Bir Kitap, Bir Dipnot ve Bir Medeniyet Meselesi
Özbekistan Mergilan Şehrinde Muhteşem Bir Merkez: Burhaneddin el-Marğinani İlim, Eğitim ve Turizm Külliyesi/ Kompleksi
AK Parti’nin Rantçı Şımarıkları
BEN İNSANIM
İSLÂMİ NATO’NUN AYAK SESLERİ
Türk Lirasıyla Yapılan Dış Ticarette Rekor Artış
ŞAKA MI, SAYGISIZLIK MI ???
Beşten Dördü Gitti, Biri Kaldı!
Mekke Anlaşması
ÇİN TİYATROSU VE BİZİM FİGÜRAN GAZETECİLER
ATA YURDU AYMANAS
OSMANLIDA BİR RAMAZAN NASIL GEÇERDİ?-2-
TÜRKİYE’NİN AFRO-AVRASYA’NIN BÜTÜN ENERJİ VE TEDARİK KORİDORLARINDA VE HATLARINDA YÜKSELEN GÜÇ ETKİSİNİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI MİMARİSİ DAHA DA DERİNLEŞİYOR.
GENÇLİĞİMİZİ ve GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN EN BÜYÜK TEHDİT UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI BELASI
TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE OKUL MEZUNİYET PARTİLERİ
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
Necip Fazıl merhum, Sakarya Türküsü’nde; “Yokuşlarda Susamak” tabirini kullanır. Evet, Türkiye’yi durmadan yokuşlarda susatmak, sıkıntı üstüne sıkıntı verdirmek, attığı taşın ileri gitmemesi için her türlü oyunu oynamak, akla hayale gelmeyen ayak oyunları içinde olmak, yalanı, hileyi, iftirayı, masum insanları karalamayı marifet saymak… gibi daha sayamayacağım bir çok numaralarla kündeye getirmek, pes ettirmek istiyorlar!
Kurtuluş savaşında cennet vatanın kurtulması, esarete boyun eğmemesi için can siperane gayret gösteren atalarımız, imanın verdiği güzellikle pes etmedi! 250 Kg’lik mermiyi manevi güçle topun ağzına verdi ve düşmanın gemisini batırdı!
Daha 15’indeki çocuklar, okullarından cepheye giderek; “vatan elden gitmesin, bu cennet yurda namahrem eli değmesin de ben ya şehit, ya da gazi olayım” anlayışıyla savaşa gülerek gitti! Annelerimiz, yavrularının başına kına yakarak savaşa, vatan savunmasına gönderdi kınalı kuzularını!
Fatma Bacılar, Şerife Bacılar, Nene Hatunlar, Sütçü İmamlar, Şehit Kamiller…iman yurdu, islam yurdu, cennet vatanın düşman eline, hainlere, Haçlı sürülerine, Ermeni palikaryalarına peşkeş çekilmemesi için, çocuğunun üstüne örtmesi gereken battaniyeyi, ıslanmasın diye mermilerin üstüne örten, Fransız gavurunun, başı örtülü bacımın örtüsünü açmak için yaptığı hakaretlere tahammül edemeyerek kahramanlık destanı yazan, gavur bayrağını Türk kalesinde dalgalandırmamak için ölümü göze alan yiğitlerimiz, atalarımız, büyüklerimiz, eli öpülesi değerli vatanseverler, saygıyla eğildiğim ve duadan eksik etmediğim şehitlerimizin mücadelelerini bir kenara atabilir miyiz? Bu yapılanları; “Türkiye ilerlemesin, yeter ki kaos olsun, şehitlerden bana ne, ben rantıma bakarım” diyerek o şehitlerimizin kemiklerini sızlatmaya hakkımız var mı?
“Ben Türkçe ezanı, asli şekline döndürüyorum”, “Türkiye’deki tek parti anlayışını yıkıp, demokrasinin gelmesi için çaba sarf ediyorum”, “halkın yanında yer alıyorum” dediğinden dolayı anasından emdiği sütü burnundan getirdiler!
Haçlılar, durmuyor! Misyonerler, Siyonistler… bizim özümüzü çürütmek, islami hassasiyetlerimizi yok etmek, bizi Kur’andan uzaklaştırmak için her türlü hileye başvuruyor! Onların hilelerini biliyoruz!
Evet, biliyoruz, ama şimdiye kadar bir şey yapmadık, yapamadık, yaptırmadılar! Elimizi, kolumuzu bağladılar!
16 Nisan’da Türkiye’nin bekasını oylayacağız. Bu, istiklal ve istikbal mücadelesi. Aynen Kurtuluş savaşındaki gibi bir durumla karşı karşıyayız. Zira vakit yaklaştıkça bütün batı ve haçlılar olanca hıncıyla üzerimize gelmeye başladı!
Dışardaki haçlı ruhunu anlıyorum da, içeridekilere ne oldu? İçimizdekiler de, haçlıların yanında mı yer alıyor? Türkiye; bağımsız olsun, ilerlesin, gavura el avuç açmasın, kendi malını kullansın… diyoruz. Bu, yanlış mı? Olmasın mı? Milli olmasın mı? Yerli olmasın mı? sırtımızdan sopayı atmayalım mı? haçlılara destek veren, Türkiye’nin ayağa kalkmasından rahatsız olan birisi, bir toplantıda gözü dönmüş vaziyette, sanki Türkiye Yunan işgalinde, kendisi tamamen; dini ve milli ruhla hareket ediyor! O talihsiz adamı kınıyorum ve onun için yazdığım şu şiiri siz değerli okurlarımla paylaşıyorum;
HÜSNÜ BOZKURT'A
Firavunlar, hainler, satılmışlar bitmedi, bitmeyecek,
Unutma Bozkurt, senin gibiler gider, bu millet gitmeyecek!
Anırsan da, böğürsen de, höykürsen de boşuna,
Bu necip millet destan yazdı tarih boyu tek başına!
Çıkıp özür dilesen de yetmez, bu milletten,
Kurtulamazsın yaptığın bu hakaretten, zilletten!
Senin gibileri çok gördük biz,
Yunan da böyle diyordu, ama onu yere serdik biz!
ATA YURDU AYMANAS
MESELELERE KUR’AN PENCERESİNDEN BAKMAK
“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
DURMADAN YAZIYORUM VE YAZACAĞIM
YER GÖK ALBAYRAKTI!
RABBİM, ÜLKEMİZİ HER TÜRLÜ MUSIBETTEN MUHAFAZA EYLE!
KONYA’MIZIN KIRMIZI GÜLÜ
KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI
SEN SENİ BİL SEN SENİ
SELÇUKYA KÜLTÜR SANAT DERNEĞİ OLARAK BELEDİYELERDEN İSTEKLERİMİZ