RAMAZAN’DAN BAYRAMA BİR AYLIK TERBİYE BİR ÖMÜRLÜK DİRİLİŞ
ÇANAKKALE’Yİ HATIRLAMAK
AK Parti Neden İvme Yakalayamadı?
Dezenflasyon programından taviz yok
ŞEKER DEĞİL, ŞÜKÜR BAYRAMI
RAMAZANDAN İSTİFADE EDEBİLMEK
Alaeddin’den Mevlânâ’ya Ramazan Yürüyüşü
ÜNLÜ EDELİM
KONYA’DAN NEVÂÎ VİLAYETİNE TİCARİ YATIRIM FIRSATLARI VE KARDEŞLİK KÖPRÜSÜ
Kalem, insanın dünyada bıraktığı en uzun ve kalıcı ayak izidir
Gündem Değil, Vicdan Örtülüyor
Epic Fury: Ortadoğu’da Jeopolitik Bir İntiharın Anatomisi
Konyaspor’dan müthiş dönüş… Futbolu işte bunun için seviyoruz.
İran Çetin Ceviz Çıktı
Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
SENİN DÜNÜR
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Türkiye yeni bir siyasi süreçten geçiyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin 16 Nisan 2017 tarihinde halkoylaması ile kabul edilmesi, demokrasi tarihimizin önemli dönüm noktalarından biridir. Sistemin kabul edilmesinden sonraki ilk sınavı millet olarak 24 Haziran'da vereceğiz.
Halk arasında İttifak ile koalisyon kavramlarının karıştırıldığını üzülerek görmekteyim. İttifaklar belirli amaca yönelik kısa süreli birlikteliklerdir. İttifaklarda mesele sadece ittifak kuran partilerle ilgilidir. İttifak eden partilerin menfaatleri gözetilir. İttifaklarda ülkeyi yönetme sorumluluğu gibi bir sorumluluk yoktur.
Koalisyon ise hükümet kurma modelidir. Koalisyonda hem her iki partinin menfaatleri hem de ülkenin menfaatleri gözetilir. Yani özetle ittifak kurmak kolay, koalisyon oluşturmak zordur. Sadece seçime kadar süren bir birliktelikte partiler birbirlerine tahammül edebilirler. Koalisyonlarda ise birçok bileşen devreye girdiğinden dolayı iş zorlaşır.
Flört hadisesine karşı birisiyim. Ancak anlaşılsın diye flört örneğinden hareket edecek olursak, ittifaklar evlilikten önceki flörte benzerler. Taraflar flörtte daha dikkatli davranır, açıklarını pek belli etmezler. Koalisyon ise evlilik gibidir. Tarafların flörtte birbirlerine hissettirmedikleri tüm eksiklikler evlilikte ortaya çıkar.
Muhalif basının önceki seçimlerde koalisyonları büyük bir demokrasi nimeti gibi gösteren yayınlarını hatırlamayanınız yoktur. Bu doğru değildir. Hiç kimse koalisyonlara demokrasi nimeti diyemez. Koalisyonlar olsa olsa demokrasilerin kaçış rampaları olabilirler. Aracı devirmektense, kaçış rampasına vurmak daha ehvendir.
24 Haziran seçimleri ne getirir, ne götürür bilemeyiz. Ancak 24 Haziran için bir duamız var. Diyoruz ki, cumhurbaşkanlığı da meclis çoğunluğu da tek partide olsun. Recep Tayyip Erdoğan'ın seçim sloganı olarak "güçlü hükümet, güçlü meclis, güçlü Türkiye” sloganını kullanması boşuna değildir. Türkiye'nin bekası için bu çok önemlidir. Aksi takdirde Türkiye 1970'lerin, 1990'ların kör dövüşlü koalisyonlarına mahkum olacak, kaybeden millet olacaktır.
Oruç olduğumuzdan mıdır, yoksa seçim süresinin kısalığından mıdır bilinmez, seçim havası bir türlü oluşmadı. Hani, sanki 24 Haziran'da sandık başlarına gidilecek, ondan sonra da yolumuza devam edeceğiz. Durum hiç de böyle değildir. Durum çok ciddidir.
Durumun ciddiyetinin farkına varmak gerekmektedir. Varmayanları vardırmak gerekmektedir.
Peki, durum nedir?
Türkiye 25 Haziran'a bir başka uyanacaktır. Eğer herhangi bir aday cumhurbaşkanı seçilemediyse ve eğer herhangi bir parti meclis çoğunluğunu elde edemediyse, tıpkı 7 Haziran'da olduğu gibi zor bir dönem bizi beklemektedir. İçeriden ve dışarıdan baskı altına alınan Türkiye'nin yeni bir 7 Haziran sendromu yaşama takati yoktur. Millet olarak da yeni bir sıkıntılı sürece hazır değiliz.
Üzerinde fazla düşünülmeden, artıları eksileri hesaplanmadan dışarıdan bir yerlerden pompalanan, masum görünümlü bir algı Türkiye'nin kaderini çizecek gibi görünmektedir. "Cumhurbaşkanlığında Reise vereceğiz ama milletvekilliğinde vermeyeceğiz, biraz ders alsınlar”
Kim ders alacak, niye alacak, aldığında ne olacak, meclis çoğunluğunu elde etmeyen bir parti ülkeyi nasıl yönetecek? Bunları düşünen yok.
Sorduğumuzda "varsın koalisyon olsun” denilmektedir.
Ben "varsın koalisyon olsun” diyenlerin gerçekten koalisyonun ne olduğunu bildiklerini sanmıyorum. Bir an önce Türkiye'nin koalisyonlar tarihini okumalarında fayda görüyorum.
Bakınız ittifakların birinde koalisyona en yakın bir parti diyor ki, seçimden sonra "af getireceğiz”. Koalisyon kuracakları muhtemel diğer parti ise "af maf yok” diyor.
Her iki parti de kendi menfaatleri açısından haklı görünebilir. Peki, ülke menfaatleri söz konusu olduğunda ne olacak?
En baştan dedim ya, ittifak ile koalisyon ayrı şeyler, karıştırmamak lazım diye…
Flört ile evlilik örneğinde olduğu gibi…
İran Çetin Ceviz Çıktı
8 Mart’ın Hatırlattığı Büyük Hakikat: Veda Hutbesi
Müslümanların Büyük İmtihanı “Ne tarafta yer alacağız?”
Konya Büyükşehir Belediyesi uzaya taşınıyor.
Tabeladaki “Konya’’ Gerçekten Konya mı?
Konya’dan bir Erdoğan geçti
CHP’nin Eksiye Yürüyüşü
Ramazan Fırsatçıları Yine Sahnede
Doktor ile Müezzini Barıştırmamız Lazım
Konya’daki müessif hadisede Doktor mu Haklı, Müezzin mi?