DOLAR
43,80
EURO
52,01
STERLİN
59,86
GRAM
7.388,56
ÇEYREK
12.241,98
YARIM ALTIN
24.370,85
CUMHURİYET ALTINI
48.297,24
Nurettin BAY
Nurettin BAY
nureddinbay@gmail.com
15 Şubat 2026 Pazar günü yayınlandı
DİĞER YAZARLARIMIZ

Konya’dan bir Erdoğan geçti

Geçtiğimiz cuma günü Konya, önemli bir misafiri ağırladı. Grubumuzdan Mustafa Tatlısu'nun özel organizasyonu ile şehre gelen İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan, çeşitli programlara katıldı; gençlerle buluştu, iş dünyası temsilcileriyle sohbet etti, kanaat önderleriyle bir araya geldi. 

Uzun yıllardır mesleğin içindeyim. Bu süre zarfında Türkiye'nin yakın siyasi tarihine damga vurmuş birçok lideri ve onların aile çevrelerini kamuoyuna yansıyan yönleriyle takip etme imkânım oldu. Üst düzey devlet görevlerinde bulunan isimlerin çocukları, ister istemez kamuoyunun dikkatine açık bir hayat sürerler. Böyle bir atmosferde büyümek, sıradan bir tecrübe değildir. Her adımınızın büyüteç altında olduğu bir dünyada ya savrulursunuz ya da duruş inşa edersiniz.

Bilal Erdoğan, genç yaşta böylesi bir kamusal görünürlüğün içine doğmuş bir isim. Babasının başbakanlığıyla başlayan ve cumhurbaşkanlığıyla devam eden süreçte, hayatının büyük kısmı kamuoyunun gözü önünde geçti. Bu durum, avantajdan çok yük getiren bir durum. Zira soyadınız, sizinle birlikte yürür. 

Konya'daki programlarda kendisini yakından tanımak imkanı doğdu. Özellikle gençlerle yaptığı söyleşide dikkat çeken husus, meseleleri ele alış biçimiydi. Akademik arka planı, yabancı dil hâkimiyeti, uluslararası tecrübesi, ülke ve dünya gündemine dair analizlerinde kendini gösteriyor. Sahip olduğu donanımı,  yerel değerlerle çatıştırmadan sentezleyebilmesi önemli bir meziyet. 

Bilal Erdoğan'da  şu 3 husus ön plana çıkıyor. 

Birincisi; değer vurgusu. Gençliğin inanç ve kültür temelinde yetişmesi gerektiğine dair yaklaşımı Anadolu'da  karşılık bulan bir perspektif. Bu, nostaljik bir söylem değil; aksine küresel dünyanın meydan okumaları karşısında kimlikli bir duruş. 

İkincisi; üslup. Siyasi atmosferin sertleştiği bir dönemde, daha sakin, daha ölçülü bir dil tercih etmesi dikkat çekici. Kamuoyunda tanınan birçok isim için mütevazılık kolay telaffuz edilir ama zor taşınır bir özellik. Sahadaki gözlemim, bunun söylemden ibaret olmadığı yönünde. Camide, çarşıda, sokakta, öğrenciler arasında ve özel oturumlarda  bunu gösterdi. 

Üçüncüsü; sivil alan vurgusu. Siyasi hedefi olmadığını açıkça ifade etti. Ancak Türkiye'de sivil toplumun gücü, zaman zaman siyasetin de önünü açan bir zemin üretir. Vakıf çalışmaları, gençlik organizasyonları ve kültürel faaliyetler üzerinden yürüyen bir hat inşa ettiği görülüyor. 

Son günlerde Bilal Erdoğan'ın ileride siyasi bir görev üstlenip üstlenmeyeceği konuşuluyor. Kendisi şu an için böyle bir hedefi olmadığını ifade ediyor; bu beyan esastır. Ancak Türkiye'de şartlar ve zaman yeni sorumluluklar doğurabilir. Eğer bir gün böyle bir irade ortaya koyarsa, gençliği, birikimi ve vizyonuyla ülkeye katkı sunabilecek bir potansiyele sahip olduğu kanaatindeyim. Zaman ne gösterir bilinmez; önemli olan, hangi zeminde olursa olsun millete hizmet istikametidir.

Yazarın Diğer Yazıları