DOLAR
43,46
EURO
51,42
STERLİN
59,46
GRAM
7.269,35
ÇEYREK
11.934,40
YARIM ALTIN
23.743,20
CUMHURİYET ALTINI
47.337,18
Nurettin BAY
Nurettin BAY
nureddinbay@gmail.com
26 Ocak 2026 Pazartesi günü yayınlandı

Tarihi Okuyamayanlar, Tarihin Altında Kalır

Tarihi okumayanlar ya da okuyamayanlar, eninde sonunda tarihin tozlu sayfalarında kaybolup gider. Çünkü tarih, sadece geçmişin hikâyesi değil; bugünün şifresi, yarının pusulasıdır.

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra dünya yeniden şekillendi. İzdüşümünde Birinci Dünya Savaşı yer almaktaydı elbette…Yani mesele bir savaş değil, yüzyılları aşan bir hesaplaşmaydı. Tarihi gerçekten okumak isteyenler, yüz yılla yetinmez; binyıla gider, oradan daha da geriye, medeniyetin ilk kıvılcımlarına dokunur.

Her coğrafyanın kendine özgü bir hafızası vardır. Her millet, her topluluk; hayatı, inancı, kültürü ve refleksleriyle yoğrulur. "Coğrafya kaderdir” sözü, öylesine söylenmiş bir söz değildir. İçinde tarihi gerçekler barındıran muhteşem bir yol haritasıdır.

Bizim coğrafyamız, dünyanın en eski ve en stratejik coğrafyasıdır. En yaşanabilir kaynaklara sahip, ticaret yollarının kalbinde, kıtaların kavşağında… Doğu Akdeniz merkezli bu havza, asırlar değil milenyumlar boyunca medeniyetin öncüsü olmuştur. Sümer, Mısır, Roma, Pers… Ardından, İslam ile yoğrulmuş Türk medeniyeti. Yüzyıl öncesine kadar dünya medeniyetinin omurgası burada atıyordu.

Sonra ne oldu?

Medeniyetin ağırlık merkezi kaydı. Eski dünyadan yeni dünyaya, Amerika kıtasına…Fakat dünyayı Amerika'dan yönetmek, sanıldığı kadar kolay değil. Orta Doğu merkezli bir medeniyetin harcadığının katbekat fazlasını harcamak zorundasınız. Nitekim Amerika Birleşik Devletleri bunu yapıyor.

Yaklaşık bir trilyon dolara dayanan savunma bütçesiyle ABD; Çin'in üç katı, Rusya'nın yedi-sekiz katı harcama yapıyor. Çünkü küresel tahakküm ucuz değildir. Güç, sürekli beslenmek ister. Aksi halde çöker.

Bugün Trump, bir yüzyıllık Amerikan hikâyesinin finalini yazmaya niyetli görünüyor. Yakın çevreden başlayarak —Venezuela'dan Kanada'ya, Grönland'dan Güney Amerika'ya— ya korkutarak, ya satın alarak, ya da şantajla Amerika Birleşik Devletleri İmparatorluğu'nu genişletmeye çalışıyor. Hedef net: "Birleşik Devletler” yerine "Amerika Kıta Devleti.” Bir adım ötesi, Amerika Dünya Devleti”

Avrupa'yı eşit bir aktör olarak görmüyor; çünkü NATO'dan bu yana Avrupa'nın savunma yükünü zaten Amerika taşıyor. Rusya'yı Ukrayna savaşıyla yıprattı. Orta Doğu'yu, İsrail merkezli terör ve kaos politikalarıyla  kontrol edemeyeceğini anlayınca İran silahı ile  Sünni İslam Otoritesini yeni müttefik olarak seçti. Çin'i  Hindistan'la dengelemeye çalışıyor. 
Yani sahne büyük, oyun sert.

Özetle Amerika, tarihte hiçbir gücün başaramadığı bir şeyi deniyor: dünyayı tek merkezden yönetmek.

Bunu ne Cengiz Han başarabildi, ne Büyük İskender, ne Roma. Kıtaları aşan imparatorluklar kuruldu ama hiçbirisi dünyanın tamamını tek elden idare edemedi. Trump başarabilir mi? Yok başaramaz. Ne engin bir tarih bilgisi var ne de 8 milyara sunabileceği iksirli bir reçetesi.  Çünkü adaletin olmadığı yerde düzen tutmaz. Zorla kurulan sistemler, bir süre ayakta kalır; sonra kendi ağırlığı altında çöker. 

Ve tarih bize şunu da fısıldar: Karanlığın en yoğun olduğu an, aydınlığın en yakın olduğu zamandır. Zulüm sürdürülemez. Adaletsizlik kalıcı olamaz. İnşallah bu düzen bozulacak ve yerine Hakk'ın esas alındığı bir nizam kurulacak. Ve o nizam, zorbalığın değil; adaletin omuzlarında yükselecek.

Tarih, bunu hep böyle yazdı. Bundan sonra da başka türlü yazmayacak.

Yazarın Diğer Yazıları