YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
OSMANLI’YI KONYA KURDU
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
Ev gençleri sorunu ekonomik beka meselesidir
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Bursa Ulu Camiinin dikkat çeken özelliklerinden bir tanesi içerisinde havuzlu bir şadırvanın yer almasıdır. Üzeri açık olarak inşa edilen orta kubbenin altında havuzlu ve 16 köşeli olarak inşâ edilmiş bu şadırvan hakkında çeşitli hikâyeler anlatılmaktadır. Selçuklu eserlerinin mimari özelliklerini barındıran Ulu Camii'de bu şadırvanın da doğal olarak inşa edilmiş olması da muhtemeldir. Doğruluğu şüpheli olsa da Şadırvan hakkında anlatılan en meşhur hikâyelerden birisi şöyledir:
Mimarlar camii için bugün Ulu Camiinin bulunduğu mevkide karar kılarlar. Söz konusu arsa üzerinde evi¸ bahçesi olanlara başka yerden muadil yer verilir. Hatta ceplerine birkaç kese altın sıkıştırılır¸ gönülleri hoş edilir. Ancak yaşlı bir kadıncağız:
"Evim de evim” feryadı tutturur.
Değerinin fevkinde ücretlere omuz silker¸ bütün tekliflere:
"Olmaz” der.
Önce vezirler¸ sonra bizzat Sultan¸ kadının ayağına gider¸ ikna etmeye çalışırlar. Ama o direnir.
Sultan Bayezid caminin yerini sevmiştir. Hiç hesapta olmayan pürüz canını sıkar. Hatta divanı toplar¸ çözüm yolu arar. Kadılar:
"Mal onun değil mi? Satarsa satar¸ satmazsa satmaz!” derler.
Meclis çaresizlik içinde dağılırken Bayezid'in aklına damadı gelir. Emir Sultan‘ı bulur meseleyi anlatır. Emir Sultan sadece tebessüm ederek şöyle der:
-Acele etme¸ bir gecede neler değişmez?”
İhtiyar kadın o gece rüyasında mahşer meydanını görür. Annenin çocuğundan kaçtığı bir dehşet anıdır. Kalabalıkta korkunç bir azap endişesi vardır. O arada bir dalgalanma olur. İnsanlar âlemlere rahmet olarak yaratılan Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in yanına koşarlar. Şefaat deryasına kadıncağız da niyetlenir¸ ama bırakın yürümeyi¸ kıpırdamaya mecali dahi yoktur. Ayakları vücudunu taşıyamaz¸ ıstırapla yerleri tırmalar. Elinden kaçan büyük fırsat ciğerini dağlar. Feryat figan ağlamaya başlar. İşte tam o sırada Emir Sultan'ı görür:
–"Herkes cennete gitti¸ ben bir başıma kaldım burada!” der.
Emir Sultan, o gönül ferahlatan tatlı sesiyle sorar:
–"Kurtulmak istiyor musun?”
Kadın nefes nefese cevap verir:
-"Hiç istemez miyim?”
–"Öyleyse Sultanımızı üzme!” der kadıncağıza.
Ertesi gün kadın ayağı ile gelir¸ evini verir. Üstelik önüne konulan ücreti de bağışlar camiye.
Bursa Ulu Cami Vav Harfi ve Sırları
Ulu Cami'nin duvarlarında yer alan "Vav harfi” de ayrıca bir öneme hâizdir. Buradaki Vav Harfi tezhip sanatı ile süslenmiş ve ucuna lâle motifi işlenmiştir. "Lale”, süsleme sanatında Allah'ı (c.c.) sembolize etmekte, Vav harfi ise Allah'ın "Vahid” ismini ve birliği simgelemektedir.
Az Bulunuyor!
Gezsen kâinatı bulurum diye,
Ruhu temiz duran az bulunuyor,
Sohbetle derdini alırım diye,
Gönüllere giren az bulunuyor!
Hakka ibadettir halka hizmetler,
Kur'an içindeki nice hikmetler,
Allah'tan bir lütuf yüce fikretler,
Gerçekleri gören az bulunuyor!
Kılık ve kıyafet adam etmiyor,
Şölen ve ziyafet lezzet katmıyor,
Maskeli nezaket özde tutmuyor,
Sevdiğini saran az bulunuyor!
Kırıcı olanlar tefekkür bilmez,
Riyakâr olanlar tezekkür bilmez,
Beddua alanlar teşekkür bilmez,
Kalbi toplu vuran az bulunuyor!
Leyla'yı bulanlar Mecnunu bilir,
Hak yolda kalanlar mahbubu bulur,
Nefsini bilenler Rabbini bilir,
Hakikate varan az bulunuyor!OSMANLI’YI KONYA KURDU
DOSTLARIN KALEMİNDEN (2)
DOSTLARIN KALEMİNDEN
SELÇUKYA, YENİ BİR PROJEYE DAHA İMZA ATTI
TÜRKLERDE EĞİTİM, EDEBİYAT VE ŞİİR
BAŞKASINI ELEŞTİRMEDEN ÖNCE KENDİMİZİ ELEŞTİRİYE TABİ TUTALIM
TEMİZ TOPLUM KUR’ANCA TEFEKKÜRLE MÜMKÜNDÜR
OKULLARDA ŞİİR SEVGİSİ
KUR’AN’A UYSAYDIK, BU BADİRELER GİRMEZDİK!
NEDEN BU HALE GELDİK?