Bir deli Göçü’de kuyuya taş attı! Koca bir şehir çıkaramıyor
Sektörel Ücret Dengesizlikleri Büyümeyi Tehdit Ediyor
MEKKE’DE DOĞAN TEVHİD, AKABE’DE VERİLEN SÖZ 1. BÖLÜM
“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
Bir Kitap, Bir Dipnot ve Bir Medeniyet Meselesi
Özbekistan Mergilan Şehrinde Muhteşem Bir Merkez: Burhaneddin el-Marğinani İlim, Eğitim ve Turizm Külliyesi/ Kompleksi
AK Parti’nin Rantçı Şımarıkları
BEN İNSANIM
İSLÂMİ NATO’NUN AYAK SESLERİ
ŞAKA MI, SAYGISIZLIK MI ???
Beşten Dördü Gitti, Biri Kaldı!
Mekke Anlaşması
OSMANLIDA BİR RAMAZAN NASIL GEÇERDİ?-2-
TÜRKİYE’NİN AFRO-AVRASYA’NIN BÜTÜN ENERJİ VE TEDARİK KORİDORLARINDA VE HATLARINDA YÜKSELEN GÜÇ ETKİSİNİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI MİMARİSİ DAHA DA DERİNLEŞİYOR.
GENÇLİĞİMİZİ ve GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN EN BÜYÜK TEHDİT UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI BELASI
TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE OKUL MEZUNİYET PARTİLERİ
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
Son günlerde İstanbul başta olmak üzere ülkemizin birçok yerinde art arda meydana gelen depremler, insanlık yaratıldığından bu yana var olan bir olgu. Bilim insanlarının neredeyse tamamı binlerce, on binlerce insanın ölümüne sebep olabilen depremin oluşumunu, Dünya'nın merkezinden yayılan ısının etkisiyle yer kabuğundaki levhaların hareket etmesine bağlamaktadırlar. Bilinmelidir ki insanı, Dünya'yı, bütün evreni yaratan yüce yaratıcı, içinde deprem de olmak üzere görebildiğimiz/göremediğimiz, bildiğimiz/bilmediğimiz her şeyi yoktan var edendir. Dolayısıyla Dünyanın çekirdeğindeki ısıyı yaratan da O'dur. O, ısıyı harekete geçirip levhaları yerinden oynatan da O'dur.
"…O'nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez. Yerin karanlıkları içindeki tek tane, yaş ve kuru her şey Allah'ın ilmindedir.” (el-En'âm, 59)
İnsanın hayatı boyunca her saniyesine hükmeden ve nasıl yaşaması gerektiğini belirleyen Yüce Yaratıcı'nın emri doğrultusunda her şey gerçekleşir. Deprem bütün bunlar içerisinde küçük bir cüzdür. Ancak toplumda çokça konuşulan ve ne yazık ki tam oturmayan bir bakış açısı vardır. Bazılarınca depremlerin bilimsel bir yönünün olmadığı Allah'ın emirlerini yerine getirmeyen insanlara bir uyarı/ikaz niteliğinde gerçekleştiği ifade edilir. Burada zarar gören, hiçbir sorumluluğu olmayan küçük bebekler başta olmak üzere, günahsız ve masum insanların da olduğu unutulmamalıdır.
Bu arada Kur'an-ı Kerim'de pek çok ayette azgınlığa düşen kulların Allah tarafından nasıl cezalandırıldığı ifadelerini de göz ardı etmemeliyiz.
İmam Gazali'nin bu konuda güzel bir tespiti vardır. Ona göre; "her olayın bir zahiri sebebi vardır. Depremler de buna dahildir. Fakat her sebebi yaratan Allah'tır. Sebebe değil, sebebi yaratının kudretine bakılmalıdır.”
Deprem karşısında olması gereken tutum, yüce yaratıcının istediği şekilde bir yaşam sürdürürken başa gelecek böylesi bir doğal felaketin varsa bir yanlış veya günahtan dolayı uyarı, yoksa sabrın ölçüldüğü bir imtihan olarak görülmesidir.
Bediüzzaman Said Nursi'nin bakışıyla depreme birçok açıdan bakmak gerekir. "Depremler gibi musibetler hem bir ikaz hem de bir arınmadır. Hem günahkârlar için pişmanlık hem sabreden müminler için dereceler vesilesidir.”
Başımıza gelen beklenmedik bir musibet ve acıda, dinlediğimde rahatladığım Kur'an-ı Kerim'de geçen şu ayetler bu konu için de güzel bir kanıt niteliğindedir: "Sizi mutlaka biraz korku ve açlık ile biraz da mallardan, canlardan ve mahsullerden bir noksanlık ile imtihan edeceğiz. O halde sabredenleri müjdele!” (Bakara suresi/155. ayet)
Ancak üzerimize düşen en önemli husus depremin oluşturacağı zararlara karşı önceden gereken her türlü tedbirin alınmasını sağlamaktır. Bu konuda hükümet, belediye ve halk birlikte çaba göstermelidir. Ne yazık ki Müslüman toplumların uygulaması gereken üstün teknolojiyi Japonya başta olmak üzere gayri müslim toplumlar uygulamaktadır. Bu ülkeler şiddeti çok fazla depremlerde hiçbir hasar veya can kaybı yaşamamaktadırlar. Bu da dürüst yönetimler ve dürüst toplumlarla mümkün olacaktır.
Naçizane hükümete ve belediyelere tavsiyem şudur: Acilen en kısa zamanda deprem riski olan konutların yıktırılıp, zemini daha uygun yerlerde depreme dayanıklı yeni konutlar inşa edilmelidir. Vatandaşa uygun seçenekler sunulduktan sonra gerekirse kanun gücü kullanılmalıdır. İstisnai karşı çıkışlar bertaraf edilmelidir. Bile bile lades denmemelidir. Çok katlı binalardan ziyade daha az katlı binaların inşası tercih ettirilmelidir.
Rabbim gelmesi kuvvetle muhtemel İstanbul depremi başta olmak üzere ülkemizi her türlü doğal afetten korusun. Âmin…
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
AHLAK VE VİCDANIN SESİ MISIRLI YAZAR MUSTAFA LUTFİ EL-MENFALUTİ
BİZİM KUŞAĞA OKUMAYI SEVDİREN YAZAR KEMALETTİN TUĞCU
BİR KİTAP FUARININ ARDINDAN
HASTALIK BİR NİMET MİDİR?
HER ŞEY O’NU HATIRLATIYOR DEMİRDEKİ HİKMET
HAYATIN ANLAMINI KAVRAYAN İKİ ŞAHSİYET KUSS B. SAİDA VE EBU’L-BEKA ER-RUNDÎ
ASIRLIK ÇINAR ALTINDA AKŞEHİR
GAZZE KONUSUNDA DURUŞUMUZ NASIL OLMALI
TÜRKLERDEN ÇOK BATILILARIN İLGİ GÖSTERDİĞİ BİR MÜSLÜMAN TÜRK BİLGİNİ İBNİ SİNA