Efsanelerin Yemişi
Göztepe’nin Hesaplarını Tunahan Bozdu
Linç Edilen Hekim ve Sessiz Çoğunluğun Feryadı
Teknolojinin Bizden Aldıkları
SÖZLERDE KENDİMİZİ ARAMAK
Mesele doktor değil hala anlamadın mı?
MALAZGİRT ZAFERİNİ KUTLAMAYI HAK EDİYOR MUYUZ?
Laik hutbe verelim
Kripto para piyasaları bir oyun alanı değildir
İNSAN İÇİN ANCAK ÇALIŞTIĞININ KARŞILIĞI VARDIR
Sessiz Kalabalıklar: Modern Hayatta Yalnızlık
Demokrasi Karanlıkta Ölür
ASIRLIK ÇINAR ALTINDA AKŞEHİR
İç sahada alınan net galibiyet
Rakamlarla Otomobil Piyasası
ERİNMEDEN
BASIN DİLİ
Bizden neden olmuyor biliyor musunuz?
Biz kendi evimizin önü kirli iken başkasının evinin önünün kirliliğinden söz etmeyi çok seviyoruz.
Aslında kendi evimizin önünü temizlemiş olsak sorunlardan en az birini halletmiş olacağız.
Kendimize, fikirlerimize insanların saygı göstermesini istiyor, eleştirilmeyi hiç sevmiyor ama başkalarını eleştirirken de onlara karşı çok acımasız oluyoruz.
Kendi içimizde, dar alanlarda birkaç kişiyle anlaşamıyor, birlik olamıyor, fitneyi bertaraf edecek olan değerlerimize sarılamıyor, fitnecilere haddini bildiremiyor ama Müslümanların dağınıklığından, İslâm Birliğinden söz ediyoruz.
Bir başka ülkede karışıklık olursa, Müslümanlar dağınıksa, Müslümanlar Amerika'ya şirinlik yapıyorsa hemen onları yerin dibine sokuyor ama kendimiz büyüyen, yükselen, dünyada söz sahibi olan ülkemizin ardında dağ gibi durmuyoruz.
Ülkemizdeki sorunlardan, gençlerin kötü gidişatından hep başkalarını mes'ul zannediyoruz.
Üretim yok diyoruz köyden şehre göç ettiğimizi, köy hayatının zahmetinden kaçtığımızı kimse bilmiyor zannederek.
Alışveriş marketlerinin dinlenme salonlarında tüketim çılgınlığını eleştiriyoruz.
Okullarda değerlerimize aykırı programlar icra edilince hemen bakanlığı mesaj yağmuruna tutuyor, sorumluların cezalandırılmasını istiyoruz. Kendi çocuğumuz o programlara hazırlanırken onu görmezden gelerek…
Kendimiz atacağımız adımlarda dengeleri gözetip, bulunduğu makamlarda denge gözetenlere veryansın ediyoruz.
Başımıza iş gelmesin diye kılı kırk yarıyor ama kendi geleceğini düşünen insanlara acımasız tepkiler gösteriyoruz.
"Bulunduğu makamın hakkını versin, bizim istediğimiz doğrultuda davranmayacaksa o makamda oturmasın.” diyoruz ama kendimiz oturduğumuz makamlarda başkalarından istediklerimizin tam tersini uygulayabiliyoruz.
En basitinden kendi çocuğumuzu alabildiğine şımartıp başkalarının çocuklarının şımarıklığından rahatsız olmuyor muyuz?
Herkes çocuk yetiştirme konusunda uzman değil mi?
Bu kadar uzman varken çocuklarımız neden şımarık?
En iyi eve, en iyi arabaya, en pahalı eşyalara karşı zaafımız varken başkalarının lüksü bizi neden rahatsız ediyor?
Hayatında torpile ihtiyaç duyup, torpil yaptırma imkânı varken torpil aramayan kaç kişi var da torpille işe girenlere karşı iki yüzlü davranıyoruz.
İşlediği dersin hakkını veremeyen öğretmen bakanlığın uygulamalarından şikayetçi.
İş bulabileceği bölümü seçmeyen, oraları kazanmak için çalışmayan genç "diplomam var devlet bana iş vermiyor” diyor.
Hak etmediği halde erken yaşta emeklilik isteyen kişiler emeklilik maaşının azlığından muzdarip.
Sürekli alışveriş yapıp ayağını yorganına göre uzatmayan insanlar aldıkları maaşların hemen bittiğinden dem vuruyor.
Öte yandan kimisi altın biriktiriyor, kimisi lüks arabalara biniyor, kimisi borsadan gözünü ayırmıyor.
Hasılı…
Memleketi başkası kurtarsın, diğer insanlar iyi olsun, ben konforumdan ödün vermeyeyim ama her şey de benim istediğim gibi olsun, dediğimiz için debelenip duruyoruz.
Laik hutbe verelim
Bağırarak suç bastırmak
Muhaliflerin sevdiği rakip siyasetçi
Yanlış tercih heba eder yılları
Teröre gerçekte kimler karşı?
Lider dediğin hakaret eder!
Ülkeyi soyanlar rahatsız
Omurgasız şımarıklar
Sınavları kaldırma gücümüz yok mu?
Devleti zayıf göstermenin bedeli