BARIŞA GİDEN YİĞİTLERİM!

Bir yaz mevsimi, Temmuz ayı. Mehmetçiklerimiz akın akın askeri araçlarla konvoy halinde gidiyor. Hepsinin yüzünde tatlı bir tebessüm. Hepsi mutlu ve gururlu. Şehir halkı caddeleri hınca hınç doldurmuş. Hepsi yiğitlerimizi alkışlıyor. Anneler, babalar, kardeşler, bacılar, yavuklular… hepsinin gözleri yaşlı, hep bir ağızdan:

-"Haydi Mehmet'im uğurlar olsun. Gururla gidin zaferle gelin. Allah ayağınıza taş değdirmesin. Gelişinizi de böyle kutlayalım. Allah'ım, Mehmet'lerimize muvaffakiyetler nasip et, Rabbim, kınalı kuzularımızı düşman saldırısından, ihanetten koru, sağ salim vatanlarına dönmelerini nasip et…” diye dua ediyorlar.

Kimi yaptığı poğaçayı, pastayı, böreği, baklavayı… uzatıyor. Kimi ördüğü çorapları, fanilayı, eldiveni, bereyi hediye ediyor. Kimi para veriyor…

Ellerde Albayrak, etraftaki esnaf radyolarını yüksek sesle açmış Mehmetçiklerimize moral vermek için kahramanlık türküleri çalıyor, kendileri de yüksek sesle bu türkülere eşlik ediyor.

  1. manzara görülmeye değer doğrusu. Askerlerimiz büyük bir cengaver edasıyla, gururla, Türk askerine yakışır biçimde, gözleri çakmak çakmak olmuş, göreve gitmenin huzuru içinde. Kınalı kuzular, halkımızın bu ilgisine alkışla cevap veriyor. Sanki bir bayram havası var.

Kalabalık içinden; yaşlı, iki büklüm, elinde bastonuyla Mehmehçiğe Yahya Kemal'in şu şiirini okuyor:

Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik

 

Haykırdı ak tolgalı beylerbeyi "ilerle”
Bir yaz günü geçtik tunadan kafilelerle

 

Şimşek gibi atıldık bir semte yedi koldan
Şimşek gibi Türk atlarının geçtiği yoldan

 

Bir gün yine doludizgin atlarımızla

Yerden yedi kat arşa kanatlandık o hızla

 

Cennette bu gün gülleri açmış görürüzde
Hala o kızıl hatıra gitmez gözümüzde

 

Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik

 

Yad Edilmez mi?

 

Zalimleri yakan ilahi nefes,

Ezelden ebede yad edilmez mi?

Ülkesi için çabalayan herkes,

Ezelden ebede yad edilmez mi?

 

İstikbali için sefere giden,

Değerlerini hep baş tacı eden,

İstiklali için ölümü tadan,

Ezelden ebede yad edilmez mi?

 

Hasbi insanların kadrini bilen,

Zor zamanlarında yanında olan,

Cömert insanlarla yan yana gelen,

Ezelden ebede yad edilmez mi?

 

Kâmil insanlarla birlikte kalan,

Yedi düvel ile dirlikte olan,

Kalbî sevgileri özünde bulan,

Ezelden ebede yad edilmez mi?

 

Tarihler yazarak gündem yapanlar,

Şuurlu ahvali her dem yapanlar,

Yaratılanları hem dem yapanlar,

Ezelden ebede yad edilmez mi?

 

Yiğitler Tanıdım!

 

Tarihte nicesi gelip geçtiler,

Allah'a yol bulan yiğit tanıdım,

Zalimi kurşunla delip geçtiler,

Hak rızası alan yiğit tanıdım!

 

Oku mazisini düşün dünleri,

Dostça kucaklayın yıkın kinleri

Unutulmasın hiç büyük ünleri,

Kula aşkla gülen yiğit tanıdım!

 

İslam anlayışı birer Ensar'dır,

Gönüller sultanı ehil unsurdur,

Yıkılmayan kale çelikten surdur,

Meşk tadını bilen yiğit tanıdım!

 

Durmuyorlar asla veren el için,

Rahat etmiyorlar varan yol için,

Merhamet timsali saran kol için,

Gözyaşını silen yiğit tanıdım!

 

Terörü öldürür Hak aşkı için,

İnsanı güldürür ak aşkı için,

Sevgiyle doldurur halk aşkı için,

Sevgilerle dolan yiğit tanıdım!

 

Mevsimler dört iklim dolaşırlar hep,

Can pervanelerle buluşurlar hep,

Tüm kalplere girer anlaşırlar hep,

Cana şifa olan yiğit tanıdım!

 

Kıbrıs Barış Harekatımızın 48. yılı kutlu olsun. (22 TEMMUZ 2022)

 


Yazarın Diğer Yazıları