Doktor ile Müezzini Barıştırmamız Lazım
Dolar Uçurumdan Aşağı Yuvarlanmaya Başladı
YENİDÜNYA DÜZENİNE GEÇİŞ SÜRECİNDE TÜRKİYE
KANALİZASYON PATLADI!
BİZ HER GÜN, SEN BİR GÜN
“EPSTEİN DOSYASI” VE İSRAİL İSTİHBARATI
BİREYSELCİLİKTEN MEALCİLİĞE
İrtifa kaybeden muhalefet
MÜ’MİN; KORKU VE ÜMİT ARASINDA YAŞAMALIDIR
Yürüyün, Durmayın! Durursanız Sırat’tan Düşersiniz.
Ey Galibiyet! Bizim Kapıyı da Çal
Artık Çağdaş Atan’ı değiştirmeye gerek yok
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Maveraünnehir’den Anadolu’ya Özbekistan ve Türkiye Kardeşliği
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
YIKIM
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
Ankara’nın Konya Gibi Bir Modele İhtiyacı Var
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Türkiye çok sıkıntılı bir süreçten geçiyordu.
28 Şubat ürünü koalisyon hükümetlerinin büyük marifeti olan ekonomik kriz ülkeyi kasıp kavuruyordu.
Bin yıl süreceği sık sık dillendirilen ve Post Modern Darbe olarak adlandırılan 28 Şubat, inançlı kesimin üzerinde demoklesin kılıcı gibi sallandırılıyordu.
Şiddeti ölçülemeyen büyüklükte bir sosyal depresyon yaşayan toplumun gelecek umutları tükenmişti. İşte tam da böyle zor bir süreçte siyasette yeni kıpırdanmalar yaşanıyor, 1994'de İstanbul'da belediye başkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan, hapisten çıktıktan sonra bir daha koltuğunun altından düşürmeyeceği kefenini giyerek bir "erdemli hareket” başlatıyordu.
Recep Tayyip Erdoğan'ın hapse atılması ile birlikte, 1994'te yerel idarelerde başlayan Fazilet rüzgarı daha da keskinleşiyor, düşüncesi ne olursa olsun millet, Milli Görüş çizgisine doğru kayıyordu.
Reis, yeni oluşumun "Fazilet” çatısı altında olmayacağına kanaat getirmişti. Başlattığı "Partiyi Gençleştirme Hareketi” partinin yaşlı duvarını aşmamıştı. Parti yönetimi tercihini yaşlılardan yana koyarak, başa Recai Kutan'ı getirmişti.
Kuşkusuz bu ayrışımda en sert rüzgar Konya'da esiyordu. Çünkü Milli Görüş çadırının orta direği Konya idi. Üstelik Konya'da Refah-Fazilet iktidarı 1994'de değil, 1989'da başlamıştı. Bundan da öte, Milli Görüşün lideri, rahmetli Erbakan, Konya milletvekiliydi. Milli Nizam ile başlayıp Milli Selamet ile hızlanan, Refah ile kitle partisi olmayı başaran "Milli Görüş” Konya'da yüzde 50 civarında oy alıyordu. Bundan dolayı da gözler Konya'ya çevrilmişti.
Konya'da üç önemli kale mevcuttu.
1-Belediye Başkanı tercihini kimden yana kullanacaktı.?
2-İl teşkilatında bölünme olacak mıydı?
3-Kontv süreci nasıl değerlendirecekti?
Belediye başkanı tercihini Faziletten yana kullandı. İl teşkilatında az sayıda kişinin dışında "erdemli harekete” sahip çıkan olmadı. Sahip çıkanların ise bir hain ilan edilmedikleri kalmıştı.
Kontv ise Türkiye'nin ve davanın geleceğine yöneldi. Kontv, Millet'in genel kanaatini esas alarak "Milletin” yanında yer aldı. Milletin yanında durmak, Kontv'ye çok pahalıya patladı. Son üç aydan bu tarafa çektiği sıkıntılardan çok ama çok daha fazlasını yaşadı. Ama mademki öncelik davadaydı ve mademki esas olan millet idi, o zaman doğru yerde durmak gerekiyordu. Milletin bekası, ülkenin geleceği ve ümmetin birliği böyle gerektiriyordu.
Erdemli Hareket kısa süre sonra AK bir parti kurdu. Partinin iki önceliği vardı, Adalet ve Kalkınma. Ülkede adaletin tecellisi ve milletin şahlanışına katkı sağlayacak kadrolara ihtiyaç vardı. O kadrolar her ilde çok kolay bulundu. Bulunmayan tek il Konya kalmıştı.
Konya'nın ileri gelenleri ve "erdemli harekete gönül verenler” yerel iktidarlar tarafından baskılanıyor, neredeyse tam saha pres uygulanıyordu.
Bu yüzden de kendisine il başkanlığı teklifi götürülenler, istemelerine rağmen teklifi geri çeviriyorlardı.
İşte böyle zor bir dönemde o teklifi bir kişi kabul etmişti. HASAN ANGI
AK Parti'nin il başkanı değişiminde fabrika ayarlarına dönmesine ne de güzel bir örnek Hasan Angı. En zor gününde Konya'da hareketin başına geçme cesareti gösteren Angı, 2019 dönemecinde yine direksiyonda. Değil mi ki, Hasan Angı'nın atamasında Reis'in imzası var. O zaman mesele bitmiştir. Herkese arkasında durmak ve çalışmak düşer.
Doktor ile Müezzini Barıştırmamız Lazım
Konya’daki müessif hadisede Doktor mu Haklı, Müezzin mi?
Perde önünde ABD-İran savaşı, perde gerisinde Türkiye-İsrail savaşı
Tarihi Okuyamayanlar, Tarihin Altında Kalır
Bu adam ya çok zeki… ya da zır deli
Emlak vergisi meselesi: Beş kat mı, üç kat mı, algı mı gerçek mi?
Konya’yı uçuran başarının sırrı
Ah sarı öküz, vah sarı öküz! Güler misin ağlar mısın?
Özgürlük Dışarıdan Gelmez Düşündünüz mü? “İran karışırsa ne olur?”
Emeklinin umudu Erdoğan