Sanal Kumar Ekonomi ve Gençliğimiz İçin Beka Meselesidir
GÜNAH ADASININ ARKASINDA YATAN GERÇEKLER
MOTOSİKLET KAZASI!
YENİ DÜNYA DÜZENİNDE GÜÇLÜ OLMAYA MECBURUZ.
Yusuf Tekin istifa mı etsin?
AKLINI VE ALNINI TERLETENLER
Suriye çadır kent sorunu
CHP’nin Eksiye Yürüyüşü
Özbekistan’da 9 Şubat Ali Şir Nevayi’nin 585.Doğum Günü ve Bahar Bayramı
MİHALGAZİ BELEDİYE BAŞKANI ZEYNEP GÜNEŞ AKGÜN YALNIZ DEĞİLDİR.
ANNECİĞİM
ŞEMSİYENİ AÇ
Galibiyet Yine Yok ama Çok Yakın
Sahada futbol devamında umut vardı
Deprem Fırsat mı, Tehdit mi?
BİREYSELCİLİKTEN MEALCİLİĞE
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Sabah Namazı sonrasında; okumak, yazmak, fikir üretmek daha güzel oluyor. Zira ortam dinç, her şey zinde, dimağ açık ve tefekkür sahası daha net ve berraktır. Onun için Seher vakti bereketi” der büyükler. Eskiden sık duyardım;
"Sabah bereketi” denirdi. Herkes dükkanını Sabah namazından sonra "Besmele” ile açar, akşam namazından sonra "besmele” ile kapatırdı. Saat; 10.00 ve 11.00'da dükkan açmanın rızka engel olacağı anlayışı hakimdi. Rızıkların sabah erken saatlerde dağıtıldığı şuuru mevcuttu.Çok güzel uygulamalarımız vardı; Namaza giden esnaf, dükkan kapısını kapatmaz, sadece önüne bir sandalye koyar öyle giderdi namaza. Kimse gelip dükkanını soymazdı, hırsızlık, arsızlık nedir bilinmezdi.
Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'ue fethetmeden önce esnaf ziyaretine çıkar nabız yoklamak için. Bir esnaf dükkanına girer Sabah namazını kıldıktan sonra. İçeriye; "esselamü aleyküm” diyerek giren sultan;
"Bana bir okka pirinç tart” der. Esnaf;
"Emrin olur sultanım” diyerek pirinci verir. Ardından;
"Bir okka da şeker tart” deyince;
"Sultanım, ben siftah ettim, onu da yan komşumdan alıverin” sözü üzerine;
"Ben bu milletle değil İstanbul'u, dünyayı alırım” der.
İşte böyle; diğergam anlayışı, başkasını düşünme şuuru, tamahkâr olmama inancı vardı insanımda.
Şu hususları düşünüyor, hayatımızı bu istikamette yürütmek zorunda olduğumu her an hatırda tutmak istiyorum. Yapmazsam, doğru istikamette gitmezsem ne mi olur? Yakın zamanda yaşadığımız depremleri tekrar yaşarız, hem de bütün şiddetiyle.
Kaybettik!
Hoş kahveler içtik, dost hanesinden,
Telve dilde kaldı, nazı kaybettik,
Muhabbete daldık, şahanesinden,
Dost mazide kaldı, özü kaybettik!
Çok yakılar sardık, dert gitsin diye,
Merhemlerden sürdük, berkitsin diye,
Onulmaz yarayı, terk etsin diye,
Güzel temenniyi, sözü kaybettik!
Eğlendik ve güldük, safiyane hep,
Canana göz olduk, sahiyane hep,
Ahbaba can bulduk, dahiyane hep,
Sabırlarımızı, nazı kaybettik!
Gülmeyi kâr kıldık, mutlu gün için,
Maskeyi yar bildik, kutlu gün için,
Dostla bahar bulduk, tatlı gün için,
Sevinç tasa oldu, bizi kaybettik!
Kalp sevgiyi sildi, tekliyor şimdi,
Sevgi rafta kaldı, bekliyor şimdi,
Nadide yerinde, saklıyor şimdi,
Hasretler içinde, sizi kaybettik! (20 ŞUBAT 2023)
AKLINI VE ALNINI TERLETENLER
TEMİZ TOPLUM; ALLAH DUYGUSUYLA MEYDANA GELİR
KANALİZASYON PATLADI!
BERAT ETMEK İÇİN ÇABAMIZ VAR MI?
KÜLTÜRDE KONYA FARKI
İRFAN SOFRASINDA BULUŞMAK
KÜLTÜRE KAPI AÇANLAR
ZİRVEYE ÇIKMANIN YOLLARI
KİM SÖMÜRGECİ?
YAZARLIK HAYATIM VE EVRENSEL MESAJLAR