Doktor ile Müezzini Barıştırmamız Lazım
Dolar Uçurumdan Aşağı Yuvarlanmaya Başladı
YENİDÜNYA DÜZENİNE GEÇİŞ SÜRECİNDE TÜRKİYE
KANALİZASYON PATLADI!
BİZ HER GÜN, SEN BİR GÜN
“EPSTEİN DOSYASI” VE İSRAİL İSTİHBARATI
BİREYSELCİLİKTEN MEALCİLİĞE
İrtifa kaybeden muhalefet
MÜ’MİN; KORKU VE ÜMİT ARASINDA YAŞAMALIDIR
Yürüyün, Durmayın! Durursanız Sırat’tan Düşersiniz.
Ey Galibiyet! Bizim Kapıyı da Çal
Artık Çağdaş Atan’ı değiştirmeye gerek yok
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Maveraünnehir’den Anadolu’ya Özbekistan ve Türkiye Kardeşliği
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
YIKIM
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
Ankara’nın Konya Gibi Bir Modele İhtiyacı Var
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Biraz gecikmişti.
Ama bekleniyordu.
Nihayet, istifadan bir gün önce Sayın Cumhurbaşkanımız, Teşkilatlardan sorumlu genel başkan yardımcısı Mustafa Ataş'ı arayarak, gerekli talimatı verdi.
Ataş vakit kaybetmeden, derhal gereğini yaptı. İl Başkanı Musa Arat, genel merkeze çağrılarak Reis'in talimatını kendisine bildirildi.
O da vakit kaybetmeden il yönetiminin toplanmasını istedi.
Buraya kadarı normal. Sıkıntı sonrasında…
Toplantıdan önce tüm yönetimin istifa etmesi için kâğıtlar masaya konulmuştu bile.
3 veya 4 kişinin yurtdışında veya şehir dışında olması nedeniyle katılamadığı bu önemli toplantıda Arat, yaşananları anlattı. Kendisinden istifa etmesinin istendiğini bildirdi. İstifaya yönetimin de dâhil olduğunu söyledi.
Ama gerçek böyle değildi. Genel merkez sadece kendisinin istifa etmesini istemişti. Yönetimin istifası için herhangi bir talimat verilmemişti.
Toplantıya katılan tüm yönetim il başkanları Arat'a inanarak, itiraz etmeden önlerine konulmuş olan kâğıtlara istifa metinlerini yazarak altına imzalarını attılar. Yönetimin Arat'a inanmaması için bir sebep yoktu. Çünkü Ak Parti iktidarında, eski politik oyunlar yapılmaz her şey dürüstlük üzerine bina edilirdi. Ve sonra, il başkanı ve yönetimin birlikte istifa ettiği basın yoluyla kamuoyuna duyuruldu.
Yönetimden bazıları çaktırmadan kendilerinden de istifanın istenip istenmediğini araştırmaya başladı. Yönetimin istifası Ak Parti Konya üst düzey siyasilerinde önce bir sessizlik oluşturdu. Bu sessizlik, meseleyi bilmeme değil, bu durumda nasıl hareket edilmesi gerektiğini Genel Merkez'den öğrenme sessizliği idi. Genel Merkez, "biz yönetimin istifasını istemedik. Ama telaşa gerek yok. Biz bu istifaları kabul etmeyeceğiz” şeklinde bilgi verdi.
Ve öyle oldu. Yönetimin istifası Genel Merkezce kabul edilmedi.
Bu arada, Mustafa Ataş'ın dün Arat'ı arayarak bu yanlışından dolayı genel merkezin gösterdiği büyük tepkiyi ilettiği bilgisi de kulağımıza geldi.
Dünkü yazımızda "yalanı gerçek gibi yazmak” konusunu işlemiş, biz gazetecilere düşen görevleri irdelemiştik. Nasıl da denk geldi. Sorun sadece yalanı gerçek gibi yazmak değil. Bir önemli sorunumuz ise "yalanı gerçekmiş gibi konuşmak”.
Yazının sonunda niye sustuğumuzu da belirtmiştik. Susmamızın bir sebebi olduğunu dostlarımız biliyor. Ama vakti gelince de konuşacağımızı herkesin bilmesi gerekiyor. Şimdi vakti geldi bir tanesini yazdık.
Yalan.
Yalan, bazı usta ağızlardan gerçekmiş gibi öyle güzel söylenir ki, haklılığınızı ispat edemezsiniz. Haklılığınızı ispat etmek için ne söylerseniz söyleyin, ne konuşursanız konuşun kulaklara erişmez. Ama dün de söylediğimiz gibi, "vakti geldiğinde hakikatlerin ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır.”
Biz de o vakti beklemekteyiz. Vakti geldi birini yazdık. Yalan adına daha yazılacak çoook şey var. Biz, bizi devlet karşıtı göstermek için çabalayan zavallıları unutmayacağız. Bu senaryoları yazan ve oynayanlar elbette günün birinde ortaya çıkarılacaktır.
Bugün gözler Ak Parti'de olacak. Yeni başkan için temayül yapılıyor. Araştırma, istişare ve temayülden sonra doğru ve hayırlı bir kararın verileceğine inancımız tam. Konyalıların, Ak Parti il başkanından şu özellikleri istediği herkesin malumudur.
Milli Görüş tabanlı olması ve milli görüş tabanlı olduğunun bilinmesi. Konya tanımlamasıyla gubuz olmaması, (gubuz=kibirli, gururlu, hava atan) mütevazı olması, metal yorgunluk ve yüz eskimesi bulunmaması, inançlı, inançlarını yaşayan, kültürlü, bilgili ve eğitimli olması, genç, dinamik, gayretli, çalışkan, üretken olması, davasına koşulsuz bağlı olması, yolsuzluğa, hukuksuzluğa, ahlaksızlığa, FETÖ'ye ve bilumum terör örgütlerine bulaşmamış olması, üzerinde dürüstlük noktasında hiçbir leke bulunmaması, hoşgörülü, uzlaşmacı, ileriyi gören, Konya'yı tanıyan, sorun üreten değil-sorun çözen olması.
Şimdiden Konya'yı ve ülkemizi 2019'a taşıyacak olan bu yeni yapılanma için görevli olanlara başarılar diliyoruz.
Doktor ile Müezzini Barıştırmamız Lazım
Konya’daki müessif hadisede Doktor mu Haklı, Müezzin mi?
Perde önünde ABD-İran savaşı, perde gerisinde Türkiye-İsrail savaşı
Tarihi Okuyamayanlar, Tarihin Altında Kalır
Bu adam ya çok zeki… ya da zır deli
Emlak vergisi meselesi: Beş kat mı, üç kat mı, algı mı gerçek mi?
Konya’yı uçuran başarının sırrı
Ah sarı öküz, vah sarı öküz! Güler misin ağlar mısın?
Özgürlük Dışarıdan Gelmez Düşündünüz mü? “İran karışırsa ne olur?”
Emeklinin umudu Erdoğan