BİLMEK YETMİYOR
IBAN hesaplarıyla ilgili yeni düzenleme yolda
TÜRKİYE’NİN ÇELİK ZIRHI: CUMHUR İTTİFAKI...
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
Küçücük çocuklar neden yarı çıplak giyinmeye mecbur bırakılıyor?
TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
Yardım Değil Destek!
“İYİ Kİ VARSINIZ“
2 ASIRLIK HATANIN BEDELİ KAYBOLAN GENÇLİK
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
28 Şubat’ın Sivil Kahramanına Veda
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
Milletleri tanımanın, dünle bugün arasında köprü kurmanın, medeniyet yolunda ilerlemenin, kültür, edebiyat, sanat konusunda söz sahibi olmanın yolu tarihtir. Her konuşmamızda, her sohbetimizde, arkadaş muhabbetlerinde tarihten örnekler veririz. Tarih bize ışık tutar.
Tarihi olayları anlatırız, hatıraları canlandırırız, dün böyleymiş, geçmişte şöyle olmuş, ah o eski günler diye hayıflanırız da onlardan bir türlü ders alma yoluna gitmeyiz. Anlatır geçeriz konuları. Bunlarla adeta vakit geçirmiş, eğlenmiş oluruz.
Örnek peygamber kıssalarından dem vururuz. Onların çektiği sıkıntıları söyleriz, hatta gözyaşı dökeriz fakat o kahramanların yaptıkları gibi yaptığı pozisyonlara girmeyiz. Hz. Âdem'in ve Hz. Havva'nın, şeytanın aldatması sonucunda samimi tövbe edişlerinden ders çıkartmayız. Hz. Nuh'un, Dermesil ile yaptığı tevhit mücadelesinde ölümü nasıl göze aldığını okuruz ama sadece okumakla kalırız. Yine Hz. Nuh'un, inanmayan oğluyla ilgili hangi birimizin kararlı tavrı söz konusu? Hz. İbrahim'in, putperest babası ile diyaloğunda, oğlu İsmail ile yaptığı baba oğul münasebetinde biz bugün nasıl bir tavır sergiliyoruz? Hz. Hacer'in, kucağında küçücük bebeği ile Safa ile Merve arasındaki o canhıraş gidiş gelişini nasıl izah edersiniz? Hele kuş uçmaz kervan geçmez, hiçbir canlının yaşamadığı Mekke'de yalnız başına korkusuzca duruşunu akılla izah edebilir misiniz? Bugün hangi kadın, hangi erkek bunu yapabilir?
Tabii ki, tarih gerekir. Elbette edebiyata, ilme, fenne, sanata ihtiyaç var. Ancak bunlar eylem haline gelmedikçe, yediğimiz yemek gibi içimizde sindirilmedikçe bir anlam ifade eder mi? Rabbimiz: "Sizin duanız olmasa Rabbin siz ne diye değer versin?” ilkesi boşuna mı söylenmiş? "Düşünmez misiniz? Akıl etmez misiniz?.....” "Niçin yapmadığınızı söylersiniz?” uyarıları laf olsun diye mi söylenmiş? Kur'an insanların boş vaktini geçirsinler, hikaye dinlesinler diye mi gönderildi? İçindekileri samimiyetle uygulamadıktan, hayatımızı Kur'an'a göre düzenlemezsek Kur'an bize fayda sağlamaz ki!
Şu şiirim, bu anlatılanları ne güzel dile getiriyor;
Marifet
Âdem Nebi soyundan Kabil gibi olmadan,
Habil sadakatiyle dimdik durmak marifet,
İnanmışlık ruhundan asla geri kalmadan,
Tevhidin coşkusuyla söze girmek marifet.
Fitne okyanusunda sarsılmayan imanla,
Tufanın ortasında o ilahi fermanla,
Zulme "dur” diyebilmek sarsılmayan irfanla,
Selamet gemisiyle Hakka ermek marifet.
Putları kırıp geçen İbrahim celaliyle,
Nefs-i emarelere Halilullah haliyle,
Evrenin sahibinin bitmeyen cemaliyle,
Nemrut'un ateşinde güller dermek marifet.
Annelik şefkatini Hacer gibi coşturmak,
Safa ile Merve'de can havliyle koşturmak,
Kuş uçmaz kervan geçmez mekânlardan aştırmak,
Samimi duygularla canı sarmak marifet.
Firavunlar içinde Musa ile olarak,
Hakikat mesajını kâinata salarak,
Pörsümeyen bitmeyen Hak nuruyla dolarak,
İnkâr bataklığından öze varmak marifet.
Teslise savaş açmak İslam davası ile
"La” şerrinden kurtulmak "İlla” sevdası ile
Ruhullah İsa'daki Meryem duası ile
Uslanmayan nefisle şerri kırmak marifet.
Ebrehe ordusunu Ebabille vurup da
Peygamber sancağıyla Beytullah'a varıp da
Şirkin yaralarını tebliğ ile sarıp da
Gönül sultanlarına değer vermek marifet.
Yesrip'te yanan canı hicret ile hoş yapmak,
Muhacirle Ensar'ı mümince kardeş yapmak,
Resul ile Sıddık'ı birbirine eş yapmak,
Ebedi dostluklara zemin sermek marifet.DÜNYAYA GELMEKLE İŞ BİTMİYOR
UBUNTU
ULUSLARARASI İSLÂMÎ İSTİŞARE
MÜSLÜMANIN HAYATI HİCRETTİR
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
HAYAT DEDİĞİMİZ
ACI BAŞLANGIÇ, HAYIRLI SONUÇ!
YAZMAK, DÜNYANIN EN MUTLULUK VEREN İŞİ
AHVALİMİZ
OLAYLARDAN DERS ALMIYORUZ!