SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
Şehir Diplomasisinde Tarihi Konya Zaferi
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
BU ONUR KONYA’NIN, BU BAŞARI UĞUR İBRAHİM ALTAY’IN
IBAN hesaplarıyla ilgili yeni düzenleme yolda
TÜRKİYE’NİN ÇELİK ZIRHI: CUMHUR İTTİFAKI...
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
“İYİ Kİ VARSINIZ“
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
Kıymetli dostlar, bugün sizlerle bir şiirimi tahlil etmek istiyorum. Her şiir, hayatı anlatır. Yaşadıklarımızı, gördüklerimizi, tecrübe ettiklerimizi ele alır. Toplum içinde olan hata, kusur ve yanlışlara neşter vurmaya çalışır. Güzellikleri alkışlar, iyi olana imza atar.
Yani şiir bizi anlatır. Dertlere çare bulmaya gayret eder. Bunun için her şair dertlidir. Temiz toplum özlemi içindedir.
Yaşadıkça
Kıldan ince kılıçtan keskin, hayat imtihan,
Doğan girer, ölen çıkar iki kapılı han,
Değiştiremez asla el ele verse cihan,
Yaşadıkça her zaman ellerine dikkat et!
Yaşadığımız hayat gerçekten kıldan ince, kılıçtan keskin değil mi? Hayat bir imtihan yeri değil mi? Her birimiz imtihandan geçrilmiyor muyuz?
Doğumla başlamıyor mu hayat? Ölen de bu hayat deterini kapatıp gitmiyor mu? Bu yönüyle iki kapısı olan hana benzem iyor mu?
Biz ne kadar uğraşsak, ne kadar çabalasak bu ilahi yasayı değiştirebilir miyiz? Buna kimin gücü yeter?
Sırat köprüsü deyince biz bunu sadece öbür alemde sanırız. Evet öbür alem hesap verme yeri ama hesabı vermeden önce bu dünyada elimize, dilimize, halimize dikkat etmek zorundayız.
Aldatmasın kimseyi menfaati dünyanın,
Canlara zehir olur şatafatı dünyanın,
Sabun köpüğü gibi, saltanatı dünyanın,
Yaşadıkça her daim, hallerine dikkat et!
Buna rağmen dünyevi menfaatlar, dünyanın şatafatı, sabun köpüğü gibi gelip geçici saltanatı canımıza zehir gibi akmıyor mu? Bu olumsuzlukları olumlu hale getirmek için bir çaba içinde olmamalı mıyız? Halimize dikkat etmemeli miyiz?
Yalan yanlış konuşma, karşına çıkar her an,
Sen kimseyi incitme, incinmesin tek insan,
Kalp gözünle iyi bak, üzülmesin hiç bir can,
Yaşadıkça dünyada dillerine dikkat et!
Madem iki kapılı bir handayız, o zaman yalan yanlış konuşarak, insanları incitmenin manası var mı? Zira incitirsek mutlaka incineceğimizi bilmemiz gerekmez mi?
Olaylara baş gözüyle değil, kalp gözüyle bakmamız gerekir. Bunun yolu da dili iyi kullanmaktan geçer.
İyi yapış şaşırma sırat-ı müstakimden,
İntikama uğrama, Hüda-i müntekimden,
Ne gelirse yanlıştır, Allah dışında kimden,
Yaşadıkça alemde yollarına dikkat et!
Hayatta istikamette gitmek için; sırat-ı Müstakime iyi sarılmak, doğru yoldan ayrılmamak gerekir. Eğer bunun tersini yaparsak, Allah'ın dışındakieler ibadet eder, O'ndan başkasından yardım dilersek; "Müntakim sıfatına sahip olan Hüda'nın intikamına uğrarız.
Öyleyse yaşadığımız sürece gittiğimiz yola dikkat etmek zorundayız. Başka alternatif yoktur. Yegane kurtuluşun yolu; İman+ İbadet+ Ahlak= Kamil insan olmaktan geçer.
SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
BİLMEK YETMİYOR
DÜNYAYA GELMEKLE İŞ BİTMİYOR
UBUNTU
ULUSLARARASI İSLÂMÎ İSTİŞARE
MÜSLÜMANIN HAYATI HİCRETTİR
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
HAYAT DEDİĞİMİZ
ACI BAŞLANGIÇ, HAYIRLI SONUÇ!
YAZMAK, DÜNYANIN EN MUTLULUK VEREN İŞİ