DÜNYAYA GELMEKLE İŞ BİTMİYOR
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
Ölüm Güzel Şey
Reel sektör faiz tehdidi altında
YENİ DÜNYA DÜZENİNİN ŞAFAĞINA DOĞRU
Yardım Değil Destek!
“İYİ Kİ VARSINIZ“
KONYA’DA CADDELER, PARKLAR, ÇARŞILAR ÇIPLAKLAR KAMPI OLDU DA BİZİM Mİ HABERİMİZ YOK?
2 ASIRLIK HATANIN BEDELİ KAYBOLAN GENÇLİK
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
HİCRET BİR YOLCULUK DEĞİL BİR DURUŞTUR HİCRET BİR TARİH DEĞİL BİR HAYAT TARZIDIR
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
Yüzlerce yıl süren bir didişmenin hesaplaşmasıydı Birinci Dünya Savaşı. Hesap tam kesilemeyince aynı dünya bir anda kendini ikincisinde buldu. Savaşanlar Avrupalı devletlerken, fatura nedense İslam Dünyasına kesildi. Osmanlı Devletinden 50’nin üzerinden yeni devletçik ürettiler.
İkinci Dünya savaşından 1990’a kadar devam eden çift kutuplu dünya, günümüze göre daha barış içinde bir dünyaydı. Kutbun bir tarafı Amerika, diğer tarafı Sovyetler Birliği idi. Bir tarafta vahşi kapitalizm, diğer tarafta despot komünizm.
Sonra bir anda komünizm yıkıldı. Dünya tek kutuplu bir sisteme dönüşüverdi. Dönüşmesiyle birlikte dünyada savaş, kan, gözyaşı hakim oldu. Ve yine nedense savaşın ve gözyaşının hakim olduğu coğrafyalar yine bizim coğrafyalar oldu. Yani İslam dünyası. Filistin, Afganistan, Irak, Yemen, Sudan vb.
Demirperde ülkelerde başlatılan turuncu devrimlerin adı, Afrika’nın kuzeyinde bahar olarak değiştirildi. Dışı en güzel ambalaj malzemeleriyle süslenen Bahar Paketinin içinde ne çıktığını hepimiz gördük. Ve o bahar zaman kaybedilmeden hemen Ortadoğu’ya ihraç edildi. İlk kurban Suriye oldu.
Başarabilselerdi ikincisi Türkiye olarak planlanmıştı. Önce Gezi, ardından 17-25 Aralık, daha sonra Kobani vs… Ancak Osmanlı’dan bugüne defalarca benzer senaryolarla karşı karşıya kalan Türk Milleti bu sefer oyuna gelmedi. Bundan sonra da gelmez inşallah.
Şimdi yeni bir tirajı komik senaryoyla karşı karşıyayız. Oyun bu sefer hiç kimsenin tahmin edemediği bir yerde oynanıyor. Avrupa’da.
Oyunun burada oynanmasını herkes garipsedi. Hem Avrupa hem dünya şaşırdı. Zaten senaryoyu yazanlar hep şaşırtarak işe başlarlar. Bundan birkaç yıl önce Suriye kan gölüne dönecek denilseydi kimse inanır mıydı?
Merak etmeyin, Avrupa’daki oyunun amacı burayı kan gölüne çevirmek değil. Avrupalılara ve tüm dünya insanlarına Müslümanların ne kadar tehlikeli insanlar olduğunu anlatmaya çalışmak. Son aylarda Avrupalıların vicdanında yer tutan Suriye dramını unutturmak.
Amaç, Avrupa’ya mülteci akınını önlemek.
Amaç, Avrupa’da yükselen değer olan İslam’ın önünü kesmek.
Amaç, Avrupa’da yaşayan tüm Müslümanlara baskı uygulayarak onları oradan kovdurmak.
Amaç, Avrupa devletlerine DAEŞ mücadelesi kılıfında daha fazla Müslüman katliamı yaptırmak.
Kısaca tüm hesapları İslam ile, tüm mücadeleleri Müslümanlarla.
Bir taşla daha ne kadar taş vurduklarını tahmin etmek imkansız.
Tüm bunlar olurken sesiz ama mutlu bir ülke var Ortadoğu’da. İsrail.
Ve ayrıca bölgenin başta petrol olmak üzere batıya akıtılan tüm yer altı ve yer üstü kaynakları da çabası.
İsmini bahar koyduklarında hiçbirimiz sormadık, hangi bahar diye. Malumunuz baharlar ilk ve son olmak üzere iki tanedir.
Görünen; bahar onlara hep ilk, bize de hep son olmakta…. Şimdi Avrupa’nın bahar zamanı. Onlar ne planladılar bilmiyorum ama bildiğim, Allah’ın da bir hesabı var…
KONYA’DA CADDELER, PARKLAR, ÇARŞILAR ÇIPLAKLAR KAMPI OLDU DA BİZİM Mİ HABERİMİZ YOK?
Yeni Konya bu şehrin kendisidir.
Derviş meşrepli bir başkanın ardından
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Konya’nın Gizli Mimarları
Bir Neslin Kırılma Noktası: İstikamet…!
Hesap Tutmadı: Washington’ın İran Yanılgısı
Sultan Selim restorasyonda… Meydan’a mescit talebi
İran Çetin Ceviz Çıktı
8 Mart’ın Hatırlattığı Büyük Hakikat: Veda Hutbesi