Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Eko -Trump Ekonomi Yorumcularının Ayarlarını Bozdu
DOSTLARIN KALEMİNDEN
KADIN, ERKEK VE KAYBOLAN DENGE
NESİLLLERİMİZİ HAKİKATİN DOĞRULARIYLA YETİŞTİRMELİYİZ
Yolun Sonu Kupa Olsun
Final sana yakıştı
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
Bakanlıkların Baş Belâsı: İletişimsizlik
Vasatlıktan Çıkış Nasıl Olur?
5G NE KADAR GÜVENLİ?
İMAM BUHARİ’YE İHTİRAM, HALKA SELAM VE TAAM
Bir Dergi Kapağından Türbelerin Hafızasına
YARATILIŞ GAYEMİZ
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
RED ETME
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Doksanlar Türkiye'nin kara ve karanlık günleriydi. Terörün zirve yaptığı, faili meçhul cinayetlerin kol gezdiği, ekonominin dip yaptığı yıllar…
Dönemin cumhurbaşkanı Demirel, ülkenin 70 sente muhtaç hale geldiğini haykırırken, kısa aralıklarla değişen koalisyon hükümetleri ekonomideki yangını söndürmeye muktedir olamıyorlardı.
Türkiye'nin borç batağında olduğu zamanlar… Yüz yıllık aradan sonra Avrupalılar bir kez daha Türkiye'den bahsederken ‘Avrupa'nın hasta adamı' tabirini kullanmaya başlamışlar, leş kargaları gibi yere düşüp hareketsiz kalacağımız anı bekliyorlardı.
Halk fakru zaruret içerisinde harap haldeyken Türkiye'nin ortasındaki bir ilden güzel haberler yayılıyordu. Başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere metropol illerde içilecek su bulunamaz, sokaklarda çöp dağları oluşurken Konya'da her yer güllük gülistanlıktık. Üstelik Konya belediyesi muhalif bir belediye idi. Devletten 1 kuruş yardım alamıyordu. Konya cezalıydı, Konyalılar üvey evlattı.
Ancak her şeye rağmen belediye çalışıyordu, halk memnundu.
Türkiye'de herkesin bu başarının sırrını öğrenmeye çalıştığı o günlerde gazetelerde şöyle bir haber çıktı.
"Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Halil Ürün, biz belediye olarak devletimize borç verebiliriz. "
Yerel medyaya yansıyan bir cümle beni 25-30 yıl geriye götürdü. Yerel medyaya icraatları hakkında bilgi veren Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, belediye olarak yaptıkları hizmetleri anlattıktan sonra konuşmasını ‘Belediye olarak herhangi bir borcumuz yok, tüm yatırımları kendi öz kaynaklarımızla yapıyoruz, bankalardan kredi kullanmıyoruz. "
Sosyal medyadan yazsaydım, bu cümleyi beğenir, retweet yapar ve arkasına bolca alkış emojisi kordum.
Tebrikler Hasan başkan.
Bir Konya geleneğini yaşattığım için...
Hiç kimseye el açmadan yatırım yaptığın için…
Bankalara bulaşmadığın için…
Ve bunları ilçede hiçbir eksik hizmet bırakmadan başardığın için…
Şu cümlesi de çok hoşuma gitti Hasan Kılca'nın, "ilçemde yaşayan 372 bin kişinin emanetini omuzlarımda taşıyorum. Bu emanete halel getirmemek için gayret ediyorum. "
Bu cümleyi duyduktan sonra zaten yukarıdaki başarının sırrı ortaya çıkıyor.
Karatay Belediye Başkanlığı gerçekten 372 bin insanın emanetidir.
Emaneti korumak ise mümin şiarıdır.
Böyle belediye başkanları olduğu müddetçe Konya'nın sırtı yere gelmez. Örnek olmaya, model olmaya devam ederiz.
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Konya’nın Gizli Mimarları
Bir Neslin Kırılma Noktası: İstikamet…!
Hesap Tutmadı: Washington’ın İran Yanılgısı
Sultan Selim restorasyonda… Meydan’a mescit talebi
İran Çetin Ceviz Çıktı
8 Mart’ın Hatırlattığı Büyük Hakikat: Veda Hutbesi
Müslümanların Büyük İmtihanı “Ne tarafta yer alacağız?”
Konya Büyükşehir Belediyesi uzaya taşınıyor.
Tabeladaki “Konya’’ Gerçekten Konya mı?