SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
Şehir Diplomasisinde Tarihi Konya Zaferi
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
BU ONUR KONYA’NIN, BU BAŞARI UĞUR İBRAHİM ALTAY’IN
IBAN hesaplarıyla ilgili yeni düzenleme yolda
TÜRKİYE’NİN ÇELİK ZIRHI: CUMHUR İTTİFAKI...
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
“İYİ Kİ VARSINIZ“
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
"Tarhana Sohbeti” deyince; sanmayın ki Tarhanadan, yemekten, içmekten söz edeceğim. Tarhana, Konya'nın kadim mahallelerinden birisinin adı. Çocukluğumda Necati Bey İlkokuluna gelip giderken bu mahalleden geçerdik. Her mahallede, mahalle bakkalı olurdu.
Tarhana mahallesi, Tahtatepen Mahallesiyle komşu. Geçtiğimiz günlerde Hasan çalışkan kardeşim; "Tarhana Mescidinde, Özbek ve Afgan gençlere eğitim veriyoruz. Türkçe öğreniyor, Kur'an, dini bilgiler öğretiliyor. Meram Müftülüğü bu mescidi, bu şekilde tanzim etti. Kadınlara da eğitim ihmal edilmiyor. Çok güzel bir ortam var” dedi. Bendeniz de; "Hasan hocam, bizler de gelsek, bu gençlerle sohbet etsek olur mu?” diye sorunca, "Hocam neden olmasın. Buyurun gelin, memnun oluruz.” Dedi. Bunun üzerine 08 Ocak 2020 Çarşamba günü yatsı namazını Tahtatepen Camiinde kılarak Tarhana Mescidindeki gençlerle sohbet etmeye gittik.
Yatsı namazına biraz erken gittik. Vakit müsait olduğu için imamla sohbet imkanı bulduk. Kış mevsimi olduğu için imam odasında namaz kılınıyor. İçerisi sıcak. İçerde tek bir kişi var. Onunla selamlaştık, hal hatır sorduk. Muhabbet muhabbeti açtı. Meğer bu insan Halepliymiş, buraya mülteci olarak gelmiş. Suriye'yi, Suriyelileri konuştuk. Halepli anlatırken, gözleri çakmak çakmak oluyordu. ABD'ye; "Büyük Şeytan” diyor. Merakla dinledik. Şunlar döküldü dudaklarından;
-"Ben elektrikçiyim. İyi bir işim, dükkanım vardı. Tarlam, evim, barkım, gayrimenkullerim mevcuttu. Hepsini Büyük şeytan ve yardakçıları gasp etti. Kadınların elinde, bilezik, boynunda gerdanlık gördükleri zaman şeytanın askerleri;
-"Bunları ver” diyor. Vermeyince silahla tarıyor. Boynundaki gerdanlığı zorla çekip alıyor. Sadece ziynet eşyalarını almıyor. Irzlarına geçiyor. Namusları paymal ediyor! Halep yanıyor, Suriye, Esed zalimi, ABD büyük şeytanı, Rusya, İran, Çin, Fransız, İngiliz…gavurlarının çizmeleri altında inliyor. Mısır, BAE, Suudi Arabistan da bu kafirlerle ortak çalışıyor. Allah Tayyip Erdoğan'dan razı olsun. Eğer ben Halep'ten gelmeseydim, bugün hayatta olmayacaktım. Güvenli bölgede huzur sağlanınca bir saat durmayacağım. Vatan başka şey. Vatanınızın kıymetini bilin. Cep telefonundan, çadırda kalan mültecilerin feci görüntülerini gösterdi. Çadırlar su içinde. Çadır aralarındaki yollar çamur ve insan beline kadar su. Çocuklar bu ortamda oyun oynamaya çalışıyor. Kadınlar, erkekler yürekleri paramparça biçimde hayata tutunmaya çalışıyor.” Dedi. Hem konuştu, hem de gözyaşı döktü.
Şu dua cimleleri döküldü dilinden;
-"Allahım, zalimleri kahr-u perişan eyle. Bizi nasıl evsiz, barksız, yurtssuz, yuvasız bıraktılarsa, sen de onların hanelerine, yurtlarına ateş düşür.” Bu halepli, Tahtatepen camiinde namaz kıldırıyor. Türkiye'de, Konya'da hayatından memnun. Ama yüreğinin bir parçası Suriye'de, Halep'te!
Tarhana Mescidine vardığımızda gençler bizi bekliyordu. Selamlaştık. Önce tanışma faslına geçtik. Ardından bendeniz, yanımdaki tercüman Afganlı Şükrullah ile birlikte sohbetimize başladık. Mescid tıklım tıklım doluydu. Hepsi çalışan, ekmek parası kazanmaya gayret eden Özbek ve Afganlı gençlerdi. Fazla sıkmadan, vakitlerini fazla almadan kırkbeş dakikalık bir sohbet fırsatımız oldu. Çok güzel düşünülmüş bir eğitim ortamı olmuş tarhana Mescidi. Buradan Meram Müftülüğüne teşekkür ederim. Böyle güzelliklere halk Eğitimin de katkı vermesi yerinde olur. Gençler; bilgiye, kültüre, sohbete açlar. Onların elinden tutmak, gönül dünyalarına girmek gerekir. Sohbetim bittikten sonra şiirlerimden örnekler sunmaya çalıştım;
Batı Dedikleri!
"Medeniyet” diye, yola çıktılar,
Demokrasi ile ülke yıktılar,
Terörle beslendi, canlar yaktılar,
Batı dedikleri, Firavun soyu!
"İnsanlık” diyerek, hep kandırdılar,
Dünyayı terörle, yandırdılar,
Uyuşturucuya, kan bandırdılar,
Batı dedikleri, Firavun soyu!
Barışın adıyla, barışamadı,
Hak sözün yadıyla, yarışamadı,
Merhamet tadıyla, buluşamadı,
Batı dedikleri, Firavun soyu!
Ezelden beridir, hilale düşman,
Hasan'a Ahmet'e, Bilal'e düşman,
Türk'e ait olan, her hale düşman,
Batı dedikleri, Firavun soyu!
Hep Salamon'larla, birlik oldular,
Hans'la Simon'larla dirlik oldular,
Ülke sömürdüler, varlık oldular,
Batı dedikleri, Firavun soyu!
Beyin yıkadılar, köle ettiler,
Bastıkları yeri, çöle ittiler,
Petrole oturdu, çaldı gittiler,
Batı dedikleri, Firavun soyu!
Müslüman'a kini, dinmeyecek hiç,
İnsanlığı seçip, sinmeyecek hiç,
Vampirlik huyundan, dönmeyecek hiç,
Batı dedikleri, Firavun soyu!
Kur'an'a ezana, yasak koydular,
İtiraz edenin, gözün oydular,
Tüm Siyonistlerin, sözün uydular,
Batı dedikleri, Firavun soyu!
Barışa huzura, savaş açtılar,
Birlikten sohbetten, her gün kaçtılar,
Âdem'i öldürüp, kanını içtiler,
Batı dedikleri, Firavun soyu!
SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
BİLMEK YETMİYOR
DÜNYAYA GELMEKLE İŞ BİTMİYOR
UBUNTU
ULUSLARARASI İSLÂMÎ İSTİŞARE
MÜSLÜMANIN HAYATI HİCRETTİR
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
HAYAT DEDİĞİMİZ
ACI BAŞLANGIÇ, HAYIRLI SONUÇ!
YAZMAK, DÜNYANIN EN MUTLULUK VEREN İŞİ