Dezenflasyon programından taviz yok
ŞEKER DEĞİL, ŞÜKÜR BAYRAMI
RAMAZANDAN İSTİFADE EDEBİLMEK
Alaeddin’den Mevlânâ’ya Ramazan Yürüyüşü
ÜNLÜ EDELİM
KONYA’DAN NEVÂÎ VİLAYETİNE TİCARİ YATIRIM FIRSATLARI VE KARDEŞLİK KÖPRÜSÜ
Kalem, insanın dünyada bıraktığı en uzun ve kalıcı ayak izidir
SORU İÇİNDE SORU!
Gündem Değil, Vicdan Örtülüyor
Epic Fury: Ortadoğu’da Jeopolitik Bir İntiharın Anatomisi
Konyaspor’dan müthiş dönüş… Futbolu işte bunun için seviyoruz.
FIRSATÇILIKTAN KURTULUŞ AYI RAMAZAN
İran Çetin Ceviz Çıktı
Birlik İsterken Fitneyi Ateşleyenler
Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
SENİN DÜNÜR
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
31 Aralık yerel seçimleri ülke siyasetinde yeni değişim ve dönüşümlere yol açacak.
Ak Parti, ‘artık güçlü bir rakibim var' diyecek ve daha dikkatli adım atacak. Toparlanmaya çalışacak, hatalarını düzeltmek için gayret edecek, daha fazla halkın içinde olacak.
Ana muhalefet, birinci parti olmanın getirdiği sorumluluğu yüklenecek. ‘Nasıl olsa kazanmayacağız bol kepçeden atalım' devri onlar için sona erecek.
Nereden bakarsanız bakın, daha dengeli, daha gerçekçi, daha ayakları yere basan bir politik sürece giriyoruz.
Dün akşamdan buyana telefonlarımız susmuyor. Herkes Ak Parti'de yaşanan oy kaybını soruyor. Aslında herkes cevabını bildiği soruyu kendisine hak verilmesi babında bir de bize soruyor.
Madem öyle yazalım.
Seküler hayat tarzı, aile kurumunun ciddi manada yara alması ve Gazze politikası muhafazakar ve dindar kesim üzerinde etkili oldu. Muhafazakar ve dindar kesim Ak Parti dairesinin merkezinde yer alan bir kesim ve parti içerisinde yüzde 20-25'lik bir orana sahip. Çekirdekte yer aldıklarından yakın düşüncedekileri etkileyebiliyorlar. O kesimin miktarı da yaklaşık olarak kendileri kadar… Bunlardan bir kısmı oy vermeye gitmedi, bir kısmı Yeniden Refah'a oy verdi. Yeniden Refah'ı umut olarak gördükleri için değil, başka bir partiye mühür basmaya gönülleri razı olmadığı için…
İkinci en büyük neden ekonomi. Ekonomik sıkıntılar herkesin malumu. Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra bazı sıkıntıların çözüleceğine inanılıyordu. Ancak olmadı. Enflasyon dizginlenemedi. Deprem kaynaklı kira ve ev fiyatlarında meydana gelen aşırı yükselişler, hükümetin elini kolunu bağladı. Diğer taraftan ekonomistlerin büyük kısmının yanlış olarak gördüğü EYT hadisesi de içinden çıkılamaz bir tablo oluşturdu. EYT'liler ile birlikte emeklilerin sayısı 16 milyona yükseldi. Bu çok yüksek bir sayı. Parti kursalar tek başlarına iktidar olurlar.
Mesele bu.
Erdoğan ‘ya herrü, ya merru' deyip emeklilerin maaşını yükseltseydi durum farklılaşırdı. Ancak o zaman da ekonomik olarak ülkeyi toparlamak mümkün olmayacaktı. Erdoğan zor bir kararla, genel ekonomiyi önceledi… Ancak benim tanıdığım Erdoğan, emeklileri bu halde bırakmayacak. Mutlaka bir düzenleme yapacaktır.
Şimdi artık gerçek gündemimize dönüyoruz.
Türkiye'nin aşması gereken meseleleri var.
Ekonomiyi istikrara kavuşturmak gibi, güney sınırlarında güvenliği sağlamak gibi, yakın coğrafyasında devam eden savaşlardan kaynaklı sıkıntıları bertaraf etmek gibi, deprem riski olan illerde hızlı bir kentsel dönüşümü gerçekleştirmek gibi, sivil bir anayasayı çıkarmak gibi, uzun zamandan bu tarafa devam eden başıboş köpekler meselesini çözmek gibi…
Milletin oy verdiği kazanır demokrasilerde. Oy vermediği kaybetmez, kendine çeki düzen verir.
Vakit ‘çeki düzen' vakti.İran Çetin Ceviz Çıktı
8 Mart’ın Hatırlattığı Büyük Hakikat: Veda Hutbesi
Müslümanların Büyük İmtihanı “Ne tarafta yer alacağız?”
Konya Büyükşehir Belediyesi uzaya taşınıyor.
Tabeladaki “Konya’’ Gerçekten Konya mı?
Konya’dan bir Erdoğan geçti
CHP’nin Eksiye Yürüyüşü
Ramazan Fırsatçıları Yine Sahnede
Doktor ile Müezzini Barıştırmamız Lazım
Konya’daki müessif hadisede Doktor mu Haklı, Müezzin mi?