Yeni Konya Gazetesi - Günlük tarafsız siyasi gazete
İsmail Detseli
İsmail Detseli
ismaildetseli@yenikonya.com.tr

ZİMAM (zimem)

19 Temmuz 2019, Cuma günü eklendi. Font boyutu:

Bir başka güzel hasletimiz olan Osmanlıdan kalma güzel adet ve ismini zikredeceğim. Zimam veya zimem yöresel ağza göre söylenen bu söz bir veresiye defteri ve onun içersindeki tutarı anlatırdı 1970 li yıllara kadar ben bilhassa kendim bile bu defteri ve sözü yaptığım işim gereği çok kullanmışımdır. Bunun aslı zimam defteri bakkal, manav, ve diğer esnafların kullandığı ve o esnafın günümüz adıyla aylık yıllık cirosunu belirlemede söz sahibi bir defterdi. Bunda bir güzellik daha vardı bilhassa Ramazan ayında ve ya senenin bir gününde zengin tabaka insanları mahalle bakkalına kasabına gider zimam defterinde yazılı olan fakir tabaka insanlarının ya ilk 25/30 unu yada defterin tamamında bulunan borçları öder giderdi. Ne zengin kimin borcunu ödediğini bilir ne de fakir borcunu kimin ödediğini bilirdi işte bundan dolayı fakir bir zengine karşı minnete düşmez zenginde fakir karşısında gurur kibir duygusuna kapılmazdı.

1960 lı yılların sonunda İstanbul da yaptığım mahalleler de seyyar olarak zeytin zeytinyağı ayçiçeği yağı sabun deterjan gibi temizlik maddelerini her gün belirlenmiş müşterilerimin olduğu bir mahallede satardım. Akrabadan akrabaya babadan oğla tekrar geri alınmak üzere devredilen bu sabit azalıp çoğalan müşteriye sahip işimizde devir sırasında veresiye defteri olan zimam defterindeki para hesaplanır o alınan kişi hesabına ödenecek borç olarak bekler bu müşteri üzerinden kazanılan para çalışanın olurdu. İşte bu hesaplama sırasında bilhassa hemşerilerimiz arasında merak edilen Osmanlıdan kalma söz olan bu konu için şöyle konuşmalar olurdu. Filan adamdan işi devir aldın mı? Aldım, ne kadar zimam çıktı ya? 25 bin lira annavoov baya iyi kalabalık işi ve müşterisi varmış Allah hayırlı iş bol kazanç versin gardaşım aman sende işine iyi dikkat et müşterilerini çoğalt azaltma müşterileri hoş tut heç birini gaçırma diye tembihlenir işi alan kişi çalışmaya teşvik edilirdi.

Osmanlı devrinde bu zimam (zimem) denen şeye bakkalların ve ya esnafların veresiye defterine denirmiş. Bir bakkalın defterinde yazılı mahalle sakinleri tarafından veresiye alınmış ihtiyaç maddelerinin sakinler adına kayıt edilmiş hesapları imiş. Zamanın zenginlerinden biri veya bir kaçı bir mahalle bakkalına varırmış bakkal efendi şu mahalleli adına kayıtlı tuttuğun zimem veresiye defterini çıkarıp burada yazılı meblağın bir kısmını ve ya tamamını hesapla kaç para olduğunu söyle dermiş. Ve hesabı öğrenir o hiç tanımadığı bakkala tanımadığı mahalle sakinlerinin borcunu öder ismini bile söylemeden çıkar gidermiş. Ya rabbim ne kadar güzel bir haslet riyan yok, gösteriş yok, yaptığı işi kimseye ilan etmek yok medya ordusuyla yapıp gazetelerde boy göstermek yok. Allahım böyle kullarının sayısını günümüzde de artır diye dua ederken, son günlerde çok şükür böyle güzellikleri haberlerde ve gazetelerde duymaya başladık. İsmini vermek istemeyen bir kişi falan şehirde bir bakkal dükkanında ki veresiye defterinde olan mahalle sakinlerinin borçlarını ödeyip gitti diye. Düşünebiliyor musunuz zaten maddi durumu iyi olan kimse bakkala manava borç yazdırmaz maddi sıkıntısı olanlar bu çareye başvururlar. Bir zaman sonra ve ya söz verdiği günde sıkılıp büzülerek paranın tamamını ödeyememe korkusu ile bakkal efendiye gelen borçlu bakkaldan borcunu sorunca kardeşim, komşum, bana borcunuz yok sizin adınıza birisi gelip bütün borçları ödedi dese o insandaki sevinci ve dudaklarından dökülen içten gelen duaları düşünün. Geçtiğimiz Ramazan ayı içersinde mahallemizde böyle bir güzelliği yaşadım. Bir emek büfesinden ekmek alacaktım büfenin önünde bir bey var içerdeki büfe sahibi de elindeki defteri karıştırmakla meşgul iş uzun sürdü adam baya hatırı saylır bir para verdi büfeciye ekmek filan da almadan ayrıldı. Sordum büfeciye bu adamın size bu kadar borcu mu vardı? Baya yüksek bir para verdi de dedim. Yok abi o adam buradan veresiye ekmek alanların borçlarını ödedi bana peki kimmiş bu adam? Bende bilmem arada b,r uğrar borçla ekmek alan ihtiyaçlı var mı der var ise onların hesabını yaptırır paraları öder gider bende onlar adına teşekkür ederim borçlular para ödemeye gelince onlara paralarının bir hayırsever tarafından ödendiğini söylerim onlarda isimsiz adama teşekkür ederler dua ederler dedi. Rabbim sana şükürler olsun ki böyle güzel hasletleri olan bir dinin mensubuyuz. Selamette olunuz

Bu yazı 617 kez okundu.
Yorumlar

Yazarın tüm yazılarını görmek için tıklayınız!

KÖŞE YAZARLARI
SON DAKİKA HABERLERİ