DOLAR
46,548 TL
EURO
52,967 TL
STERLİN
61,564 TL
GRAM
6.069 TL
ÇEYREK
10.023 TL
YARIM
19.919 TL
CUMHURİYET
39.735 TL
Kazım ÖZTÜRK
Kazım ÖZTÜRK
kazim.ozturk@yenikonya.com.tr
25 Haziran 2026 Perşembe günü yayınlandı

BİLMEK YETMİYOR

 

 

 

Milletleri tanımanın, dünle bugün arasında köprü kurmanın, medeniyet yolunda ilerlemenin, kültür, edebiyat, sanat konusunda söz sahibi olmanın yolu tarihtir. Her konuşmamızda, her sohbetimizde, arkadaş muhabbetlerinde tarihten örnekler veririz. Tarih bize ışık tutar.

        Tarihi olayları anlatırız, hatıraları canlandırırız, dün böyleymiş, geçmişte şöyle olmuş, ah o eski günler diye hayıflanırız da onlardan bir türlü ders alma yoluna gitmeyiz. Anlatır geçeriz konuları. Bunlarla adeta vakit geçirmiş, eğlenmiş oluruz.

Örnek peygamber kıssalarından dem vururuz. Onların çektiği sıkıntıları söyleriz, hatta gözyaşı dökeriz fakat o kahramanların yaptıkları gibi yaptığı pozisyonlara girmeyiz. Hz. Âdem'in ve Hz. Havva'nın, şeytanın aldatması sonucunda samimi tövbe edişlerinden ders çıkartmayız. Hz. Nuh'un, Dermesil ile yaptığı tevhit mücadelesinde ölümü nasıl göze aldığını okuruz ama sadece okumakla kalırız. Yine Hz. Nuh'un, inanmayan oğluyla ilgili hangi birimizin kararlı tavrı söz konusu? Hz. İbrahim'in, putperest babası ile diyaloğunda, oğlu İsmail ile yaptığı baba oğul münasebetinde biz bugün nasıl bir tavır sergiliyoruz? Hz. Hacer'in, kucağında küçücük bebeği ile Safa ile Merve arasındaki o canhıraş gidiş gelişini nasıl izah edersiniz? Hele kuş uçmaz kervan geçmez, hiçbir canlının yaşamadığı Mekke'de yalnız başına korkusuzca duruşunu akılla izah edebilir misiniz? Bugün hangi kadın, hangi erkek bunu yapabilir?

Tabii ki, tarih gerekir. Elbette edebiyata, ilme, fenne, sanata ihtiyaç var. Ancak bunlar eylem haline gelmedikçe, yediğimiz yemek gibi içimizde sindirilmedikçe bir anlam ifade eder mi? Rabbimiz: "Sizin duanız olmasa Rabbin siz ne diye değer versin?” ilkesi boşuna mı söylenmiş? "Düşünmez misiniz? Akıl etmez misiniz?.....” "Niçin yapmadığınızı söylersiniz?” uyarıları laf olsun diye mi söylenmiş? Kur'an insanların boş vaktini geçirsinler, hikaye dinlesinler diye mi gönderildi? İçindekileri samimiyetle uygulamadıktan, hayatımızı Kur'an'a göre düzenlemezsek Kur'an bize fayda sağlamaz ki!

Şu şiirim, bu anlatılanları ne güzel dile getiriyor;

 

 

Marifet

 

Âdem Nebi soyundan Kabil gibi olmadan,

Habil sadakatiyle dimdik durmak marifet,

İnanmışlık ruhundan asla geri kalmadan,

Tevhidin coşkusuyla söze girmek marifet.

 

 

 

Fitne okyanusunda sarsılmayan imanla,

Tufanın ortasında o ilahi fermanla,

Zulme "dur” diyebilmek sarsılmayan irfanla,

Selamet gemisiyle Hakka ermek marifet.

 

Putları kırıp geçen İbrahim celaliyle,

Nefs-i emarelere Halilullah haliyle,

Evrenin sahibinin bitmeyen cemaliyle,

Nemrut'un ateşinde güller dermek marifet.

 

Annelik şefkatini Hacer gibi coşturmak,

Safa ile Merve'de can havliyle koşturmak,

Kuş uçmaz kervan geçmez mekânlardan aştırmak,

Samimi duygularla canı sarmak marifet.

 

Firavunlar içinde Musa ile olarak,

Hakikat mesajını kâinata salarak,

Pörsümeyen bitmeyen Hak nuruyla dolarak,

İnkâr bataklığından öze varmak marifet.

 

Teslise savaş açmak İslam davası ile

"La” şerrinden kurtulmak "İlla” sevdası ile

Ruhullah İsa'daki Meryem duası ile

Uslanmayan nefisle şerri kırmak marifet.

     

Ebrehe ordusunu Ebabille vurup da

Peygamber sancağıyla Beytullah'a varıp da

Şirkin yaralarını tebliğ ile sarıp da

Gönül sultanlarına değer vermek marifet.

 

Yesrip'te yanan canı hicret ile hoş yapmak,

Muhacirle Ensar'ı mümince kardeş yapmak,

Resul ile Sıddık'ı birbirine eş yapmak,

Ebedi dostluklara zemin sermek  marifet. 

Yazarın Diğer Yazıları