Doktor ile Müezzini Barıştırmamız Lazım
Dolar Uçurumdan Aşağı Yuvarlanmaya Başladı
YENİDÜNYA DÜZENİNE GEÇİŞ SÜRECİNDE TÜRKİYE
KANALİZASYON PATLADI!
BİZ HER GÜN, SEN BİR GÜN
“EPSTEİN DOSYASI” VE İSRAİL İSTİHBARATI
BİREYSELCİLİKTEN MEALCİLİĞE
İrtifa kaybeden muhalefet
MÜ’MİN; KORKU VE ÜMİT ARASINDA YAŞAMALIDIR
Yürüyün, Durmayın! Durursanız Sırat’tan Düşersiniz.
Ey Galibiyet! Bizim Kapıyı da Çal
Artık Çağdaş Atan’ı değiştirmeye gerek yok
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Maveraünnehir’den Anadolu’ya Özbekistan ve Türkiye Kardeşliği
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
YIKIM
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
Ankara’nın Konya Gibi Bir Modele İhtiyacı Var
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
2019 seçimleri Türkiye Cumhuriyeti siyasi tarihinde önemli bir dönüm noktası olacak. Yüz yıllık mevcut sistem son bulacak. Türkiye'ye has yeni bir sistem olan Cumhurbaşkanlığı sistemi başlayacak.
Seçilen cumhurbaşkanı yeni dönemin ilk cumhurbaşkanı olacak. Yürütme erki artık tek elden yönetilecek.
Bir işe nasıl başlanırsa devamı da öyle gelir. Ondan dolayı da yeni sisteme iyi bir başlangıç yapmak şart. Bu başlangıç beraberinde yeni siyasi tarihimizin yazılı olmayan kurallarını da oluşturacak. Türkiye'yi yönetenler de, yönetmeye talip olanlar da bunun farkındalar. 2019 seçimlerine hiçbir seçimde olmadığı kadar asılacaklar.
2019 savaşları erken başladı. Cemaziyülevvelini çok iyi bildiğimiz medya ile ilk hamleyi yaptılar. Belli ki bu savaşlarda en hassas noktalara basılacak. Bam tellerine dokunulacak.
Tepe'de Erdoğan-Gül-Davutoğlu kavgası başlatılmaya çalışılıyor idi, başlatıldı. Ulusal haber kanallarındaki açıkoturumlarda birkaç gündür bu konular konuşuluyor. Dava'yı en tepe noktada temsil edenlerin dikkatli olmaları gerekiyor. Bu kavganın Dava'yı yaralama amaçlı olduğu belli. Kavgayı kimin başlattığına bakmak gerekir. Bu kavgayı başlatanlar ve devam ettirmeye çalışanlar hangi tarihte dost olmuşlar. 2002'i de mi, 2007'de mi, 2010'da mı, 17- 25 Aralık'tan sonra mı? 15 Temmuz'un akabinde mi? Yoksa Referandum sonrasında mı? Dostluklarının başladığı tarihi iyi araştırsınlar yeter.
Tepe'de devam ettirilmeye çalışılan kavga ile birlikte, halkın da hassasiyetlerine dokunulmaya başlandı.
Önce adı "Milli” olan gazete asparagas bir habere imza attı. Gazete gerçekleri ters-düz ederek, İsrail zulmünün ele alındığı bir konferansı, İsrail'e güzellemeler yapılan bir konferans olarak yansıttı. Haber 15 gün bekletilerek yayımlandı. Haber'in özellikle 21 Aralık'ta Erdoğan önderliğindeki Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kazanılan başarıdan sonra yayımlanması dikkat çekti.
Diğer cenahta ise "Sözcü Gazetesi” ile toplumun başka bir hassasiyeti sınandı. Meral Akşener ile yapılan özel röportajda, Konya ve Tokat'ta silahlı eğitim kamplarının oluşturulduğu ve burada eğitim görenlerin 2019 seçimlerinde Ak Parti lehine kullanılacağı iddia edildi.
Burada dikkat çeken konu, Neden Konya ve Tokat? Çünkü Konya muhafazakar, Tokat ise milliyetçi toplumsal yapısı ile bilinen iller. Yani, iki il bilinerek özenle seçilmiş. Bahçeli'nin "cumhur ittifak”ını hedef alan özel bir çalışma.
Belli ki, bundan sonra benzer oyunlar oynanmaya devam edecek. Milletimizin dikkatli olması gerekiyor.
Tüm bu senaryoların devam ettiği son bir haftada iki çok önemli açıklamaya dikkatinizi çekmek istiyorum.
Birincisi Cumhurbaşkanına ait. Muhatabı belediye başkanları. "Şikâyetlere kayıtsız kalmayın. Halkın istemediği bir projeye, icraata başlamayın. 2019 yılına kadar tüm teşkilatımız ve belediye başkanlarımız Ak Parti Belediyeciliğinin farkını ortaya koymalı. Daha fazla proje üreterek halkın gönlünü kazanın”.
İkincisi ise Ak Parti Genel Başkan yardımcısı Mahir Ünal'dan geldi.”Burada bizim altını çizdiğimiz şey şu, Ak Parti'liler birbirleriyle medya üzerinden konuşmazlar. Ak Parti, partilerden bir parti değildir, bir millet hareketidir. Kendi içinde ilkeleri vardır, kurullarında istişareye çok önem verir.”
Her ikisini birleştirdiğimizde çıkan sonuç şu."Birbirinizle didişmeyin, çalışın, halkın gönlünü kazanın.”
Bu bize Enfal suresinin 46. ayetini hatırlatıyor. "Allah'a ve Resulüne itaat edin, birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.”
Doktor ile Müezzini Barıştırmamız Lazım
Konya’daki müessif hadisede Doktor mu Haklı, Müezzin mi?
Perde önünde ABD-İran savaşı, perde gerisinde Türkiye-İsrail savaşı
Tarihi Okuyamayanlar, Tarihin Altında Kalır
Bu adam ya çok zeki… ya da zır deli
Emlak vergisi meselesi: Beş kat mı, üç kat mı, algı mı gerçek mi?
Konya’yı uçuran başarının sırrı
Ah sarı öküz, vah sarı öküz! Güler misin ağlar mısın?
Özgürlük Dışarıdan Gelmez Düşündünüz mü? “İran karışırsa ne olur?”
Emeklinin umudu Erdoğan