SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
Şehir Diplomasisinde Tarihi Konya Zaferi
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
BU ONUR KONYA’NIN, BU BAŞARI UĞUR İBRAHİM ALTAY’IN
IBAN hesaplarıyla ilgili yeni düzenleme yolda
TÜRKİYE’NİN ÇELİK ZIRHI: CUMHUR İTTİFAKI...
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
“İYİ Kİ VARSINIZ“
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
Özgürlük: Kişinin diğer bireylerin haklarına saygı duyduğu sürece dilediği şekilde davranmasını, kimse tarafından zorla engellenmemesi ya da durdurulmamasını belirtir. Mutlak bir özgürlük yoktur.
“çözüm süreci” ile evlerde, çeşitli yerlerde yığınak yapacak, asfaltların altına bomba düzeneği koyacak, halkı top yekûn imha edeceksin! Adına da; “özgürlük” diyeceksin! Kadını, çocuğu, küçüğü, büyüğü… katliama tabi tutacaksın, sonra da; “devlet katliam yapıyor” diyeceksin!
“Kürt” postuna bürünerek, Kürtlere silah doğrulatacaksın, ondan sonra da; “Kürt hakkından” dem vuracaksın!
Böylesine bir akıl tutulması karşısında-ki tam bir akıl tutulmasıdır- akademisyenler(!);"Bu suça ortak olmayacağız" diye bildiri yayınlayacak!
Diyorlar ki; Türkiye Cumhuriyeti; vatandaşlarını Sur'da, Silvan'da, Nusaybin'de, Cizre'de, Silopi'de ve daha pek çok yerde haftalarca süren sokağa çıkma yasakları altında fiilen açlığa ve susuzluğa mahkûm etmekte, yerleşim yerlerine ancak bir savaşta kullanılacak ağır silahlarla saldırarak, yaşam hakkı, özgürlük ve güvenlik hakkı, işkence ve kötü muamele yasağı başta olmak üzere anayasa ve taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ile koruma altına alınmış olan hemen tüm hak ve özgürlükleri ihlal etmekteymiş!
Şöyle bir mantık geliştirelim; Sur’daki manzarayı hepimiz görüyor, izliyoruz! Her ev adeta cephanelik! Halkın can güvenliği yok, herkes tedirgin! Savaş alanı gibi her yer! Bu durumda devletin yapması gereken; teröristleri kıstırmak, elindeki bütün ihanet malzemelerini alıp imha etmek için sokağa çıkma yasağı getirmesidir. Böyle bir durumda nasıl olur da; “halk, susuzluğa, açlığa mahkûm ediliyor” diyebilirsiniz? Devletin bu davranışına ne hakla; “devlet katliam yapıyor” deme hakkınız var?
Akıllı olan, mantığı yerinde insanlar; “sokağa çıkma yasağı kaldırılsın”, “çözüm süreci tekrar başlasın” deme lüksüne sahip olabilir mi? Eğer maddi ve manevi zararları varsa- ki var- bu zararlar, teröristlerin verdiği zarar, devletin böyle bir zarar verme durumu olabilir mi? Devlet kendi ülkesine, binasına.. dururken zarar verir mi? Tazminatı devlet değil, zarar veren teröristler ödemelidir.
Ortak bildiri yayınlayan Akademisyenlere(!!!): "Türkiye demokrasisine yeni bir leke düştü." Diyerek destek olmak, teröre destek olmakla eşdeğerdir.
“Kasıtlı ve planlı kıyım” dedikleri, aslında, devletin planı değil, devleti diz çöktürmeye yönelik, Türkiye’yi Güneydoğu’da zor durumda bırakmak isteyen, dış güçlerle elbirliği eden karanlık güçlerin planıdır! Karanlık güçler, Türkiye’nin ilerlemesi, kalkınması, dünyada söz sahibi olmasını arzu etmiyorlar! Bütün çabalar bunun üzerine kurgulanmıştır!
Neyin müzakeresini yapacaksınız teröristlerle? Daha önce, “çözüm süreci” adıyla bir süreç başlatıldı, hatta bölge bölge “akil adamlar” devreye girdi! Birkaç sene huzur, kardeşlik, sevgi ve barış ortamı kuruldu! Ama bunu kötüye kullandılar! Bahar havasını, savaş havasına çevirdiler!
Devletin sana verdiği imkânları kullanacaksın, üniversitelerde “akademik unvana” kavuşacaksın, “ilim adamı” sıfatını taşıyacaksın, ondan sonra da, terörün yanında olacaksın! Bunu nereye koyabilirsiniz? Bunun, ilimle, barışla, kardeşlikle, hoşgörüyle bir ilişkisi olabilir mi? Hepsine soruşturma açıldı, iyi de oldu! Ekmek veren eli ısıranın sonu budur! Yemek yediği çanağa pisleyenlere, bu pisliği temizletilmelidir. Herkes, aklını başına almalı, adımını doğru atmalı. Neredesin aklıselim? Neredesin sağduyu?
SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
BİLMEK YETMİYOR
DÜNYAYA GELMEKLE İŞ BİTMİYOR
UBUNTU
ULUSLARARASI İSLÂMÎ İSTİŞARE
MÜSLÜMANIN HAYATI HİCRETTİR
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
HAYAT DEDİĞİMİZ
ACI BAŞLANGIÇ, HAYIRLI SONUÇ!
YAZMAK, DÜNYANIN EN MUTLULUK VEREN İŞİ