Doktor ile Müezzini Barıştırmamız Lazım
Dolar Uçurumdan Aşağı Yuvarlanmaya Başladı
YENİDÜNYA DÜZENİNE GEÇİŞ SÜRECİNDE TÜRKİYE
KANALİZASYON PATLADI!
BİZ HER GÜN, SEN BİR GÜN
“EPSTEİN DOSYASI” VE İSRAİL İSTİHBARATI
BİREYSELCİLİKTEN MEALCİLİĞE
İrtifa kaybeden muhalefet
MÜ’MİN; KORKU VE ÜMİT ARASINDA YAŞAMALIDIR
Yürüyün, Durmayın! Durursanız Sırat’tan Düşersiniz.
Ey Galibiyet! Bizim Kapıyı da Çal
Artık Çağdaş Atan’ı değiştirmeye gerek yok
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Maveraünnehir’den Anadolu’ya Özbekistan ve Türkiye Kardeşliği
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
YIKIM
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
Ankara’nın Konya Gibi Bir Modele İhtiyacı Var
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Tüm devlet kurumları arasında bize en sıcak gelen kurum belediyedir. Yeri geldiğinde kızar, yeri geldiğinde takdir eder, yeri geldiğinde de koruruz. Çünkü kendimizden biliriz.
Diğer kurumların tamamını Ankara'ya bağlı biliriz. Belediyemizi ise, kendi şehrimize… Biz seçeriz, biz göndeririz.
Belediye başkanlığı makamı, en güzel hizmetlerin yapılabileceği makamdır. İnsanların birinci derecede ihtiyaç duyduğu birçok hizmet, belediye eliyle yürür. Su, kanalizasyon, temizlik, ulaşım…
Günümüz belediyelerine artık bu gözle bakılmıyor. Klasik belediye hizmetlerinin dışına çıkılalı hayli zaman oldu. AK Parti belediyeciliği çıtayı yükseltti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 1994'teki İstanbul Belediye Başkanlığı ile başlayan süreç vatandaşın belediyelerden beklentisini yükseltti. Günümüz Türkiye'sinde AK Partili belediyelerin tek rakibi yine AK Partili belediyeler.
Bir zamanlar; İzmir ve Eskişehir'de yıllardan buyana belediyeyi başka partilere bırakmayan CHP'nin bu illerdeki belediyecilik standartlarını merak etmiştim. Sonra her iki ili de gezdiğimde hayal kırıklığına uğradım. Hayal kırıklığına rağmen araştırmaya devam ettiğimde her iki ildeki sırrı çözdüm. Vatandaşın tercihinde her iki ilde de belediye hizmetleri ön planda değil. İzmir'de tamamen ideolojik tercih, Eskişehir'de ise belediye başkanının şahsından kaynaklanan bir sevgi var. HDP'li belediyeleri ise bu düzlemde hiçbir yere oturtmak mümkün değil. Orada farklı etkenler var.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçim manifestosunu açıkladı. Belediyecilik hizmetlerinde kendileri ile yarışan AK Partililer, geldiğimiz noktada kendilerini mevcut şartlara uydurmak zorundalar. Çünkü 2023'e hızlı adımlarla koşan Türkiye'de, belediyeciliğin de bu vizyona uygun hale getirilmesi gerekiyor. Nüfusunun yüzde 80'i kentlerde yaşayan bir ülkede, belediyeciliğin tanımı da, hizmet alanları da değişmeli. Bundan dolayı manifestoyu dikkatle takip ettim. Günümüz ve geleceğin ihtiyaçları göz önüne alınarak 11 ayrı başlıkta toplanan belediye hizmetlerinde, benzersiz şehirler, akıllı şehircilik, çevreye saygı, yatay şehirleşme, halkla birlikte yönetme, tasarruf, şeffaflık ve değer üreten şehirler gibi yeni kavramlar belirlenmiş. Aslında var olan kavramlar, belediye hizmet alanlarına dâhil edilmiş.
AK Parti genel merkezi, sunumu, sloganı, müziği ve bir manifesto için yapılması gereken tüm yönleri ile dört dörtlük bir organizasyon gerçekleştirdi. Bu manifesto ile belediye başkan adaylarına bulunacakları vaatlerin şifreleri verildi. Şimdi sıra adaylarda…
Hoşuma giden bir durumu da belirtmek isterim. Erdoğan, belediye başkanlarını manifestoda belirtilen başlıklar nezdinde denetleyeceklerini söyledi. Sırf bu işi takip edecek bir birim kurulacağını ifade etti. Bu şu anlama geliyor. Artık belediye başkanları kafalarına göre iş yapamayacak.
Vatandaş manifesto için Ankara'ya giden belediye başkan adaylarını dört gözle bekliyor. Aday gösterilme heyecanı da, şimdi ne yapacağım şaşkınlığı da sona erdi. Vakit çalışma vakti. Her başkan adayı memleketine döndüğünde bu manifestoya uygun bir sistem geliştirecek. Çalışma stratejisini, vaatlerini, hedeflerini o sisteme göre yapacak. Tabi ki, her yiğidin yoğurt yiyişi farklı olabilir. Şimdi vatandaş, adayların yoğurt yiyişine odaklandı. Bakalım, beğenecek mi?
Doktor ile Müezzini Barıştırmamız Lazım
Konya’daki müessif hadisede Doktor mu Haklı, Müezzin mi?
Perde önünde ABD-İran savaşı, perde gerisinde Türkiye-İsrail savaşı
Tarihi Okuyamayanlar, Tarihin Altında Kalır
Bu adam ya çok zeki… ya da zır deli
Emlak vergisi meselesi: Beş kat mı, üç kat mı, algı mı gerçek mi?
Konya’yı uçuran başarının sırrı
Ah sarı öküz, vah sarı öküz! Güler misin ağlar mısın?
Özgürlük Dışarıdan Gelmez Düşündünüz mü? “İran karışırsa ne olur?”
Emeklinin umudu Erdoğan