Akil İnsanlar Devrede

Teröre çözüm sürecinde rol alacak 'Akil İnsanlar Komisyonu'nda yer alması beklenen isimler:
Murat Belge, Hayrettin Karaman, Yılmaz Ensaroğlu, Hüseyin Yayman, Yılmaz Erdoğan, Oral Çalışlar, Doğu Ergil, İzzettin Doğan, Fehmi Koru..."Akil insanlar"la ilk toplantı  bugün yapılacak.
Bu isimleri daha çoğaltmak mümkündür. İlk bakışta; “yahu Türkiye’de sadece 9 kişi mi âkil?” diye sorular sorulacak, bu isimler üzerinde spekülasyonlar yapılacaktır. Öyle ki önümüzdeki hafta, “âkil insanlar” tartışmasıyla geçecek gibi görünüyor.
Tabii ki ülkede bu kadar az sayıda âkil insan yok. Ancak bu ilk toplantıdan sonra sayılarına yenilerinin ekleneceği, katılımların artacağını tahmin ediyorum. Burada gözden kaçırılmaması gereken bir husus var; ülkedeki terör yangınını durdurmak için hükümetin nasıl cansiperane çalıştığı, elini nasıl taşın altına soktuğu, gerekirse baldıran zehiri içeriz sözünün ne kadar uygulamaya yönelik olduğudur! Terörün bitirilmesi hususunda her kesimle, herkesle ön şartsız, samimi bir biçimde görüşmeye açık olunduğu da ayrı bir konudur.


 Adı ister âkil, ister aklı eren, ister kanaat önderi, ister toplumun önem verdiği insanlar densin…-isim o kadar önemli değil- eğer ülke gündeminden “terör” algısını kaldırabilirsek, Türkiye’yi yıllarca meşgul eden, kaynaklarının çoğunun buraya harcanmasına vesile olan, birçok vatan evladının ölmesine zemin hazırlayan, anaların, eşlerin, evlatların, kardeşlerin, bacıların, yavukluların gözyaşlarının seller gibi akmasını isteyen, silahtan, kandan beslenenlerin çabalarına, “DUR” diyen ne kadar insan varsa, ne kadar insan evladı bulunuyorsa hepsi ayrı ayrı birer “Âkil insandır”.
“vay efendim ben neden listede yokum, ben bunlar kadar mı âkilim? Bunların varlığını kabul etmiyorum” demek, peşinen “terörün bitmesini istemiyorum” demektir.


Bir başka pencereden bakalım meseleye; ülkede siyaset yapanların-ki bugün muhalefetteler ama yapılacak bir seçimde iktidar olabilirler.- konuları daha hassas ve ince bir şekilde ele alıp, toplumu germeden, insanların heyecanını, hamasi yönlerini harekete geçirmeden, sokaklara dökmeden, gayet akıllı ve mutedil bir biçimde çözüme kavuşturma çabaları hem ülke açısından, hem siyasi gelecekleri açısından ve hem de insani açıdan son derece önem arz etmektedir.
Çok hassas bir dönemden geçiyoruz. Bu hassas dönemde; çimento görevi görecek, tutkal gibi yapıştıran ve hissiyatları yatıştıran, gönül dünyalarımıza hitap edecek ve yön verecek insanlara gerçekten ihtiyacımız var. Nasıl ki istiklal savaşlarında; halka moral veren, onlara vatan bütünlüğünden, ülkenin parçalanmaması gerektiğinden, kardeşlik duygularının ön planda tutulmasının elzem olduğundan dem vuran; Edip, şair, ilim, fikir, din, gönül, kanaat önderleri… var idiyse, şimdi de vardır! Var olacaktır. Nasıl bu değerler, hiç durmadan ülkemizin selamete çıkması için uykularından, rahatlarından, istirahatlarından oldularsa bugün de aynı duygu içinde olan insanlarımızın sayısı epeyce vardır.


Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşmasında büyük ve önemli görevler yapan; “Abdalan-ı Rum, Gazıyan-ı Rum, Bacıyan-ı Rum” anlayışı ve şuuru bugün de vardır! Bunların içinde; Türk’ü de, Kürd’ü de, Çerkesi de, Lazı da… mevcuttu. “Âkil İnsanlar” da; bu misyonu üstlenmiş bulunuyor. Bakınız, içinde Kürt de var, Türk de var, bir başka ırk da var! Meslek açısından baktığımız zaman, kiminin sanatçı, kiminin ilim ve fikir adamı, kiminin bir grubun önderi, kiminin gazeteci… olduğunu görüyoruz. Pekiyi böyle bir mozaik var diye; “âkil insanlar”olamazlar mı?
Bakalım bugünkü yemekten ne gibi bir sonuç çıkacak? Bekleyelim ilerleyen zamanda hangi isimler listeye dahil olacak? Veya en azından terörün bitmesi ve çözümü hususunda ne gibi radikal önlemler alınacak? Hangi fikirler ortaya atılacak? Bana göre ismlerin çoğalması, listenin uzamasından ziyade, teröre kesin çözüm getirilmesi, bir daha böylesine bir kapının aralanmaması, huzurun, istikrarın, kalkınmanın, ilerlemenin… yakalanmasıdır!


Yazarın Diğer Yazıları