Bu yılbaşında ne yapacağız? Takvim Değişir, Kıble Değişmez
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
ÖZGÜR ÖZEL FETVA VERİRSE…
Müfredat, Rotasyon ve Kalite
YILBAŞI KUTLANABİLİR Mİ?
HESAP ZAMANI
Yüksek faiz maliyetleri ekonomik bir kâbus haline geldi
BU NAMAZLA ALAY EDEN NESİL Mİ, SESSİZ KALAN TOPLUM MU? BU ÜLKEDE BAŞKA DİNLERLE ALAY EDENİ GÖRDÜNÜZ MÜ?
“Canlı Yayında Konuşur Gibi” Konuşabilmek
KÜRESEL GÜÇLERİN ELİNDEKİ SİHİRLİ GÜÇ, BİLİM
Veeeee nihayet! Güzel futbol güzel sonuç…
SEVDALISIYIZ
Bahanesiz Maçtan Hüsran Çıktı
AHLAK VE VİCDANIN SESİ MISIRLI YAZAR MUSTAFA LUTFİ EL-MENFALUTİ
CUMHURİYET OLMASA BİZ OLMAZ MIYDIK?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Samsunspor ders verdi, Konyaspor izledi…
Milletin ekmeği ile oynamayın! Konya’da ekmek neden zamlandı?
Musluktan Akan Yalanlar, Akmayan Sular
Değerli Yeni Konya okuyucuları, bu haftaki yazımı Eski Konya'ya ayırdım. Sizi elli yıl öncesine götürmek istiyorum. Bir kapısından girdiğimiz şu dünya hanının çıkış yapacağımız diğer kapısına adım adım yaklaşıyoruz. Biz insanlar küçükken hep büyümek, büyüdükten sonra da küçüklüğe özlem duyarız. "Her şey aslına rücu eder” sözü doğrultusunda çocukluk hayatımıza tekrar dönmek isteriz.
Kış soğuklarının yerini bahar sıcaklarına yavaş yavaş terk ettiği bu hafta sonu yolum Alaaddin Tepesine düştü. Alaaddin Tepesini yalnızca 20 metre yüksekliğinde bir tepe olarak görmemek gerekir. Tarihin en eski dönemlerinden itibaren stratejik bir yere sahip olmuş bir dönem Selçukluların idare merkezi olmuştur. Güneşin sıcaklığını hissettirdiği bir ortamda tepede kısa bir tur yaptım. Bütün Konya'yı kuşbakışı gören bir yerde durdum Konya'yı seyre koyuldum. Gökdelenler ve birbiriyle gayrimütenasip yapılarla dolu günümüz Konya'sını seyrederken eski Konya bir şerit gibi gözlerimin önünden geçti.
Konya'nın kuzey kesimindeki en son nokta olan Aydınlıkevler semtinin iki katlı müstakil bahçeli evleri ne de güzel gözüküyor. Bir bahar akşamı cebimizde paramız olmayınca uzaktan sahneyi görebilecek bir yerden bedava filim seyrettiğimiz açık hava sinemasını görüyorum. Merdivenlerinden defalarca inip çıktığım Alaaddin Tepesinin Mevlana'ya bakan tarafında akan suların sesini dinlerken karşıda bütün ihtişamıyla Yeşil Kubbeyi seyrediyorum.
Hastane caddesinde Kıbrıs Barış Harekâtına katılmak üzere giden tank birliğini çiçeklerle ve alkışlarla uğurladığımızı hatırlıyorum.
Hemen şu yanı başımızda Mevlâna Caddesi üzerindeki eski mimarisiyle mezunu olduğum Karatay Lisesi ön kapısından girip ahşap merdivenlerinden yukarıya çıkıyor; sınıfımın penceresinden Konya'nın tek otobüs kalkış merkezinde durakta bekleyen Magirus marka Uluırmak-Mengene Ring otobüsüne gözüm takılıyor.
Bahçeleriyle şarkılara konu olmuş Yeşil Meram müstesna bir doğal güzellik olarak karşımda duruyor.
Mevlâna Caddesi üzerinde yer alan şehrin tek bisikletçisinden aldığım bisikletle şehrin en ücra yerlerini keşfedişimi hatırlıyor ve hüzünleniyorum. Aynı cadde üzerinde bulunan lise öğrenimime mekân olan Karatay Lisesi'nin yandığını görürken ağladığımı hatırlıyorum. Daha sonra Arslanlı Kışla yanındaki yeni binada sınıfımızın penceresinden kışladaki askerleri seyrediyorum. Bir an burada askerlik yapan babam gençlik haliyle gözümün önüne geliyor. Ona koşup sarılasım geliyor.
Karşıda Fuar alanındaki luna parkta oynayan çocukların sevinç ve neşeyle bağırışlarını duyuyorum.
Şehir içi ulaşımda önemli bir araç olan üç tekerlekli Arçelik marka triportörlerin sesleri harika bir musiki parçası gibi geliyor. Ön tarafta şoför mahallinde yer bulabilmek ne güzel bir konfor ve ayrıcalıktı.
Yoğun bir duygu atmosferinde. O güzel günlere dönmek istedim. Ancak yaşanmışlıkları geri getirebilmek imkânsız. Onlar geride kalmış güzel anılardan ibaret.
Ne yazık ki yaşamakta olduğumuz ana dönmemiz gerek. Dikey bir yapılaşmanın, insanların birbirlerine tahammülsüzlüklerin, gemisini kurtaran kaptan anlayışının hâkim olduğu bir dünyada yaşam mücadelesini vermeye devam etmemiz gerekiyor.
AHLAK VE VİCDANIN SESİ MISIRLI YAZAR MUSTAFA LUTFİ EL-MENFALUTİ
BİZİM KUŞAĞA OKUMAYI SEVDİREN YAZAR KEMALETTİN TUĞCU
BİR KİTAP FUARININ ARDINDAN
HASTALIK BİR NİMET MİDİR?
HER ŞEY O’NU HATIRLATIYOR DEMİRDEKİ HİKMET
HAYATIN ANLAMINI KAVRAYAN İKİ ŞAHSİYET KUSS B. SAİDA VE EBU’L-BEKA ER-RUNDÎ
ASIRLIK ÇINAR ALTINDA AKŞEHİR
GAZZE KONUSUNDA DURUŞUMUZ NASIL OLMALI
TÜRKLERDEN ÇOK BATILILARIN İLGİ GÖSTERDİĞİ BİR MÜSLÜMAN TÜRK BİLGİNİ İBNİ SİNA
15 TEMMUZA NASIL GELDİK