Uluslararası Rezerv Düzeni Yeniden Şekilleniyor
KANAYAN YARAMIZ URUMÇİ
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AK Partililer de AKP’liler de Yanlış Yapıyor- 2
DÜNYA KUPASI VE MİLLİ TAKIM:
Özbekistan’da Müstakilliğin/Bağımsızlığın 35. Yılı Münasebetiyle Etkinlikler Yapılıyor: “Tek Vatan, Tek Halk”
İSLÂM İLE İNSAN ARASINDAKİ BÜTÜN ENGELLERİ KALDIRMAK İÇİN ÇALIŞMALIYIZ
KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI
ÇÖKEN BATI GÜVENLİK MİMARİSİNDEN KÜRESEL GÜVENLİK MİMARİSİNE GİDEN YOLUN KÖPRÜ BAŞI TÜRKİYE...
HADSİZLİK
MİZAHIN MİZANI
FASÜLYE Mİ NOHUT MU???
Yüksek Sesle Konuşmak ve Kötü Kokmak Caiz mi?
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
Şimdi Konya’nın Kazanma Zamanı
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Başta Arabistan yarımadası olmak üzere İslam coğrafyasında hayat insanlık tarihinin başlangıcıyla başlar. Milyarlarca yıla dayanan bu hayat serüveninde kitaplara sığmayacak sayısız seyahatler gerçekleşmiştir. Bunlardan sürekli kalmak üzere yapılan mekân değişimlerini yani göçleri hariç tutsak bile gezmek görmek bilgi ve becerisini artırmak gayesiyle asıl mekâna dönmek üzere yapılan geçici mekân değişimleri yani seyahatlerin tamamını bir çırpıda anlatabilmek mümkün değil. Tabii bu arada isteğe bağlı olmaksızın geçici seyahat zorunluluklarını yani sürgünleri de unutmamak lazım.
Seyahatler üzerine seyahatimize ilk insan Hz. Adem'le başlayalım. Rivayetlere göre Seylan Adasına indirilen Hz. Âdem, Cidde yakınlarına indirilen Hz. Havva'ya uzunca bir seyahatten sonra ulaşabildi. Bu iki çiftin buluştuğu yer Hac mekanlarından olan Arafat (Tepesi) olmuştur.
Hz. İbrahim (a.s.) Nemrut'un zulmünde kaçarak Urfa'dan önce Şam'a sonra Mısır'a oradan Cidde'ye daha sonra da Mekke'ye göç etmiştir. Yanında eşi Sara ve yakını Lut (a.s.) da vardır. Evliya Çelebi, Seyahatnamesinin Mısır bölümünde, Hz. İbrahim (a.s.)'ın Kıptilerin atası Totiş zamanında Sara validemizle Mısır'a geldiğini burada bir Kıpti kızı olan Hacer'le evlendiğini ondan da Hz. İsmail (a.s.)'in dünyaya geldiğini, daha sonra da birlikte Cidde'ye gittiklerini nakleder.
Hepinizin malumu Firavunun sarayında büyüyen Hz. Musa (a.s.), beşeri otoriteye karşı çıkıp ilahî otoriteyi savunmaya başlamasıyla birlikte Firavun'un hışmına uğramış ve İsrailoğullarından bir grup arkadaşıyla birlikte Mısır'dan göç etmeye karar vermiştir. Kızıldeniz üzerinden Sina ve Filistin'e doğru yola çıkan Hz. Musa'yı takip eden Firavun, ilahi bir mucize sonucunda Kızıldeniz sularında karşı çıktığı ilahi otoriteye teslim olmuştur.
Bu göçler arasında belki de hepinizin çocukluk yıllarınızda duyduğunuzda yüreğinizi burkan biri şudur; Kenan ilinde (günümüzde Filistin) yaşayan Yakup (a.s.)'ın bir kıskançlık sonucunda kuyuya atılan oğlu Hz. Yusuf, Mısır'dan gelen bir kervan tarafından bulunmuş ve Mısır'a götürülmüş, orada yaşadığı uzun süreli bir hapis hayatından sonra Mısır'a sultan olmuştur.
İki cihan serveri Peygamberimiz doğduğu ve çocukluk yıllarını geçirdiği çok sevdiği Mekke'den zorunlu olarak ayrılmış güvenli bir liman olarak gördüğü Medine'ye hicret etmiştir. Varaka b. Nevfel'e atfen "Hiçbir peygamber yok ki vatanından çıkarılmasın” sözü, bütün bunları teyit etmektedir. Doğrusu yüce Yaradan, yaradılış felsefesine uygun olarak kendisine kulluk yapmak üzere yarattığı insanların zaman zaman yoldan çıktıklarında onları uyarmak ve ilahi emirleri kendilerine ulaştırmak üzere daha çok sıkıntılı toplumlara peygamberler göndermiştir. Peygamberler ilahi misyonlarını yerine getirirken genelde tepkiyle karşılaşmışlardır. Bu tepki kimi zaman onları bulundukları yerden başka bir yere göç etmek zorunda bırakmıştır.
Müslümanlar ilk defa Miladi 615 yılında, Recep ayı içinde, aralarında Osman bin Affan ile ailesi Peygamberimizin kızı Rukiye'nin de bulunduğu 5 veya 16 kişi ile Habeşistan'a hicret ettiler.
Bütün bu göçler arasında Peygamberimizin Mekke'den Medine'ye yaptığı göçü farklı değerlendirmek gerekir. Mekke'de müşriklerin zulmüne maruz kalan Peygamberimiz ve arkadaşlarının emin bir mekân olarak gördükleri Medine'ye hicret etmeleri, İslam'ın bir devlet olması yolunu açmıştır. Aynı zamanda hicri takvimin de başlangıcı olan bu göç hadisesi Müslümanların hayrına olacak bir geleceğin de başlangıcı olmuştur.
Hz. Peygamberi görebilmek için bin bir zorlukla annesinden izin koparıp günlerce sürecek meşakkatli bir yolculuğu göze alarak Yemen'den Mekke'ye göç eden Veysel Karani, hem ulvi bir aşkın hem de anneye olan sadakatin bir timsali olmuştur.
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
AHLAK VE VİCDANIN SESİ MISIRLI YAZAR MUSTAFA LUTFİ EL-MENFALUTİ
BİZİM KUŞAĞA OKUMAYI SEVDİREN YAZAR KEMALETTİN TUĞCU
BİR KİTAP FUARININ ARDINDAN
HASTALIK BİR NİMET MİDİR?
HER ŞEY O’NU HATIRLATIYOR DEMİRDEKİ HİKMET
HAYATIN ANLAMINI KAVRAYAN İKİ ŞAHSİYET KUSS B. SAİDA VE EBU’L-BEKA ER-RUNDÎ
ASIRLIK ÇINAR ALTINDA AKŞEHİR
GAZZE KONUSUNDA DURUŞUMUZ NASIL OLMALI
TÜRKLERDEN ÇOK BATILILARIN İLGİ GÖSTERDİĞİ BİR MÜSLÜMAN TÜRK BİLGİNİ İBNİ SİNA