YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
OSMANLI’YI KONYA KURDU
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
Ev gençleri sorunu ekonomik beka meselesidir
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Özgürlük: Kişinin diğer bireylerin haklarına saygı duyduğu sürece dilediği şekilde davranmasını, kimse tarafından zorla engellenmemesi ya da durdurulmamasını belirtir. Mutlak bir özgürlük yoktur.
“çözüm süreci” ile evlerde, çeşitli yerlerde yığınak yapacak, asfaltların altına bomba düzeneği koyacak, halkı top yekûn imha edeceksin! Adına da; “özgürlük” diyeceksin! Kadını, çocuğu, küçüğü, büyüğü… katliama tabi tutacaksın, sonra da; “devlet katliam yapıyor” diyeceksin!
“Kürt” postuna bürünerek, Kürtlere silah doğrulatacaksın, ondan sonra da; “Kürt hakkından” dem vuracaksın!
Böylesine bir akıl tutulması karşısında-ki tam bir akıl tutulmasıdır- akademisyenler(!);"Bu suça ortak olmayacağız" diye bildiri yayınlayacak!
Diyorlar ki; Türkiye Cumhuriyeti; vatandaşlarını Sur'da, Silvan'da, Nusaybin'de, Cizre'de, Silopi'de ve daha pek çok yerde haftalarca süren sokağa çıkma yasakları altında fiilen açlığa ve susuzluğa mahkûm etmekte, yerleşim yerlerine ancak bir savaşta kullanılacak ağır silahlarla saldırarak, yaşam hakkı, özgürlük ve güvenlik hakkı, işkence ve kötü muamele yasağı başta olmak üzere anayasa ve taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ile koruma altına alınmış olan hemen tüm hak ve özgürlükleri ihlal etmekteymiş!
Şöyle bir mantık geliştirelim; Sur’daki manzarayı hepimiz görüyor, izliyoruz! Her ev adeta cephanelik! Halkın can güvenliği yok, herkes tedirgin! Savaş alanı gibi her yer! Bu durumda devletin yapması gereken; teröristleri kıstırmak, elindeki bütün ihanet malzemelerini alıp imha etmek için sokağa çıkma yasağı getirmesidir. Böyle bir durumda nasıl olur da; “halk, susuzluğa, açlığa mahkûm ediliyor” diyebilirsiniz? Devletin bu davranışına ne hakla; “devlet katliam yapıyor” deme hakkınız var?
Akıllı olan, mantığı yerinde insanlar; “sokağa çıkma yasağı kaldırılsın”, “çözüm süreci tekrar başlasın” deme lüksüne sahip olabilir mi? Eğer maddi ve manevi zararları varsa- ki var- bu zararlar, teröristlerin verdiği zarar, devletin böyle bir zarar verme durumu olabilir mi? Devlet kendi ülkesine, binasına.. dururken zarar verir mi? Tazminatı devlet değil, zarar veren teröristler ödemelidir.
Ortak bildiri yayınlayan Akademisyenlere(!!!): "Türkiye demokrasisine yeni bir leke düştü." Diyerek destek olmak, teröre destek olmakla eşdeğerdir.
“Kasıtlı ve planlı kıyım” dedikleri, aslında, devletin planı değil, devleti diz çöktürmeye yönelik, Türkiye’yi Güneydoğu’da zor durumda bırakmak isteyen, dış güçlerle elbirliği eden karanlık güçlerin planıdır! Karanlık güçler, Türkiye’nin ilerlemesi, kalkınması, dünyada söz sahibi olmasını arzu etmiyorlar! Bütün çabalar bunun üzerine kurgulanmıştır!
Neyin müzakeresini yapacaksınız teröristlerle? Daha önce, “çözüm süreci” adıyla bir süreç başlatıldı, hatta bölge bölge “akil adamlar” devreye girdi! Birkaç sene huzur, kardeşlik, sevgi ve barış ortamı kuruldu! Ama bunu kötüye kullandılar! Bahar havasını, savaş havasına çevirdiler!
Devletin sana verdiği imkânları kullanacaksın, üniversitelerde “akademik unvana” kavuşacaksın, “ilim adamı” sıfatını taşıyacaksın, ondan sonra da, terörün yanında olacaksın! Bunu nereye koyabilirsiniz? Bunun, ilimle, barışla, kardeşlikle, hoşgörüyle bir ilişkisi olabilir mi? Hepsine soruşturma açıldı, iyi de oldu! Ekmek veren eli ısıranın sonu budur! Yemek yediği çanağa pisleyenlere, bu pisliği temizletilmelidir. Herkes, aklını başına almalı, adımını doğru atmalı. Neredesin aklıselim? Neredesin sağduyu?
OSMANLI’YI KONYA KURDU
DOSTLARIN KALEMİNDEN (2)
DOSTLARIN KALEMİNDEN
SELÇUKYA, YENİ BİR PROJEYE DAHA İMZA ATTI
TÜRKLERDE EĞİTİM, EDEBİYAT VE ŞİİR
BAŞKASINI ELEŞTİRMEDEN ÖNCE KENDİMİZİ ELEŞTİRİYE TABİ TUTALIM
TEMİZ TOPLUM KUR’ANCA TEFEKKÜRLE MÜMKÜNDÜR
OKULLARDA ŞİİR SEVGİSİ
KUR’AN’A UYSAYDIK, BU BADİRELER GİRMEZDİK!
NEDEN BU HALE GELDİK?