SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
Şehir Diplomasisinde Tarihi Konya Zaferi
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
BU ONUR KONYA’NIN, BU BAŞARI UĞUR İBRAHİM ALTAY’IN
IBAN hesaplarıyla ilgili yeni düzenleme yolda
TÜRKİYE’NİN ÇELİK ZIRHI: CUMHUR İTTİFAKI...
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
“İYİ Kİ VARSINIZ“
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
Hz. Ömer (RA); "Bugün Allah için ne yaptın?” diye kendine sorar, nefis muhasebesi, nefis murakabesi yaparmış. Yani bir çeşit otokontrol. Bu aynı zamanda; "nefsini bilen rabbini bilir” sözüyle eşdeğer taşımaktadır. Hepimizin yapması gereken bir durum değil mi?
Bu güzel sözü ve uygulamayı esnaflar da günün ve yılın sonunda yaparlar; "acaba ne kazandım? Ne kaybettim? Yaptığım çalışmalarım kâr mı getirdi? Zarar mı?...” diye kasa kontrolü yapar, zarar varsa, onu kâra dönüştürmenin yolunu ararlar. Bu tür uygulama, olmazsa olmazlardandır. Değilse ticari hayat biter, ocağına incir ağacını diker, filiz akçeye muhtaç olur.
Meseleyi sadece esnaf, sanayici, tüccar açısından ele almak yetmez. Asıl olan bir durum var ki, yaşadığımız süre içinde, hayat ticaretinde, ömür sermayemizin boşa gitmemesi, ilahi kazancın iflasla sonuçlanmaması, hayat dükkânından tası tarağı toplayıp gitmememiz için her an aklımızı kullanmak, kendimizi hesaba çekmek mecburiyetindeyiz. Bunun için: "hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin”, bir başka şekilde: "Ölmeden önce ölünüz” demektir.
Bu ifadede; sorumluluk içinde olmak, elini taşın altına sokmak, senin derdin, benim derdim demek…gibi güzellikler yatmaktadır. "ben kazanayım da, sen yaparsan yap”, "Senin durumun beni ilgilendirmez”, "Altta kalanın canı çıksın”…şeklinde düşünceler mankurtlaşmadan ileri gelir. Sorumsuz olan kişilerde sorun vardır. Eğer bir toplum içindeysek-ki toplumdan ayrı olmak mümkün değil- o zaman toplumun menfaatine uygun hareket etmek, ekmeğini yediğimiz, suyunu içtiğimiz, nimetlerinden yararlandığımız toplumun aleyhine tavır sergilemek, o toplumun ilerlemesi, kalkınması, her şeyiyle büyümesi için elimizi değil gövdemizi taşın altına koymak gerekir. Zor zamanlarında yanında olmak, ona destek vermek her toplum bireyinin vazgeçemediği, vazgeçemeyeceği bir durumdur.
Kendi ülkesinde kazanıp, ülkesinin aleyhine çalışmak, ülkesinin kalkınmaması için ayak oyunları oynamak kadar büyük ihanet olabilir mi? o zaman böyle insanlara sormazlar mı:
-"Ne yaptın şimdiye kadar Allah için?” diye. Şunu aklımızdan çıkarmayalım; gerçek Müslümanda ihanet olmaz. Kur'an'ın emirlerini, Peygamberin tavsiyelerini kendisine rehber edinenler ülkesine hizmetten zevk alır. Bunlar bilirler ki; "Vatan sevgisi imandandır.”
Ne Yapacaksın?
Dillerin lal olsa konuşamasan,
Canan zeval bulsa kavuşamasan,
Dostlar bir hal olsa buluşamasan,
Sevgisiz dünyada ne yapacaksın?
Şu güzel gözlerin görmeyiverse,
Kulakların da hiç duymayıverse,
Elin ayakların tutmayıverse,
Kütük gibi olsan ne yapacaksın?
Güneş ışığını söndürüverse,
Mehtabı tersine döndürüverse,
Dağı tandır gibi yandırıverse,
Nere gideceksin ne yapacaksın?
Dağlar yürütülse deniz kaynasa,
Yıldızlar dökülse yerler oynasa,
Düzen bozulup da bir şey koymasa
İnanmadan başka ne yapacaksın?
Can Oldunuz mu?
Bombalar elinde, patladı her gün,
Ateşin altında, hiç öldünüz mü?
Mayının üstünden, atladı her gün,
Savaş korkusunda, can oldunuz mu?
Süperim diyerek, canlar yaktılar,
Anaya babaya, kanca taktılar,
Evini barkını, kanla yıktılar,
Yurdundan sürülen, can oldunuz mu?
Malını mülkünü, terk ettiler de,
Bağı bahçesini, berk ettiler de,
Bütün acıları, zerk ettiler de,
Anadan ayrılan, can oldunuz mu?
Gurbet ellerinde, mülteci kalan,
Yaban yollarında, gariban olan,
Herkesten silleler, küfürle dolan,
Gözü yaşlı düşkün, can oldunuz mu?
Taşı yastık yapmış, uyumak için,
Karnını çöplerden, doyurmak için,
Açlıkla tokluğu, ayırmak için,
Kuru ekmeklerle, can buldunuz mu?SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
BİLMEK YETMİYOR
DÜNYAYA GELMEKLE İŞ BİTMİYOR
UBUNTU
ULUSLARARASI İSLÂMÎ İSTİŞARE
MÜSLÜMANIN HAYATI HİCRETTİR
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
HAYAT DEDİĞİMİZ
ACI BAŞLANGIÇ, HAYIRLI SONUÇ!
YAZMAK, DÜNYANIN EN MUTLULUK VEREN İŞİ