Cemaat Okullarına Kırmızı Işık

Türkiye’de, Taksim Gezi parkı eylemi, 17-25 Aralık paralel yapı girişimi ile ipler iyice koptu hükümet ve Fethullah Gülen cemaati arasında! Gezi parkı eyleminde bu kadar net ve açık değildi paralel yapının ihaneti. Ama zamanla her şey ortaya çıktı!
Uluslar arası Diplomatlar Birliği (DMW) başkanı Günther Meinel, ilginç bir iddia attı ortaya; “Gülen sadece din adamı değil. Yeni hazırlık içinde”  
Meinel, Gülen cemaatinin Almanya’daki okullarının denetleme ve gözetim altına alındığını söylerken seçim öncesi paralel yapının faaliyetlerine ilişkin olarak da “Bu faaliyetler Gülen’in sadece bir din adamı olmadığını gösteriyor. AB, Gülen’in arkasında kimlerin olduğunu biliyor” ifadelerini kullandı.
Seçimler öncesinde Fethullah Gülen hareketi tarafından ciddi bir saldırı başlatıldı. Alman hükümeti, Gülen’in okullarına son dönemde çok sıkı bir denetim ve gözetleme düzeni uyguluyor. Bu diplomatik anlamda Gülen okulları için kırmızı ışığın Almanya tarafından yakıldığını da gösteriyor. Türkiye’deki faaliyetler bilinçli yapıldı ve bu faaliyetler AB tarafından bekleniyordu sadece zamanlaması konusunda bir fikrimiz yoktu.
Rüşvet iddiaları ve yasa dışı dinlemelerin yayınlanmasının zamanlaması manidar. Gülen’in bu denli bir hareket içinde olması onun sadece bir din adamı olmadığını ve bir hazırlık içinde olduğunu da gösteriyor. Avrupa’daki Türk dostu siyasetçiler cemaatin faaliyetlerinin yanlış olduğunu dile getiriyor. İstikrarlı giden Türkiye’nin karıştırılması AB’nin rahatsız olduğu bir durum. Çünkü AB, Gülen’in arkasında kimlerin olduğunu biliyor. (Akşam)
Fethullah Gülen Türkiye'ye iade edilecek mi?
Fethullah Gülen Türkiye'ye iade edilecek mi? Gülen, ABD ile Türkiye arasındaki ilişkide ABD kimden yana tavır alacak? Peki, paralel yapı konusunda ABD'nin düşüncesi ne?
Amerika Birleşik Devletleri'nin Ankara Büyükelçisi Francis J. Ricciardone, Türkiye'nin 30 Mart'ta kritik bir stres testini geride bıraktığını düşünüyor. Ancak iktidarın yürüttüğü seçim kampanyasının Türkiye'nin uluslararası duruşuna verdiği zararın etkilerinin epey bir devam edeceği görüşünde.
Ricciardone, Olabildiğince üstü kapalı yanıtlar vermiş olsa da Fethullah Gülen'in iadesi konusunun Ankara tarafından şu sıralar sık gündeme getirildiğini teyit etti. Ancak henüz resmi bir iade talebinin olmadığı anlaşılıyor.
Ricciardone şunları söylüyor;
“Biz elimizde bir paralel devlet detektörüyle gezmiyoruz. Bu kavram Amerikalıların anlayabileceklerinin çok ötesinde bir şey. Bunun ne anlama geldiğine karar vermek de, karşılığında ne yapılacağına karar vermek de Türklerin kendisine kalmış. Ne anlama geldiğini bize sizler söyleyeceksiniz. Biz de bu meseleyle nasıl başa çıktığınızı büyük bir ilgiyle takip edeceğiz.”
ABD Başkanı ile Erdoğan’ın telefon konuşmaları belli ve Obama’nın, “mesaj alınmıştır” sözü ile  Amerikan Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Marie Harf geçen hafta Gülen'i kastederek ‘O beyefendiyi unutun' dedi.
Bu; Gerçekten de ‘bırakın bu işleri iki ülke arasındaki asıl önemli meselelere bakalım' mı demek? Yoksa ‘Unutun, o artık dönmez' mi demek? Veya bu adam ABD’nin adamı size onu vermeyiz, yedirmeyiz anlamı da çıkar mı?
Olaylara bakılırsa Gülen’in; CIA elemanı olduğu ve onlara hizmet ettiği iddiaları yaygınlık kazanıyor! Dışişlerindeki dinlemeleri de göz önüne getirince mesele iyice vuzuha kavuşuyor! Tabii böyle bir durumda cemaat okullarının, bilhassa Türkiye’de rahat edemeyeceği, milletin bunlara karşı olumsuz bir yaklaşım içinde olacağı kaçınılmazdır.


Yazarın Diğer Yazıları