ACI HAYATLAR

İslam'ı, İslamî hayatı, Kur'an ve Kur'an'ca yaşantıyı yeryüzünden silmek için her türlü ayak oyunlarını oynuyorlar. Başlangıcından beri Müslümanlara her türlü zulüm ve işkenceyi reva görüyorlar.

İslam'ın zuhuru ve yayılması döneminde yapılan zulümler, işlenen cinayetler, uygulanan boykotlar. Hatta sevgili Peygamberimize bizzat amcası Ebu Lehep tarafından reva görülen çirkin muameleler…

İslam'ın ilk şehitleri; Sümeyye ve Yasir'in başına gelenler. Bilal-i Habeşi'ye uygulanan işkenceler…

Her zaman değişik kılık ve kıyafete bürünüp, sureti haktan görünerek Müslümanları kandırma yolunu tercih ediyorlar. Çoğunlukla "Din adamı” kispetine bürünüyor, kutsal değerlerimizi, değer yargılarımızı istismar ediyorlar.

Asrı Saadetteki "Mescid-i Dırar” bunun bir örneği. Emeviler döneminde Muharrem ayında meydana gelen "Kerbela faciası”, hala yüreğimizi dağlamakta.

Selçuklular dönemindeki "Hasan Sabbah ve Haşşaşiler”…

Bitti mi? Biter mi hiç? Haçlı savaşlarının amacı İslamî harekete dur demek, yeryüzünde Müslüman bırakmamak!

Dünyayı teröre gark edenlerin ortak amacı da aynı. Osmanlı'yı haritadan silmek, Türklere-ki Türk demek, Müslüman demektir- dünyayı dar etmek, geldikleri Orta Asya'ya geri göndermek ve İslamsız bir hayat kurma hayali yatmaktadır İslam düşmanlarının hedefinde. Türklerin girdiği daha doğrusu girmek zorunda olduğu tüm savaşları inceleyin altından; haçlı zihniyeti, Müşrik mantığı, Allahsız bir dünya tesis etme hamakatı yatmaktadır.

Çanakkale savaşında binlerce şehidimizin amacı neydi? Yurdumuzu namahrem ellere teslim etmemek, minarelerimizden ezan sesinin susmaması, hilalimize haç taktırmamaktı. Onun için şehit oldular. Aç kaldılar, susuz kaldılar ama yurdumuzu düşmana bırakmadılar.

15 temmuz hain darbe kalkışması daha doğrusu işgal girişimi de akametle sonuçlandı. Gönlünde Allah sevgisi, Kur'an duygusu, Peygamber aşkı olan yiğitler, yurdumuzu namertlere teslim etmedi ve etmeyecekler.

Fakat ihanet şebekelerinin oyunları bitmiyor! Şimdi de gençleri yurt dışına çekebilmek, Türkiye'den uzaklaştırabilmek, elin gavuruna el avuç açtırıp mankurt mahluklar yapmak için Bizans oyunlarına devam ediyorlar.

Türkiye'nin azı, gavurun çoğundan daha hayırlıdır. Evet gavur çok para verebilir ama gençlerimizi Türkiye düşmanı olarak yetiştirme sevdasındadır. Amaç, genç beyinleri yurt dışına yöneltmek. Oyun büyük, hile yaman!

"Onlar ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır.” 

İnkarcıların bir üfleme ile ilahi ışığı söndürme arzusu içinde oldukları, fakat Allah'ın buna izin vermeyeceği ve bu ışığını tamamlayacağı ifade edilmektedir. İslam meş'alesinin eninde sonunda herkesi aydınlatacağı açıkça belirtilmektedir. Tarihin her döneminde Peygamberlerin getirdiği vahyin parıltısından rahatsız olup, inananları bir kaşık suda boğma istek ve çabası içinde olanlar görülmüştür ve görülecektir. Ama asla başaramamışlar ve başaramayacaklardır.

 

Gözünü Aç Artık!

 

Ayak oyunuyla yemek isterler,

Ülkem hedefte gözünü aç artık,

"Ezelden düşmanız” demek isterler,

Yapılanı gör batıdan geç artık,

Yurdum hedefte gözünü aç artık!

 

Parçaladılar ruhumu çaldılar,

Birlik duygumuza zehir saldılar,

Haçlı güruhuyla hem dem oldular,

İlgisiz ve aymaz olmak suç artık,

Vatan hedefte gözünü aç artık!

 

Dinimiz İslam'dır, Türk kanımız var,

Hak'tan gelen yiğitlik yanımız var,

Bayraklaşmış olan çok şanımız var,

Cihat et de şehadeti seç artık,

İman hedefte gözünü aç artık!

 

Hep sopa yiyorlar uslanmıyorlar,

Rahmanın sözüne yaslanmıyorlar,

Hiç hakla hukukla beslenmiyorlar…

Bu gâvur uşaklarından geç artık,

Kur'an hedefte gözünü aç artık!

 

Vatan varsa iman ezan imkân var,

Dostları seven vefalı insan var,

Muhabbet deminde edep erkân var,

Durma, göklere kanatlan uç artık,

Neslim hedefte gözünü aç artık!

 

 

Hep Yaş Dökeriz!

 

Terazi bozuldu, ibreler kaydı,

Samimiyet hasta, hep yaş dökeriz,

Dünyamız kirlendi, hissizce koydu,

İnsanlık iflasta, hep yaş dökeriz!

 

Gönüllerde tipi, sanki kış gibi,

Ruhlarda tufan var, bir akış gibi,

Elveda söyleyen bir bakış gibi,

Sevgiler arasta, hep yaş dökeriz!

 

Makamla mansıpla savruluyoruz,

Riyakâr tiplerden yoruluyoruz,

Muhabbetsizlikten kavruluyoruz,

Beşeriyet yasta, hep yaş dökeriz!

 

İlimden habersiz cahil bireyler,

İhsan şuurunu bilmez ki Beyler(!),
Duygular felç oldu ruhsuz her şeyler,

İrfanlar iflasta, hep yaş dökeriz!

Yazarın Diğer Yazıları