Doktor ile Müezzini Barıştırmamız Lazım
Dolar Uçurumdan Aşağı Yuvarlanmaya Başladı
YENİDÜNYA DÜZENİNE GEÇİŞ SÜRECİNDE TÜRKİYE
KANALİZASYON PATLADI!
BİZ HER GÜN, SEN BİR GÜN
“EPSTEİN DOSYASI” VE İSRAİL İSTİHBARATI
BİREYSELCİLİKTEN MEALCİLİĞE
İrtifa kaybeden muhalefet
MÜ’MİN; KORKU VE ÜMİT ARASINDA YAŞAMALIDIR
Yürüyün, Durmayın! Durursanız Sırat’tan Düşersiniz.
Ey Galibiyet! Bizim Kapıyı da Çal
Artık Çağdaş Atan’ı değiştirmeye gerek yok
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Maveraünnehir’den Anadolu’ya Özbekistan ve Türkiye Kardeşliği
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
YIKIM
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
Ankara’nın Konya Gibi Bir Modele İhtiyacı Var
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Bundan 15 yıl önceydi. Bir kurban bayramı akşamı.İstihbaratı aldığımızda kulaklarımıza inanamadık. Kerkük Caddesinde bir binanın çöktüğü iddia ediliyordu. Konya'da böyle bir şeye nasıl inanılabilirdi ki?
Gerisini hatırlarsınız. Tarihe Zümrüt Apartmanı Faciası olarak geçti. 92 kardeşimizi kaybettik. Hem şehir olarak hem ülke olarak panik dolu günler yaşadık. Türkiye'nin deprem riski en az illerinden biri olan Konya'da bir binanın çökmesini kabullenemedik.
Kurallara uymamanın, vurdumduymazlığın, ihmalkârlığın bedelini çok ama çok ağır ödedik. Daha önce yaşadığımız Marmara depremi bir miktar duyarlılık oluşturmuştu. Konya'da, dümdüz bir alanda, prestijli bir caddede, sağlam görünümlü bir binada yaşanan bu hazin hadise duyarlılığımız bir kat daha artırdı.
Sonrasında kaç bina sahibi, binasının sağlam olup olmadığını araştırdı, kaç binada güçlendirme çalışması yapıldı bilmiyorum. Ama İstanbul Kartal'dan gelen acı haber, tüm yaşananlardan gerekli dersi almadığımızı gösteriyor.
İlk gelen haberler Kartal'da çöken binanın üç katının kaçak olduğu yönünde. Vali bey zemin katta yer alan atölyenin de ruhsatsız olduğunu açıkladı. Böyle bir durumu doğal karşılamak mümkün değildir.
Aynı gün Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un yaptığı açıklama da manidar. Bakanın bu hadiseden saatler önce yaptığı konuşma üzerinden hareket edecek olursak yapılacak çok şey olduğunu söyleyebiliriz. Bakan Kurum; ülkemizde her yıl 300 bin konutun inşa edileceğini bildirdi. Her yıl 300 bin konuta rağmen ülkemizdeki kentsel dönüşümün 20 yıl süreceğini ifade etti.
Özelde kimseyi suçlamıyorum. Genelde hepimiz suçluyuz. Cumhuriyet döneminden bu tarafa yapılan binaların neredeyse tamamına yakınının yeniden inşa edilmesi gerekiyor. Depremden sonra alınan kararların ardından ikibinli yıllardan sonra yapılan binaları hariç tutuyorum. Oluşan duyarlılık ve yapılan kanuni düzenleme sonrasında son yıllarda yapılan binaların sağlam olduğunu düşünüyorum.
Önce deprem nedeni ile Marmara bölgesinde, sonra Konya'da, şimdi de İstanbul'da yaşadığımız bu acı tecrübelerden ders almayanlara bir çağrıda bulunuyorum. Özellikle 2000 yılından önce yapılan binaların yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor. Konya'da bir zamanlar kanunen serbest olduğu için inşa edilen çok katlı yığma binalara yeniden dikkat çekmek istiyorum. Lütfen binalarınızı yeniden kontrol ediniz. Aksi halde ihmalinizden dolayı yaşanabilecek tüm olumsuzluklardan sorumlusunuz. Kanunen alacağınız cezadan bahsetmiyorum. Devletin ilgili kurum ve birimlerinin tüm çağrılarına rağmen binalarını kontrolünü yapmayan, yeterli duyarlılığı göstermeyen bina sahipleri ahirette de sorumlu olacaklardır. Duyarsızlık ve ihmalden dolayı yaşanabilecek bir çökme hadisesinde insanların ölümüne sebebiyetin adını ben değil ilahiyatçılar koysun.
İnşaat sektörü zor günler yaşıyor. İnşaat sektörünü yeniden canlandırmak gerekmektedir. Kentsel dönüşümün hızlanması olası bu tür riskleri en aza indirecektir. İnşaat sektörü ayrıca ekonominin tamamına canlılık katmaktadır. Sanırım bu konuda hükümetin de, belediyelerin de, sektör temsilcilerinin de yapacakları şeyler var. Bu arada ekonomide yaşadığımız çalkalanma ile birlikte parasını faiz, döviz ve altında tutanlara da bir sözüm var. Geliniz, ülkemizi büyük risklerden kurtaracak olan ve aynı zamanda ekonomimizi canlandırıp, istihdama katkı sağlayacak olan inşaat sektörüne yatırım yapınız. Ev alın, daire alın, işyeri alın, kooperatiflere üye olun.
İstanbul Kartal'da yaşadığımız bu büyük acının, son acımız olmasını diliyorum.
Doktor ile Müezzini Barıştırmamız Lazım
Konya’daki müessif hadisede Doktor mu Haklı, Müezzin mi?
Perde önünde ABD-İran savaşı, perde gerisinde Türkiye-İsrail savaşı
Tarihi Okuyamayanlar, Tarihin Altında Kalır
Bu adam ya çok zeki… ya da zır deli
Emlak vergisi meselesi: Beş kat mı, üç kat mı, algı mı gerçek mi?
Konya’yı uçuran başarının sırrı
Ah sarı öküz, vah sarı öküz! Güler misin ağlar mısın?
Özgürlük Dışarıdan Gelmez Düşündünüz mü? “İran karışırsa ne olur?”
Emeklinin umudu Erdoğan