SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
Şehir Diplomasisinde Tarihi Konya Zaferi
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
BU ONUR KONYA’NIN, BU BAŞARI UĞUR İBRAHİM ALTAY’IN
IBAN hesaplarıyla ilgili yeni düzenleme yolda
TÜRKİYE’NİN ÇELİK ZIRHI: CUMHUR İTTİFAKI...
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
“İYİ Kİ VARSINIZ“
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
15 Temmuz, Türkiye'miz için en uzun gece oldu. O gece, ölüm kalım savaşı verildi. Ülke ayağa kalktı! meydanlar, caddeler, sokaklar, evler, parklar…Türk Bayraklarıyla süslendi.
Bu uzun gecede, milleti sokaklara, meydanlara yığan duygu neydi? Bunu sadece hamaset olarak söyleyebilir miyiz? "şimdi fırsat doğdu, meydanlara çıkayım, elime bayrağı alayım, marşlar söyleyerek şov yapayım…” gibi absürt bir yaklaşım getirebilir miyiz bu şuura? Veya; "15 Temmuz, bir tiyatro, bir senaryo…” demek gibi hamakat örneği sergilenebilir mi?
Tamam kimsenin, Tayyip Erdoğan'ı, AK PARTİ'yi sevme veya destekleme mecburiyeti yok. Böyle bir şey zaten düşünülemez. Bunu neden söylüyorum, o hain darbe kalkışması gecesi, "meydanlara inin” çağrısıyla bütün meydanların insanlarla dolup taşmasını ne ile izah edebiliriz? Bunların hepsi Erdoğan hayranı mı? Buna; "evet” demek yanlış. Ancak, "bunların hepsi vatan sevgisiyle dopdolu” demek doğrudur.
"15 Temmuzlar bitmedi” sözümü, "hayat durdukça savaşlar da var olacaktır” şeklinde söylersem ne dersiniz? Beni; savaş yanlısı, kan içici, gözünü kan bürümüş, vampir… olarak mı nitelersiniz?
Savaşlar var olacak, çünkü o hain darbe girişimi gecesinden sonra, bu sefer de dünyanın dört bir yanından emperyalist devletler, Türkiye'yi, adeta Çanakkale'de olduğu gibi dize getirmek için her türlü ayak oyunlarını oynadılar. Tek bir amaçları vardı; ülkemizi ekonomik yönden zayıflatıp, zor durumda bırakmak. Fakat yine duvara tosladılar!
Tarihimiz, hep saldırılarla, Müslüman Türk'e yapılan zulümlerle, kumpaslarla dolu. Hele bu Türkiye olunca, işin şekli daha da değişiyor. Zira ülkemiz, çok önemli bir konumda. Bu konuyu daha net ve iyi anlamak için dünkü yazımdan çok kısa bir bölümü tekrar bilginize sunmak isterim:
Sık sık gündeme getiriyorum; "Dünyada barışın, kardeşliğin, sevginin, huzurun yolu TÜRK-İSLÂM ÜLKELERİ BİRLİĞİ'NDEN GEÇER. Şimdiye kadar batı bu birliğin kurulmaması için elinden ne geliyorsa yaptı hala da yapıyor! Bize; ne AB, ne ABD, ne Batı tandanslı birlikler… fayda verir.
MÜSLÜMANLIK; uygulama ister, aksiyon adamı olmayı gerektirir. "Bir kötülük gördüğün zaman elinle, dilinle ve kalben gidermeyi” emreden ilkelere uymak icap etmez mi? "Niçin yapmadığınızı söylersiniz?” talimatı bağlamıyor mu? "Müslüman, Müslüman'ın kardeşidir” hatırlatması bize bir şey söylemiyor mu?
Zaman, İslâm ülkelerinin birlikte hareket etme zamanıdır. Zaman; "armudun sapı, üzümün çöpü var” deme zamanı değildir. Yıllarca böyle bir hareket tarzı izlendi de ne oldu? Şimdiye kadar hangi İslâm ülkesi, hangi zor durumdaki ülkelerin yarasına merhem oldu?
"Terörsüz Türkiye” gerçeğini artık her aklı eren, her millet evladı ve her "insanım” diyen kabul etmek zorundadır. Terörün nelere mal olduğunu bilmeyen yok. 15 Temmuz'ların olmaması, darbe denen alçak zihniyetlere kapı aralamamak, her gün şehitlerin gelmemesi, annelerin, babaların, yavukluların ağlamamaı için el birliği halinde kenetlenip, barışı yakalamak mecburiyetimiz var.
Terörsüz Türkiye uygulamasında her kafadan çıkan sese değil, gönlümüzün ve vicdanımızın sesine kulak vermek durumundayız. Aklımızı kullanalım, fikir oluşturalım. Bu; "Terörsüz Türkiye” fırsatını kaçırmayalım.
Geçit Verilmez!
(15 Temmuz üstüne)
Düşmanlara karşı, ülke ayakta,
Vatanı satana, geçit verilmez,
Askerim polisim, her an ayakta,
İhanet katana, geçit verilmez!
Hainler soysuzlar, köprüyü tuttu,
Yiğit evlatlarım, birer umuttu,
Silahı susturdu, tankı yamulttu,
Darbeye batana, geçit verilmez!
Tarifi bilinmez, kara geceydi,
Dillerim lal oldu, sessiz heceydi;
Saatler durduran bir bilmeceydi,
Terörü tutana geçit verilmez!
Seccade ıslandı, seher vaktinde,
Tüm eller duada, şahit akdinde,
Erlerimiz mutlu, şehit ahdinde,
Niyazsız yatana geçit verilmez!
Kalplerde inşirah, başlar secdede,
Dere, tepe, ırmak, taşlar secdede,
Genç, yaşlı, kadın ve eşler secdede,
Kaosa itene geçit verilmez!
SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
BİLMEK YETMİYOR
DÜNYAYA GELMEKLE İŞ BİTMİYOR
UBUNTU
ULUSLARARASI İSLÂMÎ İSTİŞARE
MÜSLÜMANIN HAYATI HİCRETTİR
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
HAYAT DEDİĞİMİZ
ACI BAŞLANGIÇ, HAYIRLI SONUÇ!
YAZMAK, DÜNYANIN EN MUTLULUK VEREN İŞİ