2026 - Özbekistan’da Mahalleyi Geliştirme ve Toplumsal Yükseliş Yılı
KURBAN VE SADAKAT
EFES-2026 Tatbikatı yerli üretim silahların sergilendiği görsel bir şölen gibiydi
Kadınhanı’nın Manevi Mimarlarından: Karabağlı Mehmet Emin Hoca
OLAYLARDAN DERS ALMIYORUZ!
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
İçimizdeki Putlardan Ne Haber?
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
ELİF GİBİ DİMDİK DURAN BİR GENÇLİK
ÇOCUK KAVGASI DEĞİL TOPLUMSAL ÇÖKÜŞ
Derviş meşrepli bir başkanın ardından
Muhalefet neden tepetaklak gitmiyor?
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
TÜRKİYE – NATO ARASINDA SON VE BÜYÜK FİNAL
MÜZELİK OLMADAN
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Adalet, toplumların kendilerini huzur ve güven içerisinde hissedebilmelerini sağlayan vazgeçilmez bir değerdir. Adaletin olmadığı yerde anarşi ve kaos vardır. Tarihe bakıldığında dünya genelinde adaletle hükmetmeyen yönetimler eninde sonunda yok olmuşlar ve yok olmaya mahkûm olacaklardır. Bütün dinlerin aslı, hukuktaki eşitlik ve adalettir.
Adaletin önemini belki de en güzel özetleyen "el-Adl esasu'l-mulk/Adalet Mülkün Temelidir.” sözünü söyleyen Hz. Ömer'in Sasani hükümdarı Nuşirevan'ın adil bir uygulamasına referans yaptığı bir olay rivayet edilir.
Amr b. el-As Mısır valisi iken, şehrin merkezi bir yerinde büyük bir cami yaptırmak ister. Fakat caminin bir köşesi bir Yahudi'nin arazisine taşar. Ona ne kadar para teklif ederse etsin, Yahudi arazisini satmak istemez. Amr b. el-As, arsanın rayiç bedelinin iki katını verip arsaya el koyar. Bunu kabul etmeyen Yahudi, Halife Hz. Ömer'e şikâyet eder. Hz. Ömer üzerinde "Nuşirevan bizden daha mı adildi?” yazılı olan bir yazı verir bunu götür Amr'a göster, o gereğini yapar der.
Yahudi umudu kırık bir vaziyette yazıyı Amr b. el-As'a götürür. Yazıyı okuyan Amr, derhal arsanın geri verileceğini söyler. Buna şaşıran Yahudi, yazıdaki hikmetin ne olduğunu sorar.
Bunun üzerine Amr Bin As anlatmaya başlar: İslamiyet'ten önce Ömer'le beraber İran'ın başkentine develerimizi satmaya gitmiştik. Gece bir handa konaklamaya karar verdik. Hancı paranızı ve develerinizi ücret karşılığı bana emanet edin, yoksa çalınabilir dedi. Biz ekstra bir masraf yapmamak adına kabul etmedik. Develerimizi hana bağladık, altın keselerimizi de yastıklarımızın altına koyarak uykuya daldık. Sabah uyandığımızda develer de altınlar da yoktu.
Bu durumu Hancı'ya sorunca: Ben sizi uyarmıştım dedi, Mahallenin güvenlik sorumlusuna bizi gönderdi, o da Hancı'ya emanet etseydiniz, beni ilgilendirmez dedi başından savdı. Bunun üzerine adaletiyle nam salmış Nuşirevan'ın huzuruna çıkmaya karar verdik ve durumu Nuşirevan'a anlattık.
Nuşirevan, peki develeriniz ve altın keseleriniz güvende değilken, niye uyuyordunuz diye sordu?
Ömer, biz sizi ve idarecilerinizi uyumuyor biliyorduk, onun için rahat rahat uyuduk dedi. Amr, Ömer'in bu cevabının hayatlarına mal olacağını düşünürken, hükümdar bu cevabı çok beğendi. Hey çölün Arap çocukları doğru söylüyorsunuz, halkımın huzuru için benim her zaman uyanık olmam gerekir dedi.
Olayı araştırmak için bir hafta süre istedi ve o hafta boyunca sarayında bizi misafir etti. Bir hafta sonra Nuşirevan bizi huzuruna davet etti. Artık develerimiz bulunmuştu ve keselerimiz de oradaydı, içindeki altınlar da tamdı ve Nuşirevan'a teşekkür ederek, müsaade istedik. Nuşirevan, biriniz şehrin Doğu, diğeriniz de Güney kapısından çıkın, o zaman daha adil olduğumu göreceksiniz.
Ömer, kendi çıktığı kapıda Nuşirevan'ın oğlunun asılı olduğunu gördü. Sebebini sorunca, hırsızlarla iş birliği yaptığı için asıldı, dediler.
Amr Bin As da Doğu kapısından çıkarken, o da kapıda birinin asılı olduğunu gördü. Bu adam kaldıkları yerin güvenliğinden sorumlu kişiydi, hırsızlık olayında kusurlu olduğu için asılmıştı.
Günümüzde böylesi kararları alabilecek bir yönetici ne yazık ki yok. Bunun olmayışının arkasında "Nasılsanız öyle yönetilirsiniz.” hadisinde belirtildiği gibi biz toplumların da payının olduğu ayrı bir gerçek.
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
AHLAK VE VİCDANIN SESİ MISIRLI YAZAR MUSTAFA LUTFİ EL-MENFALUTİ
BİZİM KUŞAĞA OKUMAYI SEVDİREN YAZAR KEMALETTİN TUĞCU
BİR KİTAP FUARININ ARDINDAN
HASTALIK BİR NİMET MİDİR?
HER ŞEY O’NU HATIRLATIYOR DEMİRDEKİ HİKMET
HAYATIN ANLAMINI KAVRAYAN İKİ ŞAHSİYET KUSS B. SAİDA VE EBU’L-BEKA ER-RUNDÎ
ASIRLIK ÇINAR ALTINDA AKŞEHİR
GAZZE KONUSUNDA DURUŞUMUZ NASIL OLMALI
TÜRKLERDEN ÇOK BATILILARIN İLGİ GÖSTERDİĞİ BİR MÜSLÜMAN TÜRK BİLGİNİ İBNİ SİNA