliğini koruyor.

Allah'a hamd ile başlayan hutbesinde Peygamber Efendimiz, sahabeye hitaben belki de bir daha böyle bir hac buluşmasında bir araya gelemeyeceklerini ifade ediyor. Nitekim kısa bir süre sonra vefat etmiş ve Müslümanlarla böyle büyük bir topluluk önünde yeniden buluşma gerçekleşmemiştir. Bu yönüyle Veda Hutbesi, onun ümmetine bıraktığı son büyük mesajlardan biri olarak kabul edilmektedir. 

Hutbenin merkezinde insan onuru vardır. Peygamber Efendimiz, insanların canlarının, mallarının ve namuslarının dokunulmaz olduğunu açık bir şekilde ifade ederek bu hakların kutsallığını vurgulamıştır. Bu yönüyle Veda Hutbesi, modern çağda ortaya çıkan insan hakları bildirgelerinden asırlar önce insanlığa sunulmuş evrensel bir hak, hukuk ve ahlak beyannamesi olarak görülmektedir.

Dikkat çeken bir başka yön ise kadın haklarına yapılan güçlü vurgu olmuştur. Peygamber Efendimiz hutbede, "Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim” diyerek kadınların Allah'ın bir emaneti olduğunu hatırlatmış, aile içinde karşılıklı hak ve sorumlulukların bulunduğunu açıkça dile getirmiştir. Bugün kadın haklarının tartışıldığı bir çağda bu ifadeler, İslam'ın kadına verdiği değerin tarihî bir belgesi olarak değerlendirilmektedir.

Veda Hutbesi aynı zamanda insanlığın en eski hastalıklarından biri olan ırkçılığı da kesin bir şekilde reddeder. Peygamber Efendimiz bütün insanların Hz. Âdem'in çocukları olduğunu hatırlatarak, "Arap'ın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap'a üstünlüğü yoktur” sözleriyle üstünlüğün yalnızca takvada olduğunu vurgulamıştır.

Hutbede Müslümanlara iki büyük emanet bırakıldığı da ifade edilmektedir: Kur'an-ı Kerim ve Peygamberin sünneti. Bu iki kaynağa sarılanların doğru yoldan ayrılmayacağı belirtilirken, insanlığın huzur ve selameti için temel ilkeler de hatırlatılmıştır: Allah'a ortak koşmamak, haksız yere cana kıymamak, zina etmemek ve hırsızlıktan uzak durmak.

Aradan geçen yaklaşık on dört asra rağmen Veda Hutbesi'nin mesajları bugün de canlılığını korumakta. 8 Mart dünya genelinde Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanırken, Veda Hutbesi'nin insanlığa sunduğu adalet, merhamet ve kardeşlik çağrısı bu tarihe ayrı bir anlam kazandırmaktadır.

Belki de bugün için en anlamlı dilek şudur: İnsanlığın bu büyük hitabın ruhunu yeniden anlayabildiği günler… Çünkü Veda Hutbesi, yalnızca bir dönemin değil, bütün çağların vicdanına hitap eden evrensel bir çağrıdır.

Yazarın Diğer Yazıları