DÜNYAYA GELMEKLE İŞ BİTMİYOR
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
Ölüm Güzel Şey
Reel sektör faiz tehdidi altında
YENİ DÜNYA DÜZENİNİN ŞAFAĞINA DOĞRU
Yardım Değil Destek!
“İYİ Kİ VARSINIZ“
KONYA’DA CADDELER, PARKLAR, ÇARŞILAR ÇIPLAKLAR KAMPI OLDU DA BİZİM Mİ HABERİMİZ YOK?
2 ASIRLIK HATANIN BEDELİ KAYBOLAN GENÇLİK
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
HİCRET BİR YOLCULUK DEĞİL BİR DURUŞTUR HİCRET BİR TARİH DEĞİL BİR HAYAT TARZIDIR
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
31 Mart seçimleri ülke tarihinde yeni bir dönüm noktası olmaya namzet gibi görünüyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemine geçildikten sonra yapılacak olan ilk seçim olması hasebiyle farklı bir öneme sahip. AK Parti iktidarında ise bu yerel seçimler dördüncü dönem seçimleri olarak tarihe geçecek. Diğer üç seçimlerdeki gibi bir başarı yakalanabilirse, siyaset tarihçilerinin ezberlerini bozması gerekebilir.
Yerelde üç dönem üst üste iktidarda olmak kolay iş değil. Milletvekili seçiminde ön planda olan kaygıların birçoğu, yerel seçimde insanlar üzerinde etkili olmaz. İnsanlar daha ziyade sokağını, caddesini, mahallesini düşünür.
AK Parti dördüncü dönemde "gönül belediyeciliğini” ön plana aldı. Muhalefetin stratejisi ise henüz belli değil.
Tüm adaylar açıklanmasına rağmen Cumhur İttifakında bir sorun yok. Millet ittifakında ise ciddi çatlaklar mevcut. CHP kendi içerisinde büyük sıkıntılar yaşıyor. İstanbul il başkanı önce istifa etti, sonra vazgeçti. Daha birçok il ve ilçede de benzer sorunlar var. Bu sıkıntılar içerisindeki bir partinin, ittifakın diğer kanadı ile nasıl bir seçim stratejisi yürüteceği merak ediliyor. Daha şimdiden Millet İttifakında işlerin zor olduğunu söyleyebiliriz.
Aday adaylığı süreci bize ve siyasetle ilgili herkese çok şey öğretti. Öyle tahmin ediyorum ki, ayak oyunlarının en çok oynandığı bir süreçten geçtik. Aday adayları birbirlerini kıyasıya yıprattılar. Sadece aday adayları değil elbette. Aday adaylarının arkasında duranlar da…
"Rakibimi zayıflatırsam, ben güçlenirim” mantığından hareket edenlerin tamamı kaybetti. Rakibine olur olmaz iftira ve ithamlarda bulunanların hiç birisi kazançlı çıkmadı. Kazançlı çıkmadığı gibi, değerini de düşürdü. Partiler adaylarını sadece aday adayları arasında seçmemeli bence. Öyle yetenekli ve liyakat sahibi insanlar tanırım ki, sırf bu tür ayak oyunlarının oynandığı siyaset sahnesinde bulunmak istemedikleri için aday adayı olmadılar.
Bu süreçte STK'lar da aktif olamadı. Türkiye'de STK'ların durumu mutlaka mercek altına alınmalıdır. Ülke sathında farklı alanlarda faaliyet gösteren çok sayıda STK mevcut. Ancak, insanları ülkenin geleceğine hazırlama noktasında 1990'ların çok ama çok gerisindeyiz.
Adına sosyal medya denilen, aslında medya olmadığı gibi sosyal da olmayan mecraya gönül bağlayanlar da iflas etti. "Herkes bir gün beş dakikalığına meşhur olacak” söyleminin gerçek olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Kendisini sosyal medya saman alevinin arasına bırakanlar ne yandılar ne parladılar. Aksine yanan ateşi de söndürdüler. Absürt isimler altında mesnetsiz ithamlar ve karalama kampanyaları başlatanlar, bilemediler ki, kendilerinin inanmadığı bir medyaya başkaları da inanmaz. Özetle kendilerini kandırdılar. Özellikle yeni dönemde "bana sosyal medya yeter” diyenlerin bu acı örnekten ders çıkarması gerekir.
Bir de kendilerinin inanmadığını başkalarına inandırmaya çalışanlar oldu. Görevlerinden istifa ederken saman alevini dahi söndüren medyaları yoluyla, "arkamda en yüce makam var” yalanına sarılanlar. Yatsıya kalmadan sönecek bir mum dahi yakamadılar. Aklı başında herkesin "bile bile lades” diye yorumladığı bir eylem olarak tarihe geçen bu hadise bence siyaset akademilerinde okutulmaya değer.
Evet, önümüzde önemli bir seçim var. Bu seçimde AK Parti'nin istenilen sonuçları almaması halinde, erken seçime kadar gidilebileceği yönünde yorumlar da yapılıyor. Peki, böyle bir şey olabilir mi?
Süreç aday adaylığı süreci gibi yürütülürse olabilir. Aday yapılmayanlar, beklentileri gerçekleşmeyenler, gösterilen adaya düşman olanlar, kafalarındaki kişi aday olmayınca davayı unutanların tavrı çok önemli. Birlik ve beraberlik olmadan yol yürünmez.
7 Haziran seçimlerinin oluşturduğu travma hafızalarımızdaki tazeliğini koruyor. 7 Haziran , bir seçimlik ders alınacak bir vakıa değil. Her seçime örnek gösterilebilecek tarihi bir gerçek. Venezuela'da seçilmiş iktidara karşı aleni savaş başlatanlar, kaybedilmiş bir seçimde Türkiye'nin başına ne getirirler, siz tahmin edin…
KONYA’DA CADDELER, PARKLAR, ÇARŞILAR ÇIPLAKLAR KAMPI OLDU DA BİZİM Mİ HABERİMİZ YOK?
Yeni Konya bu şehrin kendisidir.
Derviş meşrepli bir başkanın ardından
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Konya’nın Gizli Mimarları
Bir Neslin Kırılma Noktası: İstikamet…!
Hesap Tutmadı: Washington’ın İran Yanılgısı
Sultan Selim restorasyonda… Meydan’a mescit talebi
İran Çetin Ceviz Çıktı
8 Mart’ın Hatırlattığı Büyük Hakikat: Veda Hutbesi